Tenqri
Ana Sayfa
Siyaset

DEM Parti'den "komisyon raporu" çağrısı: Ne kadar eksik de olsa "rehber" olarak kabul edilmeli ve süreç devam etmelidir | T24

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin iktidara çağrıda bulundu. Meclis Komisyonu'nun nihai raporuna işaret eden Hatimoğulları, "Meclis Komisyonu'nun nihai raporu eksik de olsa, siyasi barışın

0 görüntülemet24.com.tr
DEM Parti'den "komisyon raporu" çağrısı: Ne kadar eksik de olsa "rehber" olarak kabul edilmeli ve süreç devam etmelidir | T24
Paylaş:

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin iktidara çağrıda bulundu. Meclis Komisyonu'nun nihai raporuna işaret eden Hatimoğulları, "Meclis Komisyonu'nun nihai raporu eksik de olsa, siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul edilmeli ve ilerlenmelidir. Artık arife tarif gerekmiyor. Adım atılsın ki ülke nefes alsın" dedi Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, konuşmasında 1 Mayıs öncesi yapılan ev baskınları ve gözaltılara, iş cinayetlerine, Doruk Madencilik işçilerinin eylemine, faili meçhul dosyalarına, kayyım uygulamalarına ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne ilişkin açıklamalarda bulundu Hatimoğulları, 1 Mayıs öncesi yapılan ev baskınları ve gözaltılara tepki gösterdi "1 Mayıs öncesi ev baskınları ve gözaltılar. Bu o kadar tanıdık bir hikâye ki bizim açımızdan. Dün Kazancı Yokuşu'nda '77 1 Mayıs'ında katledilenleri anmak için gidenler gözaltına alındı. Bu sabah da birçok eve operasyon düzenlendi. Aralarında bileşen partilerimizden SYKP, SODAP ve ESP'den arkadaşlarımızın olduğu çok sayıda devrimci, yurtsever insanın gözaltına alındığı bir gün Ayrıca bileşenlerimize çok uzun zamandan beri çok ciddi bir sindirme operasyonu söz konusu. ESP'li 100'ün üzerinde yoldaşımız tutuklandı. Bu haksız ve hukuksuz tutuklamaları asla kabul etmiyoruz. Bugün barışı, Türkiye'nin demokratikleşmesinin ne kadar önemli olduğunu konuştuğumuz bu süreçte, hâlâ klasik biçimde baskıların devam ediyor olması, on yıllardır devam eden gözaltı ve operasyonların bu şekilde devam ediyor olmasını kabul etmek mümkün değildir. Bu sürecin de asla doğasına uygun bir durum değildir 1 Mayıs engellenemez. Ezilenlerin ve sömürülenlerin haklarını savunanlar gözaltına alınamaz, tutuklanamaz. Bütün gözaltılar derhal serbest bırakılsın." Hatimoğulları, jeotermal enerji santrallerine karşı eylem yapan Varto ve Karlıova halkına da destek verdi "Jeotermal talana karşı hafta sonu mitingler düzenleyerek yaşamı savunan Varto ve Karlıova halklarını DEM Parti adına buradan selamlıyorum JES'lere karşı en güçlü doğa direnişlerinden birini gösteren Vartoluların, Karlıovalıların ve yöre halkının mücadelesinin her zaman yanındayız. Varto ve Karlıova halkına selamlarımızı gönderiyoruz, direnişlerini destekliyoruz. Her daim yanlarında olmaya devam edeceğiz." 28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü'ne işaret eden Hatimoğulları, işçi ölümlerine ilişkin verileri paylaştı "Bugün 28 Nisan. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından ilan edilen Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü'dür Bugün, işçi ölümlerinin, güvencesiz çalışmanın ve cezasızlığın bütün acısıyla bir kez daha hatırlandığı gündür İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin verilerine göre Türkiye'de 2025 yılında en az 2 bin 105 işçi; 2026'nın henüz ilk üç ayında ise 420 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti Bunlar iş kazası değil, iş cinayetidir. Bize bunu kaza diye yutturmaya kalkanlar iyi bilsin. Çünkü patronlar, üç işçinin yapması gereken işi daha az ücret vermek amacıyla bir işçiye yaptırdığı için bu iş cinayetidir. Patronlar ve devlet, işçilerin temel yasal haklarını bile yok sayıyor. Koruma mekanizmaları eksik. Ayrıca var olan mekanizmalar da işletilmiyor. Bu nedenle bunlar iş cinayetidir." Hatimoğulları, Tekirdağ Malkara'da fiber optik kablo döşeme işinde yaşamını yitiren 74 yaşındaki Ökkeş Erol'u hatırlatarak şunları söyledi: "Bakın, sadece geçen yıldan bugüne en az 2 bin 500 emekçinin ailesinin evine acı, yas ve daha fazla yoksulluk çöktü Bunlar soğuk rakamlar değil. Her bir eve düşen ateş, yetim kalan yoksul çocuklar, geride kalanlar için ölümün ağırlığıyla yaşamak demek Ökkeş Erol 74 yaşındaydı. Ancak geçinemediği için taşeron işçi olarak çalışıyordu. Tekirdağ Malkara'da fiber optik kablo döşeme işinde çalışırken yaşamını yitirdi. Onun hikâyesi tek bir ailenin acısı değildir Bu ülkenin emekçiye reva gördüğü hayatın özetidir: Gençliğinde çalış, yaşlılığında çalış, güvencesiz çalış. Sonra ölümün bile 'kaza' sayılsın Hayır, bu kaza değil. Ökkeş Erol'un ölümü bu ülkenin utanç vesikasıdır. Bu sömürü düzenine ve yöneticilerine karşı açık bir iddianamedir Bu ölümlere 'kaza değil cinayet, fıtrat değil katliam' diyoruz Kapitalizmin sömürü düzenine karşı emeğin hakkını, emekçinin yaşamını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz." Doruk Madencilik işçilerinin Ankara'daki eylemine de değinen Hatimoğulları, işçilerin haklarının eksiksiz ödenmesi gerektiğini belirtti "Sizler ölümlere ve zulme karşı sesinizi yükseltiyorsunuz. Patron maaşınıza el koyuyor, iktidar patronu koruyor. En doğal hakkınız olan itirazınızı ve talebinizi haykırıyorsunuz. Aç kalmamak için, çocuğunuza sıcak bir ekmek götürmek için mücadele ediyorsunuz Doruk Madencilik'te çalışan işçiler Ankara'da eylemdeler. Onları ziyaret ettim. DEM Parti milletvekilleri, muhalefet milletvekilleri ve birçok kesim onlarla dayanışma içinde 'Açız, yoksuluz, çıplağız' diyerek açlık grevine giren işçilerin direnişi kısmi kazanımlarla devam ediyor Çalışma Bakanlığı maaşların bir kısmının ödendiğini söylese de bunun çok cüzi bir miktar olduğunu öğrendik. Madenciler tüm alacakları ve hakları için greve devam ediyor Bakın, Meclis'ten birkaç yüz metre ileride, Kurtuluş Parkı'ndaki eylemlerini sürdürüyorlar. Doymak bilmez Yıldızlar Holding'e aynen şu mesajı veriyorlar: 'Yıldızlar da kayar, durmaz yerinde.' Evet, işçilerin haklarını gasp eden Yıldızlar Holding'e bir uyarıyı da biz yapıyoruz: Amasız, fakatsız; eksiksiz ve zaman geçirmeden işçilerin haklarını tanıyın." Hatimoğulları, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulacağı açıklanan "Faili Meçhul Suçları Araştırma" birimine ilişkin de konuştu. Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasının önemli olduğunu belirten Hatimoğulları, sürecin "vitrin düzenlemesine" dönüşmemesi gerektiğini söyledi "Ülkeyi öyle hale getirdiler ki adliye saraylarının kapısında 'adalet' yazıyor ama her evden adalet çığlığı yükseliyor. Demek ki sorun tabelada değil, düzenin kendisindedir Şimdi Adalet Bakanlığı bünyesinde 'Faili Meçhul Suçları Araştırma' birimi kuruluyor. Araştırılsın elbette Gülistan Doku dosyasının yeniden açılması, faili meçhuller konusunda adım atılması da önemlidir Ama buradan açık söylüyoruz: Bu iş vitrin düzenlemesine dönüşmemeli, dağ fare doğurmamalı Faili meçhul dediğiniz şey gökten düşen karanlık değildir. Bu sistemin ürettiği, koruduğu, sakladığı karanlıktır Dargeçit davası, Mehmet Sincar, Uğur Mumcu, Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz, Deniz Poyraz, Hrant Dink, Berkin Elvan davaları; 10 Ekim Gar Katliamı davası… Faili meçhulleri saysak günler yetmez. Cumartesi Anneleri bir ömürdür kayıplarını arıyor. Faili meçhul davalar için gerekli adımlar atılmalıdır." Hatimoğulları, "Susurluk zihniyeti" diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Siyaset, bürokrasi, mafya üçgeni; yani Susurluk zihniyeti… Bu üç ayak yıllardır birlikte duruyor. Birbirini besliyor, koruyor. Bu yapı bozulmadan ülke karanlıktan kurtulamaz O yüzden şunu net söylüyorum: 'Bir tuğla çekilirse duvar yıkılır' diyorlardı ya, o tuğla çekilmeli. O duvar yıkılmalı. Ülke olarak ebediyen Susurluk zihniyetinden kurtulmalıyız. İşin ucu nereye dokunursa dokunsun, üzerine gidilmeli Hangi isim çıkarsa çıksın, hangi kurumun içine girerse girsin hesap sorulmalı. Gerçek iç barış ve demokrasi, bünyenin temizlenmesiyle olur." Gülistan Doku cinayeti dosyasındaki iddiaların kayyım uygulamalarını yeniden gündeme getirdiğini belirten Hatimoğulları, kayyımlara ilişkin sert eleştirilerde bulundu "Gülistan Doku dosyasında açığa çıkan iddialar bize bir şeyi yeniden gösteriyor Kayyım idari tedbir değildir. Kayyım hukuki işlem değildir. Kayyım, halk iradesine çöken bir suç rejimidir. Dersim'e atanan kayyım vali şimdi organize cinayet dosyası kapsamında yargılanıyor Birçok kayyım valinin ve kaymakamın adı yolsuzluk belgelerinde geçiyor. Sayıştay raporları bunun en önemli göstergesidir Halfeti'ye bakın. Eski kayyım dahil onlarca kişi yolsuzluk iddiasıyla gözaltına alındı Dün ellerinde telefon, dillerinde vatan, ağızlarında milliyetçilik vardı Yıllardır söylüyoruz: En çok 'vatan' diyenin cebine bakın; en çok bayrak sallayanın ihalesine bakın; en çok DEM Parti'ye saldıranın arkasındaki suça bakın Hatimoğulları, faili meçhuller için Meclis bünyesinde komisyon kurulması çağrısını yineledi: "DEM Parti olarak ucuz hamasete karşı siyaset üreterek yıllardır ısrarla bu iyiliği yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Bu konuda önerimizi yineliyoruz: Meclis bünyesinde hakikati araştırma komisyonu kurulsun. Faili meçhuller araştırılsın. Hakiki bir yüzleşme yapılsın. Karanlıkta kalan bütün faili meçhuller aydınlatılsın." Konuşmasının devamında Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne değinen Hatimoğulları, Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı çağrının Türkiye'nin önüne tarihsel bir eşik koyduğunu belirtti "Sayın Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı sadece barış umudunu büyütmedi, Türkiye'nin