Dünya Kupası başladı. Futbol, sadece futbol değildir… - Ödül Muhtaroğlu
ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek ve 4 yılda bir düzenlenen 2026 Dünya Kupası, tarihte ilk kez 48 takımın katılımıyla, 11 Haziran - 19 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenecek. Dün başlayan turnuvaya, Türkiye de 24 yıl sonra katılıyor 39 gün boyunca milyarlarca insan ekranl

ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek ve 4 yılda bir düzenlenen 2026 Dünya Kupası, tarihte ilk kez 48 takımın katılımıyla, 11 Haziran - 19 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenecek. Dün başlayan turnuvaya, Türkiye de 24 yıl sonra katılıyor 39 gün boyunca milyarlarca insan ekranlara kilitlenecek, kah sevinecek, kah üzülecek. Saat farkı nedeniyle, bize göre maçların önemli bir bölümü, sabahın erken saatlerinde oynanacak.Bizim coğrafyadaki insanların, maçları görmek isterlerse, uykularından feragat etmeleri gerekecektir Dünya Kupası, sadece bir futbol turnuvası değildir. Görünen kısmı budur. Ancak, heyecan, yalnızca sahada değil, evlerde, meydanlarda ve gönüllerde de yaşanır.Futbolun, dünyada çok sevilmesinin nedeni de budur Milyarlarca insan maçları izleyecek, pozisyonları tartışacak, gollerde sevinecek, tv karşısında dua edecek, heyecandan yerinde duramayacaktır. Normal şartlarda, ortak bir noktada buluşmaları zor görünen insanlar, bir futbol maçının heyecanında birbirlerini anlayabiliyor Dünya Kupası maçları, insanların ve ülkelerin ekonomik,sosyal, siyasi sorunlarını da belli süre ile unutturmaktadır.Bazı ülkelerin de, dünya da kendilerini daha iyi tanıtma, görünür olmasını sağlamaktadır.Elde edilen galibiyet ve mağlubiyetler, insanların psikolojisine de etki etmektedir İnsanlar da, futbol oynanırken, oradaki mücadeleyi, endişeleri, umutları, hırsları kendi kişilikleri, hayatları ile özdeşleştirebilirler. İşte futbol, bu yüzden de, sadece futbol değildir.Ayni zamanda, toplumların da aynasıdır Geçmiş Dünya Kupalarını düşündüğümüzde, aklımıza gelen ilk şeyler, üzüntüler, sevinçler, sürprizler ve ve unutulmaz anlardır.Sonuçlar, daha sonra aklımıza gelmektedir Dünya kupası, sadece sportif bir turnuva değil, ayni zamanda, dil, din, kültürleri farklı insanların ortak mutluluklar yaşayabildiği büyük bir organizasyondur.İnsani duygular ve dostluklar, siyasi ayrışmalara rağmen, sahalarda ve tribünlerde yaşanabilir Dünya kupası organizasyonunun büyük bir ekonomik yönü de vardır.Yayın gelirleri, sponsorluk anlaşmaları, turizm ve yatırımlar,Dünya Kupası'nı büyük bir sektör haline getirmiştir Bu dünya kupası da sona erdiği zaman, elbette ki kazananı herkes taktir edecek ve hatırlayacaktır. Ayrıca, bazı ülkeler ve futbolcular beklenen performansın altında kalırken, bazıları da büyük çıkış yapacak ve popüler olacaktır Ancak, maçlar sona erdiğinde, geriye kalacak olan esasen milyonların yaşadığı duygular, anılar, hayal kırıklıkları ve mutluluklar olacaktır Bir ay boyunca bazı ülkeler tarih yazacak, bazıları hayal kırıklığı yaşayacak. Yeni kahramanlar doğacak, yeni efsaneler ortaya çıkacaktır. Ama, turnuva sona erdiğinde geriye sadece kupayı kaldıran takımın adı kalmayacak. İnsanların birlikte yaşadığı milyonlarca duygu da kalacak Bu nedenlerden dolayıdır ki, Dünya Kupasına sadece oynanan futbol olarak bakamıyoruz.Olayın içinde, insan hayatına dair, psikolojik, sosyolojik ve felsefik bambaşka boyutlar da vardır Bir oyuncunun son dakikada attığı gol, milyonlarca insanın umutsuzluğunu da aşabilir.Bir kalecinin kurtardığı penaltı, bir ülkenin yıllarca unutamayacağı ortak bir hafızaya da dönüşebilir Dünya kupaları tarihine baktığımız zaman, pek çok insan hikayesi de görürüz.Örneğin, fakir bir hayattan çıkıp yıldız olan futbolcular, küçük ülkelerin büyük ülkeleri yenerek yaptığı sürprizler ve milyarlarca insana ilham veren başarı öyküleri bunların başlıcalarıdır Turnuvada, büyük favorilerin elendiğine, kimsenin şans vermediği takımların başarı gösterdiğine de şahit olabileceğiz. Yeni yıldızlar doğabilecek, bazı efsaneler son kez sahneye çıkabilecektir Dünya Kupasında milli takımın alacağı başarılı bir sonuç, ekonomik sıkıntıların, toplumsal gerginliklerin veya günlük hayatın yorgunluğunun arasında insanlara ortak bir mutluluk verebilir. O anlarda, siyasi görüşler ve sosyal, ekonomik farklılıklar unutulur, milyonlarca insan tek yürek olur Futbolun gerçek gücü, ortak bir hikâye yaratabilmesinde ve İnsanlara hâlâ birlikte sevinebileceklerini gösterebilmesindedir.Futbol, kültürdür, kimliktir, hafızadır, tutkudur ve çoğu zaman hayatın ta kendisidir. Bu nedenle, sadece futbol değildir Futbolun neden çok sevildiğini anlamak için Dünya Kupası önemli bir fırsattır.Zira, futbolda, teknik beceri, taktik anlayış veya fiziksel güç ile birlikte, cesaret, inanç, umut ve vazgeçmeme duyguları da en üst düzeydedir Yazımın sonunda, geçtiğimiz günlerde, İtalya’ da düzenlenen CONİFA kupasında şampiyon olan KKTC milli futbol takımını kutluyorum. Bu tür dış temaslar ve başarılar önemlidir.Esas beklentimiz ise, gelecekte, takımlarımız ve oyuncularımızın FİFA, UEFA turnuvalarında yer alabilmesidir


