Güney Kafkasya'nın mevcut jeopolitik aşamasının üç ana stratejik çizgisi
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Şuşa'da düzenlenen uluslararası konferansın katılımcılarına hitaben yaptığı konuşmada, Güney Kafkasya'nın mevcut jeopolitik aşamasını üç ana stratejik çizgide yorumluyor: bölgesel barışın kurumsal olarak güçlendirilmesi, ulaştırma-lojistik entegrasyonunun genişletilmesi

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Şuşa'da düzenlenen uluslararası konferansın katılımcılarına hitaben yaptığı konuşmada, Güney Kafkasya'nın mevcut jeopolitik aşamasını üç ana stratejik çizgide yorumluyor: bölgesel barışın kurumsal olarak güçlendirilmesi, ulaştırma-lojistik entegrasyonunun genişletilmesi ve Türk dünyası çerçevesinde siyasi-ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesi Bu sözler Milli Meclis üyesi Novruzali Aslanov'un AZERTAC'a yaptığı açıklamada söylendi Birinci yönde konuşan milletvekili, bunun barış ve güvenlik gündemini içerdiğini söyledi. Dilekçede, Washington'da imzalanan Ortak Bildiri ve paraflanan barış anlaşması, Güney Kafkasya'da uzun yıllar süren çatışma aşamasından hukuki ve siyasi normalleşme aşamasına geçişin sembolü olarak sunuluyor. Bu bağlamda ana fikir, bölgede istikrarın yalnızca askeri-siyasi dengeyle değil, uluslararası anlaşmalar ve karşılıklı tanıma mekanizmalarıyla da sağlanması gerektiğidir. Bu yaklaşım aynı zamanda barış sürecinin geri dönülemez hale gelmesi için diplomatik taahhütlerin ve uygulama mekanizmalarının önemini vurgulamaktadır "İkinci yön ise ekonomik entegrasyon ve ulaşım koridorlarıdır. Zengezur Koridoru, Azerbaycan'ın ana kesimi ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı sağlamanın yanı sıra, daha geniş anlamda Orta Koridor (Trans-Hazar Uluslararası Ulaşım Rotası) sisteminin önemli bir bağlantısı haline gelen stratejik bir proje olarak sunulmaktadır. Bu yaklaşıma göre bölgenin gelecekteki gelişimi sadece sınır güvenliğiyle değil, aynı zamanda transit fırsatlarının genişletilmesi, ticaret akışlarının artması ve lojistik hatlarının çeşitlendirilmesiyle de ilgilidir. Dolayısıyla ekonomik, ekonomik Karşılıklı bağımlılığın barışla ilgili olduğu ve sürdürülebilirliğini güçlendiren ana faktör olarak değer verildiğini" vurguladı N. Aslanov Üçüncü yönün ise Türk dünyasının entegrasyonu olduğunu sözlerine ekledi. Türk devletleri arasındaki iş birliğinin genişlemesi sadece kültürel ve tarihi yakınlık çerçevesinde değil, aynı zamanda küresel jeopolitik sistemde yeni bir güç merkezinin oluşması olarak da sunulmaktadır. Bu bağlamda Türk dünyası organize bir siyasi-ekonomik blok olarak hareket etmekte ve uluslararası ilişkiler sisteminde daha etkin bir aktör olma iddiasındadır. Bu işbirliği enerji, ulaştırma, güvenlik ve insani alanlarda koordinasyonun güçlendirilmesini öngörüyor Milletvekili, "Genel olarak çağrı, Güney Kafkasya'yı geçmiş çatışmaların yeri değil, geleceğe yönelik bir işbirliği platformu olarak sunuyor. Buradaki ana fikir, bölgeyi jeopolitik bir geçiş merkezi, ekonomik entegrasyon merkezi ve çok yönlü uluslararası işbirliğinin merkezi haline getirmektir. Bu yaklaşım aynı zamanda bölgedeki güç dengelerinin değiştirilmesi ve yeni işbirliği formatlarının oluşturulması ihtimalini de gündeme getiriyor." 2026 © AZERTAC. Telif hakkı saklıdır. Bilgilerin kullanımına hiper bağlantıyla atıfta bulunulmalıdır