önüne tarihsel bir eşik koydu Çatışma çözümü deneyimlerine baktığımızda, örgütlerin on yılda attığı adımlar burada bir yılda atıldı. PKK, silahlara veda ettiğini ve örgütsel yapısını lağvettiğini dünyaya ilan ederek tarihi bir hamle yaptı Bu, yüz yıllık Cumhuriyet tarihinin en önemli gelişmelerinden biridir Bu adımın gereklilikleri yapılırsa Türkiye sadece prangalarından kurtulmayacak; toplumsal kutuplaşma azalacak, demokratikleşme zeminleri büyüyecektir Bu kadar aydınlık bir tablo önümüzde dururken, barış menziline koşar adım gidilmesi gerekirken iktidar aksak, ürkek ve oyalayıcı bir tutum içinde Altını tekrar çiziyoruz: Barış sürecinde iktidarın adım atmadığı her an, süreç karşıtları her türlü hile hurdanın içine girebilir." Hatimoğulları, süreç karşıtlarına ve iktidara şu sözlerle seslendi: "Ekranlarda sürekli 'Süreç tıkandı mı?' diyerek ortalığı bulandıran medya simsarlarının ellerini nasıl ovuşturduğunu görmüyor musunuz? Bu kesimler ve onlara çanak tutanlar, bu sözümüzü iyi dinleyin: Ellerinizi hiç ovuşturmayın. Bu gölden size balık çıkmaz. Ne olursa olsun barış gemisini limana ulaştıracağız Yine iktidara soruyoruz: Orta Doğu'da istikrarsızlığı derinleştirmek isteyen güçler, bekleme halinizden memnun. Bunu görmüyor musunuz? Madem 'dış güçler' diye bir tehdit algınız var, o zaman bu tehditleri ortadan kaldırmak için barıştan daha iyi bir yol yok İktidar artık Nasreddin Hoca misali ipe un sermekten vazgeçmeli. Teyit ve tespit tekerlemesine sarılarak puslu hava üretmemelidir Meclis Komisyonu'nun nihai raporu eksik de olsa, siyasi barışın yolunu açmak için bir rehber olarak kabul edilmeli ve ilerlenmelidir Artık arife tarif gerekmiyor. Adım atılsın ki ülke nefes alsın. Adım atılsın ki barış umudunun üstündeki kara bulutlar dağılsın." Hatimoğulları, barışın pazarlık konusu olmadığını belirterek hukuki adımların önemine dikkat çekti "Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin temel yakıtı; Sayın Öcalan'ın iradesi, Kürt Hareketi'nin, DEM Parti'nin, sol, sosyalist, demokrat ve barış yanlısı güçlerin barış inadı ve inancıdır Bizim için barış bir pazarlık konusu değildir. Bizim için barış bir irade, bir erdem, bir onur mücadelesidir Türkiye 52 yıl süren silahlı çatışmadan geçti. Ölümler, acılar, travmalar, yıkımlar yaşandı Sayın Öcalan'ın 27 Şubat Çağrısı'yla PKK, silahlı mücadeleyi bitirdiğini ifade etti. Demokratik siyaset hakkını kullanmak istiyor. Bundan daha doğal, daha meşru ne olabilir ki? Yıllardır sayısız defa 'Silahları bıraksınlar, gelip siyaset yapsınlar' diyenler, şimdi neden siyaset zeminini hukukla örmüyor? Hukuki adımlar barışın süsü değil, çatısıdır. Hukuki adımlar, Türkiye'nin kendi yarasını kapatma iradesidir Bu adımlar, toplumun önüne 'Artık ölüm değil, söz konuşacak' diyebilmenin güvencesidir Devlet aklı burada korkarak değil, kurarak davranabilmelidir. Devlet aklı, fırsatı heba eden değil; tarihi anda sorumluluk alan olmalıdır." Hatimoğulları, sürecin Cumhuriyet'in ikinci yüzyılı açısından tarihi bir gelişme olabileceğini belirtti: "Bunu yapmak, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılını demokratik cumhuriyete taşıyacak zemini hazırlayan tarihi bir gelişme olacaktır Tarihte görülmemiş bir