Brüksel'de egoların savaşı: Ursula von der Leyen-Kaja Callas çatışması derinleşiyor - ANALİZ
Avrupa Birliği tarihinin en karmaşık dönemlerinden birini yaşıyor. Ukrayna'daki savaş, enerji güvenliği sorunları, ekonomik büyümenin zayıflaması, göç krizi ve ABD ile ilişkilerdeki belirsizlik Avrupa Birliği'ni ciddi sınavlarla karşı karşıya bıraktı. Böyle bir dönemde Brüksel'den beklenen temel gör

Avrupa Birliği tarihinin en karmaşık dönemlerinden birini yaşıyor. Ukrayna'daki savaş, enerji güvenliği sorunları, ekonomik büyümenin zayıflaması, göç krizi ve ABD ile ilişkilerdeki belirsizlik Avrupa Birliği'ni ciddi sınavlarla karşı karşıya bıraktı. Böyle bir dönemde Brüksel'den beklenen temel görev, birleşik bir siyasi irade oluşturmak, üye ülkeler arasındaki koordinasyonu güçlendirmek ve Birliğin karşılaştığı zorluklara ortak yanıt vermekti Ancak son aylarda yaşananlar bambaşka bir tabloyu ortaya koyuyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB'nin Dışişleri ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yüksek Temsilcisi Kaja Callas arasında giderek artan açık çatışma, Brüksel'in asıl sorununun artık sadece dış tehditler olmadığını gösteriyor. Avrupa Birliği liderliğinde kişisel prestij, liderlik ve güç mücadelesi giderek daha belirgin hale geliyor Von der Leyen ve Callas arasındaki gerilim, kurumsal anlaşmazlık, Avrupa Birliği'ndeki liderlik krizi, yönetişim kaosu ve siyasi hırslar, Avrupa'nın ortak çıkarlarını gölgede bırakıyor Avrupa'nın dış politikasını kim yönetiyor? Şu sıralar Brüksel'de en sık sorulan sorulardan biri şu: AB'nin dış politikasını gerçekte kim yönetiyor? Resmi olarak bu görev Kaja Kallas'a düşüyor. Ancak son yıllarda Ursula von der Leyen dış politika, güvenlik, savunma ve uluslararası diplomasi alanlarında benzeri görülmemiş bir faaliyet gösterdi Ukrayna savaşının ardından Avrupa Komisyonu kendisini yalnızca ekonomik ve idari bir kurum olarak değil, jeopolitik karar alma merkezi olarak sunmaya başladı. Von der Leyen neredeyse tüm büyük uluslararası krizlere doğrudan müdahil olmaya çalıştı Bu doğal olarak Callas'ın başkanlığını yaptığı diplomatik enstitü ile bir çıkar çatışması yarattı Şu anda Brüksel'de iki paralel dış politika merkezi oluşturulmuştur. Her iki taraf da Avrupa'nın ana jeopolitik figürü olmak istiyor ve bu da birleşik koordinasyon yerine rekabete yol açıyor Kallas kriz olmadığını söylüyor ancak gerilimi kabul ediyor Von der Leyen ile Callas arasındaki gergin ilişki artık bir sır değil. Bu gerilim medyanın gözünden kaçmıyor. Kallas'ın bu gerilimle ilgili gazetecilerden birinin sorusuna verdiği yanıt, iddiaların hiç de asılsız olmadığını gösteriyor. Taking a mocking approach to the phrase "power struggle" used in the media, he said: "Who doesn't love a good political scandal story?" Sonra şunu ekledi: "Şaka bir yana, çok iyi anlaşıyoruz." Ancak bu açıklamaların devamında Kallas daha önemli bir itirafta bulundu. Avrupa Birliği kurumları arasındaki gerginliklerin yeni olmadığını, bu sorunların sistemin yapısından kaynaklandığını söyledi Kallas'a göre Avrupalı vatandaşlar Komisyon, Konsey veya Dış Eylem Servisi arasında farklılık algılamıyor ve onlar için asıl mesele Avrupa'nın tek bir ekip olarak çalışması Kallas, bu açıklamasıyla kişisel anlamda doğrudan bir çatışmayı reddediyor ancak dolaylı olarak bir sorun olduğunu doğruluyor Paralel yapılar Avrupa yönetimini zayıflatıyor Von der Leyen ile Callas arasındaki çatışmanın en belirgin tezahürü güvenlik ve istihbarat alanında görülüyor Komisyon bünyesinde ayrı analitik ve güvenlik yetenekleri oluşturma girişimi aslında Avrupa Dış Eylem Servisi'nin görev alanına girmektedir Bu durum AB içerisinde aynı işlevleri yerine getirmeye çalışan paralel