Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Borçlanma, geleceğin tabağından bugün yemek yemektir... - Kıbrıs Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son Dakika ve Gündem Haberleri

Haziran ayının en önemli ekonomik verilerinden biri hiç kuşkusuz hayat pahalılığı oranı olacak. Haziran rakamlarının açıklanmasıyla birlikte 2026 yılının ilk altı aylık toplam hayat pahalılığı oranı da ortaya çıkacak. Bunun anlamı özellikle kamuyla bağlantılı maaş alanlar açısından oldukça nettir. T

0 görüntülemekibrisgazetesi.com
Borçlanma, geleceğin tabağından bugün yemek yemektir... - Kıbrıs Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son Dakika ve Gündem Haberleri
Paylaş:

Haziran ayının en önemli ekonomik verilerinden biri hiç kuşkusuz hayat pahalılığı oranı olacak. Haziran rakamlarının açıklanmasıyla birlikte 2026 yılının ilk altı aylık toplam hayat pahalılığı oranı da ortaya çıkacak. Bunun anlamı özellikle kamuyla bağlantılı maaş alanlar açısından oldukça nettir. Temmuz maaşları, altı aylık dönemde satın alma gücünde yaşanan kaybın oranına göre yeniden düzenlenecek Süt paraları ödeniyor, açıklamalarını her zaman gülümseyerek karşıladım Neden? Nedeni gayet açık. Üreticiden, hayvancıdan sütünü aldınsa, parasını ödeyeceksin Hayat Pahalılığı ödeneğini de pahalılıkla mücadelede hükümetin başarısızlığı sonrası ortaya çıkan zorunlu ödemedir Hayat pahalılığı bir maaş artışı değildir Ekonomiyi doğru analiz edenler bunu çok iyi bilir. Hayat pahalılığı ödemesi, çalışanların ya da emeklilerin zenginleşmesi anlamına gelmez. Tam tersine, kaybettiklerini geri almaya yönelik bir düzeltmedir En sade ifadeyle, bugün satın alabildiğiniz ürün ve hizmetlerin aynı gelirle birkaç ay sonra satın alınamamasıdır. Maaşınız aynı kalırken marketteki ürünler, elektrik faturası, kira ya da günlük ihtiyaçlar daha pahalı hale geliyorsa satın alma gücünüz geriliyor demektir Hayat pahalılığı ödeneğinin amacı da tam olarak budur. Dar ve sabit gelirli kesimlerin kaybettikleri satın alma gücünü gelirlerine yeniden yansıtmak Bu nedenle her fırsatta söylerim ve yazarım… Hayat pahalılığı ödemesi, kaybolan eşeği yeniden bulma operasyonudur Eğer hesaplama doğru ve gerçek verilere dayanıyorsa, tabii… Hayat Pahalılığı ödeneğiyle ortada yeni bir kazanç yoktur. Kaybedilen geri verilmeye çalışılır. Ancak kaybın tamamı karşılanabiliyor mu? İşte asıl tartışılması gereken konu budur KKTC ekonomisinde son yıllarda dikkat çeken önemli bir gerçek daha var. Enflasyon oranı devalüasyon oranının üzerinde seyrediyor. Bunun sonucu olarak devletin döviz bağlantılı gelirleri enflasyon kadar artmıyor Başka bir ifadeyle, giderler yükselirken, gelirler aynı hızla yükselmiyor hatta ciddi oranda geride kalıyor Maliyenin yaşadığı temel sıkıntılardan biri de budur Bu nedenle Maliye Bakanlığı sık sık iç borçlanmaya yönelmek zorunda kalıyor. İç borçlanma kısa vadede nefes aldırabilir. Ancak kimse bunu kalıcı çözüm olarak sunamaz Çünkü borçlanma, geleceğin gelirlerini bugünden kullanmaktır. Geleceğin tabağından bugün yemek yemektir Borçlanmayla sorun çözülmez, sadece ötelenir Asıl yapılması gereken hayat pahalılığını ödemek değil, hayat pahalılığını önlemektir.. Hükümetlerin temel görevi de budur. Eğer pahalılıkla mücadelede başarılı olunamazsa, hayat pahalılığı ödeneğinin maliyeti her dönem biraz daha büyür Bugün gelinen noktada devletin omuzlarındaki yük her geçen gün ağırlaşıyor Peki bu yük nereye kadar taşınabilir? Doğrusu bunu kesin olarak kestirmek kolay değil Aslında 2026 yılının ikinci yarısına girilirken maliyenin daha ciddi sıkıntılar yaşayabileceğine ilişkin öngörüler uzun süredir yapılıyordu. Bugün yaşanan gelişmeler bu öngörülerin yanlış ya da yanılgı olmadığını gösteriyor Ancak siyasetin kendi gerçekleri de vardır Yerel ve genel seçimlere sayılı aylar kala Ünal Üstel hükümeti, hayat pahalılığı ödemelerinde yaşanabilecek herhangi bir aksamanın yaratacağı siyasi maliyeti çok iyi biliyor. Böyle bir dönemde maaşlarla ilgili yaşanacak dalgalanmanın yaratacağı toplumsal tepkiyi göze almak kolay değildir Bu durumda hükümetin mümkün olduğu kadar sistemi yürütmeye çalışacağı açıktır Fakat ekonomik gerçekler ile siyasi tercihler her zaman aynı noktada buluşmaz Eğer Türkiye’nin katkısında beklenenden daha cömert bir artış olmazsa, Maliyenin önündeki denklemi çözmek giderek daha zor hale gelecektir Sonuçta hayat pahalılığı ödeneği ekonomik başarı göstergesi değildir. Tam tersine, ekonomideki sorunun büyüklüğünü gösteren bir göstergedir. Başarı, hayat pahalılığı ödemelerinin büyüklüğünde değil, hayat pahalılığına ihtiyaç duyulmayacak kadar istikrarlı bir ekonomik düzen kurabilmektedir Asıl hedef de bu olmalıdır. Nokta…

Diğer Haberler

Borçlanma, geleceğin tabağından bugün yemek yemektir... - Kıbrıs Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son Dakika ve Gündem Haberleri | Tenqri