Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Ermeniler kime oy verecek? — Milletvekillerimizden ilginç tahminler

Ermenistan'da yakın gelecekte yapılacak seçimler, ülke içindeki siyasi rekabetin yanı sıra bölgenin gelecekteki siyasi gidişatı açısından da yakından takip ediliyor. Seçim kampanyasının arka planına bakıldığında, intikamcılarla barış gündemini savunan güçler arasındaki ideolojik çatışmanın Ermeni to

0 görüntülememodern.az
Ermeniler kime oy verecek? — Milletvekillerimizden ilginç tahminler
Paylaş:

Ermenistan'da yakın gelecekte yapılacak seçimler, ülke içindeki siyasi rekabetin yanı sıra bölgenin gelecekteki siyasi gidişatı açısından da yakından takip ediliyor. Seçim kampanyasının arka planına bakıldığında, intikamcılarla barış gündemini savunan güçler arasındaki ideolojik çatışmanın Ermeni toplumunda daha net gözlemlendiği belirtiliyor. Konunun alaka düzeyini dikkate alan Modern.az, milletvekillerinin konu hakkındaki görüşlerini öğrendi: Javanshir Feyziyev - Ermenistan'daki sosyal ve politik durumu yakından takip ediyorum. Seçim öncesi propaganda en sıcak dönemine girdi. Propaganda dönemi boyunca saldırgan dış müdahaleler yaşandı. Özellikle Rusya, hem siyasi çevreler hem de propaganda medyası aracılığıyla Ermenistan'daki duruma çok büyük müdahalelerde bulunmuştur ve bu girişimler halen devam etmektedir. Ancak Rusya'nın çabaları, Ermenistan'daki Rusya yanlısı siyasi güçlerin taraftar sayısını artırmasına izin vermiyor Paşinyan hükümeti periyodik olarak Rusya destekli siyasi güçleri açığa çıkarıyor ve bunun sonucunda da anketlerdeki puanları düşüyor. Mesela seçimlerden 3 ay önce yapılan ankette Paşinyan'ın reytingi sadece yüzde 30'du ama bugünkü anketler bu rakamın yüzde 60'ın üzerinde olduğunu gösteriyor. Seçimleri Paşinyan liderliğindeki "Medeni Mutabakat" partisinin kazanacağını şimdiden söylemek mümkün. Şu anda Paşinyan'ın destekçileri sadece diğer muhaliflerden daha fazla oy almak için değil, aynı zamanda yeni parlamentoda Anayasal çoğunluğa ulaşmak için çalışıyorlar. Onların da seçimlerde anayasal çoğunluğa ulaşıp tek başına ortağı olmayan bir hükümet kurma şansına sahip olduklarını düşünüyorum. Bu gerçekleşirse Ermenistan'da reformların uygulanmasının önü açılacaktır. Böyle bir durum Azerbaycan'la barış anlaşmasının imzalanmasını olumlu etkileyecektir. Yeni hükümetin bu yıl anayasal reformları hayata geçireceğine ve bu bölgede devletlerarası diplomatik ve siyasi-ekonomik ilişkilerin yeniden canlanmasına yol açacağına eminim. Tüm bu süreçler, yalnızca bölgesel ölçekte değil, Avrasya ölçeğinin tamamında siyasi ve ekonomik-ticari eğilimlerde kendini gösterecektir. Yeni ulaşım-transit yollarının açılması, Doğu-Batı ve Kuzey-Güney yönündeki ekonomik aktiviteyi yoğunlaştıracak ve bu, Avrasya ölçeğinde yeni ve daha başarılı jeopolitik önceliklerin oluşmasına yol açabilecektir. Kamran Bayramov - Ermenistan'daki seçim kampanyası ve mevcut sosyo-politik durum, hem ülkenin iç dinamikleri hem de Güney Kafkasya'nın yeni jeopolitik gerçekleri açısından çok kritik bir aşamaya denk geliyor. Bölgedeki süreçleri yakından takip eden bir analist, olaya bir kesitten baktığında, bu seçimler sadece bir hükümet değişikliği değil, aynı zamanda Ermenistan'ın gelecekteki dış siyasi gidişatını ve bölgedeki statüsünü belirleme misyonunu da taşıyor. Mevcut hükümet ciddi idari kaynaklara sahip ve Batı ile bütünleşme, sınırlandırma sürecinin devamı, ekonomik ilişkilerin genişletilmesi gibi projelerle seçmenleri gerçek barışın mümkün olduğuna ikna etmeye çalışıyor. Her ne kadar önceki yıllara göre reytingi düşmüş olsa da önünde gerçek ve makul bir alternatif bulunmadığından hala şanslı taraflardan biri İntikamcı ve Rusya yanlısı güçlerin temel argümanı, hükümetin barış politikasını "uzlaşma ve yenilgi" olarak tanımlamaktır. Toplumun milli duygularını manipüle etmeye çalışıyorlar. Paşinyan yönetiminin hayatta kalması veya benzer çizgiyi izleyen güçlerin zaferi, Batı'nın bölgeye nüfuz etmesi için önemli bir koşul. Moskova ise Ermenistan'ın kendi yörüngesinden tamamen çıkmasını kabul etmek istemiyor ve seçimler yoluyla Erivan'da daha yönetilebilir, sadık ve Batı karşıtı bir hükümet kurmaya çalışıyor. Paşinyan'ın veya ona yakın güçlerin seçimi kazanması halinde Azerbaycan'la başlatılan sınırlandırma ve sınır belirleme süreci ile barış anlaşması müzakereleri devam edecek. Bu senaryoda Ermenistan'ın Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü tam olarak tanıma ve anayasa değişikliği (Azerbaycan'a yönelik toprak