fırsat var. Bunu heba etmeyelim. Vebali de hesabı da tarih önünde ağır olur Biz DEM Parti olarak bu tarihi fırsatın heba olmasını engellemek için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz Biz onurlu bir barışa yürekten inanıyoruz. Kalıcı bir barışın Kürde, Aleviye, inkâr edilene, yok sayılana nasıl pozitif bir katkı sağlayacağının bilincindeyiz Onurlu bir barışın Türkiye demokrasisine ne kadar fayda sağlayacağının farkındayız." Çerezler, bir web sitesinden gönderilen ve kullanıcının web tarayıcısı tarafından kullanıcının bilgisayarında, kullanıcı gezinirken saklanan küçük veri parçalarıdır. Tarayıcınız her mesajı çerez adı verilen küçük bir dosyada saklar. Sunucudan başka bir sayfa talep ettiğinizde, tarayıcınız çerezi sunucuya geri gönderir. Çerezler, web sitelerinin bilgileri hatırlaması veya kullanıcının tarama etkinliğini kaydetmesi için güvenilir bir mekanizma olacak şekilde tasarlanmıştır Bu tanımlama bilgileri, web sitesinin çalışması için gereklidir ve sistemlerimizde kapatılamaz. Bunlar genellikle yalnızca sizin işlemlerinizi gerçekleştirmek için ayarlanmıştır. Bu işlemler, gizlilik tercihlerinizi belirlemek, oturum açmak veya form doldurmak gibi hizmet taleplerinizi içerir. Tarayıcınızı, bu tanımlama bilgilerini engelleyecek veya bunlar hakkında sizi uyaracak şekilde ayarlayabilirsiniz ancak bu durumda sitenin bazı bölümleri çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizin performansını ölçebilmemiz ve iyileştirebilmemiz için sitenin ziyaret edilme sayısını ve trafik kaynaklarını sayabilmemizi sağlar. Hangi sayfaların en fazla ve en az ziyaret edildiğini ve ziyaretçilerin sitede nasıl gezindiklerini öğrenmemize yardımcı olurlar. Bu tanımlama bilgilerinin topladığı tüm bilgiler derlenir ve bu nedenle anonimdir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz sitemizi ne zaman ziyaret ettiğinizi bilemeyiz Bu tanımlama bilgileri, videolar ile canlı sohbet gibi gelişmiş işlevler ve kişiselleştirme olanağı sunabilmemizi sağlar. Bunlar, bizim tarafımızdan veya sayfalarımızda hizmetlerinden faydalandığımız üçüncü taraf sağlayıcılarca ayarlanabilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu işlevlerden tümü veya bazıları doğru şekilde çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizde reklam ortaklarımız tarafından ayarlanır. Bunlar, ilgili şirketler tarafından ilgi alanları profilinizi oluşturmak ve diğer sitelerde alakalı reklamlar göstermek için kullanılabilir. Benzersiz olarak tarayıcınızı ve cihazınızı belirleyerek çalışırlar. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz farklı sitelerde size özel reklam deneyimi sunamayız Not: Reklamlar çerez politikasından bağımsız olarak gösterilir Bu tanımlama bilgileri, içeriğimizi arkadaşlarınız ve ağınızla paylaşabilmenizi sağlamak için sitemize eklenen çeşitli sosyal medya hizmetleri tarafından ayarlanır. Diğer siteleri kullanırken de tarayıcınızı izleyip ilgi alanı profilinizi oluşturabilirler. Bu durum, ziyaret ettiğiniz diğer sitelerde gördüğünüz içerikleri ve mesajları etkileyebilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu paylaşım araçlarını kullanamayabilir veya göremeyebilirsiniz

Kaynak: t24.com.tr

Diğer Haberler