yapıların oluşmasına yol açmaktadır. Avrupa Birliği'nin temel sorunu bu. Brüksel yeni sorunları çözmek yerine yeni bürokratik merkezler yaratıyor. Her kurum etki alanını genişletmeye çalışmakta, bunun sonucunda karar alma mekanizması daha karmaşık hale gelmektedir Kallas'a yönelik memnuniyetsizlik artıyor Kaja Kallas'ın faaliyetleri AB içinde de ciddi anlaşmazlıklara yol açıyor. Rusya'ya karşı sert duruşu Baltık ülkeleri ve Polonya tarafından desteklense de diğer üye ülkelerde endişe yaratıyor Slovakya Başbakanı Robert Fico açıkça Callas'ın istifasını istiyor. Callas'ın politikasının Avrupa diplomasisini zayıflattığına ve Brüksel'i gerçeklikten uzaklaştırdığına inanıyor Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı milletvekilleri de onun faaliyetlerini eleştirdi ve AB'yi daha sert bir çatışma politikasına ittiğini söyledi Kallas'a duyulan güvensizlik Estonya Başbakanı olduğu döneme kadar uzanıyor. Eşinin Rusya ile ilgili ticari faaliyetleri etrafında skandal itibarına ciddi bir darbe indirdi Von der Leyen'e karşı güven krizi Von der Leyen'e yönelik memnuniyetsizlik daha geniş bir coğrafyayı kapsıyor. Macaristan'ın eski başbakanı Viktor Orbán, uzun yıllardır Avrupa Komisyonu'nu siyasi önyargılı olmakla suçluyor. Budapeşte, Brüksel'in hukukun üstünlüğü ve demokrasi adına farklı siyasi pozisyonlara sahip hükümetlere baskı uyguladığına inanıyor Slovakya Başbakanı Robert Fico da benzer suçlamalarda bulunuyor. Ona göre Brüksel, Ukrayna konusunda alternatif tutumları kabul etmiyor ve üye ülkeleri tek bir ideolojik çizgiye tabi kılmaya çalışıyor İtalya Başbakanı Giorgio Meloni, Komisyon'un göç politikasını defalarca eleştirdi. Fransa ise Avrupa diplomatik sistemini yeniden inşa etme girişiminde bulunarak mevcut modele olan güvensizliğini ortaya koydu Pfizer'in COVID-19'a karşı aşı sözleşmeleriyle ilgili skandal, von der Leyen'in itibarına ciddi şekilde zarar verdi. Şeffaflık ve hesap verebilirlik konuları bugün de faaliyetlerine ilişkin temel sorulardan biri olmaya devam etmektedir ABD ve Ukrayna meselesinde bölünmüşlük Brüksel'deki liderlik krizi dış politikada da kendini gösteriyor. Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşü karşısında Avrupa Birliği tek bir strateji oluşturamıyor Kallas daha sıkı bir güvenlik hattını savunuyor. Von der Leyen aynı zamanda Avrupa'nın stratejik bağımsızlığından bahsediyor ve ABD ile ortaklığın bir öncelik olduğunu söylüyor Bu çelişkiler ve üye devletler arasındaki mevcut anlaşmazlıklar, AB'nin birleşik bir dış politika yürütme yeteneğini zayıflatıyor Sonuç: Avrupa sorunlarla boğuşurken, Brüksel nüfuz için savaşıyor Von der Leyen ile Callas arasındaki çatışma artık sadece kurumsal bir anlaşmazlık olarak görülmüyor. Son aylarda yaşanan olaylar, Brüksel'deki asıl mücadelenin çoğunlukla Avrupa'nın sorunlarını çözmek değil, siyasi etki ve liderlik konusunda olduğunu gösteriyor Bir tarafta Avrupa Komisyonu'nu daha güçlü bir siyasi merkez haline getirmeye çalışan Von der Leyen, diğer tarafta ise AB diplomasisinin ana figürü konumunu korumaya çalışan Kallas var Bu rekabetin sonucu Avrupa Birliği'nin güçlenmesi değildir. Tam tersine karar alma sürecinin gecikmesi, kurumsal parçalanma, üye ülkeler ile Brüksel arasındaki güvensizliğin artması ve AB'nin uluslararası alanda etkisinin zayıflamasıdır Bu tam olarak Avrupa Birliği'nin bugün karşı karşıya olduğu temel zorluklardan biridir: Dış zorluklar hızla artıyor, ancak Brüksel'deki üst düzey siyasi liderlik giderek güç, nüfuz ve liderlik mücadelesiyle meşgul görünüyor. Avrupa başkentlerinde artan hoşnutsuzluk, bu süreç devam ettikçe AB içindeki liderlik krizinin dış tehditler kadar ciddi bir risk unsuru haline gelebileceğini de gösteriyor