iddialarının iptali) yönünde adım atma çizgisi korunabilir. Radikal milliyetçi ya da Rusya yanlısı güçlerin iktidara gelmesi durumunda Azerbaycan'la ilişkilerde ciddi bir "donma" ya da gerileme dönemi başlayabilir. Yeni gelen güçler şu ana kadar varılan anlaşmaları sorgulamaya çalışabilir Sevinj Fataliyeva - Seçim kampanyasında karşılıklı suçlamalar, bilgi mücadelesi, siyasi skandalların ve gerilimin arka planında gerçekleşir. Yetkililere karşı memnuniyetsizlik yüksek olmasına rağmen Ermeni toplumu intikamcı söylemlerden ve radikalizmden ciddi anlamda bıkmış durumda. Pek çok yurttaş Paşinyan'ı eleştirse de eski siyasi elitin yeniden iktidara gelmesinden korkuyor. Seçim arifesinde Rusya'nın geleneksel araçları kullandığını görüyoruz. Bunlar siyasi baskı, bilgilendirme kampanyaları, Rusya'ya yakın siyasi çevrelerin desteği ve Ermenistan'ın ekonomik bağımlılığının hatırlatılmasıdır. Ancak bu araçların etkinliği eskisi gibi değil. Azerbaycan için asıl mesele geleceğin Başbakanının kimliği değil. Asıl soru şudur: Ermeni siyasi sistemi ülkemize yönelik toprak iddialarından kesin olarak vazgeçmeye, Anayasayı değiştirmeye ve barış sürecini uluslararası hukuk ilkelerine dayalı olarak tamamlamaya hazır mı? Seçimlerin ana sonuç göstergesi bu olacak. Nikol Paşinyan seçimlerden sonra iktidarda kalırsa barış süreci devam edecek gibi görünüyor Nigar Mammadova - Ermenistan'daki seçim kampanyasında siyasi mücadele sosyo-ekonomik programlardan çok bölgesel durum ve barış süreci üzerineydi. Hükümet temsilcileri Azerbaycan'la ilişkilerin normalleştirilmesinin ve bölgede uzun vadeli istikrarın sağlanmasının önemine vurgu yaparken, muhalefet ise hükümeti ulusal çıkarlardan taviz vermekle suçluyor. Ancak çoğu anket ve analizde iktidar gücü olan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme lider olarak değerlendiriliyor. Ancak pek çok kaynak, zaferinin mutlaka çoğunluk anlamına gelmediğini ve çok sayıda kararsız seçmen bulunduğunu belirtiyor. Muhalefetin kaderi aynı zamanda kararsız seçmenin davranışına ve katılım düzeyine de bağlıdır. Bölgesel olarak bu seçimler sadece Ermenistan için değil, Güney Kafkasya'nın tamamı için önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor. Dolayısıyla seçim sonuçları, barış sürecini sürdürmekle intikamcı bir yaklaşım arasında bir tercih olarak görülüyor. Paşinyan kazanırsa barış anlaşması müzakereleri devam edecek. Dış politikada dengeleme tercih edilecek gibi görünüyor. Hükümetin seçim sonrasında oluşturacağı siyasi rota, Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin gelişme dinamiklerini doğrudan etkileyecektir. Sonuçlar tartışılırsa veya iç siyasi kriz ortaya çıkarsa, barış sürecinden çok iç politikaya odaklanılacak Nasib Mahamaliyev - Ermenistan'daki seçim sürecini elbette medyadan takip ediyorum. Gerçek şu ki mesele, bir ülkenin yasama organının oluşumundan ziyade tüm Güney Kafkasya bölgesinin güvenliği ve geleceği ile ilgilidir. Seçimler yaklaştıkça Ermeni toplumunda gerilim artıyor, bazı durumlarda sosyal ve siyasi istikrarsızlıklar ve çatışmalar yaşanıyor. Siyasi muhalifler birbirlerini ihanetle ve çeşitli yabancı güçler için çalışmakla suçluyor. Tutuklamalar bile yapılıyor. Bütün bunlar Güney Kafkasya'da ciddi bir jeopolitik rekabetin olduğunu gösteriyor. 7 Haziran seçimleri 200 yıllık bir mücadelenin sonucu olabilir. Mevcut duruma göre Ermeni halkının Paşinyan'a oy vereceğini söyleyebiliriz. Aynı zamanda seçim sonrasında kaybeden partiden isyanlar, çatışmalar ve provokasyonlar bekleniyor. Muhalefetin iktidara gelmesi (düşünüyorum) bölgede gerilimin artmasına ve Ermenistan'la şu ana kadar varılan anlaşmaların ihlaline yol açabilir. Bu hiç de arzu edilen bir durum değil, bölgenin tamamı için tehlikelidir. Bizim ve Ermeni halkının barış sürecini ve ekonomik işbirliğini sürdürmesi gerekiyor Fariz Ismayilzadeh - Tabii ki bu süreçleri takip ediyorum ve ideolojik bir mücadele var. Yani mesele sadece parlamento seçimleriyle ilgili değil. Genel olarak Ermenistan'ın geleceği ve ideolojik temeli için bir mücadele var. Yani intikamcı ideoloji ile komşu nefreti ideolojisi ile uzlaşma ve barış ideolojisi arasında bir mücadele söz konusudur. Ermeni toplumunun ideolojik temeli ve ulusal kimliği son 100 yılda şovenizm, milliyetçilik ve nefret üzerine inşa edilmiştir. Şimdi Paşinyan bunu değiştirmeye çalışıyor ve bu çok kararlı bir mücadele. Ona karşı birleşen kilise, muhalefet, diaspora ve oligarklar da bu nefret ideolojisini korumaya çalışıyor

Kaynak: modern.az

Diğer Haberler