Eğitimde birlikte hareket etmek - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Milli Eğitim Bakanlığı’nın her yıl hazırladığı eğitim istatistiklerine göre, okul öncesinden liseye sona kadar olan öğrenci sayımız son beş yılda 7 bin artmış. Yani beş yıl önce 53 bin olan toplam öğrenci sayısı, içinde bulunduğumuz öğretim yılının başında 60 bin civarıydı Peki bu artışı nasıl açık

Milli Eğitim Bakanlığı’nın her yıl hazırladığı eğitim istatistiklerine göre, okul öncesinden liseye sona kadar olan öğrenci sayımız son beş yılda 7 bin artmış. Yani beş yıl önce 53 bin olan toplam öğrenci sayısı, içinde bulunduğumuz öğretim yılının başında 60 bin civarıydı Peki bu artışı nasıl açıklamamız gerekir? Bu doğal bir artış olmasa gerek… Ülkedeki çağ nüfusu belli, bu kadar artışı ancak düzensiz, kontrolsüz göçlere bağlamak mümkün… Geçtiğimiz günlerde Alayköy İlkokulu’na ek derslikler yapılmış… Bu derslikler için yapılan açılış töreninde konuşan Eğitim Bakanı Çavuşoğlu görev süresinde 30 yeni okul yaptıklarını ya da yenilediklerini söylemiş Zaten öğrenci sayısı son beş yılda 7 bin arttıysa 30 yeni okul da yetmez. Yetmedi ki hala okullarımızda kalabalık sınıflar mevcuttur İstediğiniz kadar okul yapın, siz kontrolsüz nüfus akışını önleyemediğiniz sürece sürekli okul yapmaya veya ek derslik açmaya devam edilecek Bizim ülkemizdeki eğitim faaliyetlerinin ana sorun bina değil ki… Elbette bina da önemli de öğretmen, öğrenci, ve eğitim sistemimiz ne durumda acaba? Öğretmenin her geçen gün itibarsızlaştırıldığı, öğretmenle ailelerin not tartışmalarının ilkokula kadar indiği, bilerek veya bilmeyerek eğitimi yönetenlerin buna fırsat verdiği, sınav odaklı sistemin eğitimi esir aldığı bir düzen var ada yarısında… “Öğrenci Merkezi Eğitim” diye diye, kaldı ki onu da uygulayamadan öğretmenin değersizleştiği, itibarsızlaştığı bir sistemi yarattık. Bununla birlikte artan akran zorbalığı, covid-19 salgını sonrasında çok sayıda davranış bozukluğu yaşayan çocukların normalleştirilmesi ve bunlar için hiçbir önlem alınmaması son zamanlarda eğitimde yaşadığımız ciddi sorunlarımız… Bunlar profesyonel müdahale gerektiren, öğretmeni de aşan uzmanlık isteyen konular… Defalarca bu satırlarda okullardaki var olan rehberlik hizmetlerinin artırılması ve en önemlisi disiplin denilen bir olgunun sadece baskıcı bir anlayış olmadığını, daha demokratik bir disiplin anlayışının da geliştirilebileceğini anlattık Öyle bir noktaya geldik ki eğitim kendi içinde ciddi sorunlarla boğuşan, sorunu çözecek vizyon noksanlığı nedeniyle, sorunların daha da karmaşıklaştığı bir hal alıyor. İşin ilginç parafı da eğitimdeki tüm paydaşlar da bunun farkında… Farkında olmamak mümkün değil çünkü… Anladığım kadarı ile herkes işi oluruna bırakmış. “Bu saatten sonra yapacak bir şey yok” anlayışı önem kazanmaya başlamış… Ancak durum ciddi… Eğitimdeki tüm paydaşlar; eğitimi yönetenler, öğretmenler, aileler, öğrenciler ve daha birçok paydaş sorunun çözümü için birlikte hareket etmek zorundadır. Bu çarkın bir dişlisinin bile kırık olması o çarkın doğru çalışmasını engeller… Dolayısı ile çocuklarımız için birlikte adım atmaktan başka çaremiz yok
Diğer Haberler

Ukrayna için "Gripens": İsveçli savaşçılar savaşın gidişatını nasıl etkileyebilir?

Erhürman: Tahsin Ertuğruloğlu’na yanıt vermem söz konusu değil. Aynı noktadayım - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
