Bir Türk Japonya'da beyzbol maçına gitse, gör başına neler gelir? | T24
Beyzbolun Japonya'da handiyse 'milli spor' mertebesinde olmasının, 2. Dünya Savaşı sonrası Amerikan işgaliyle ilintili olduğunu sanırdım. Kazın ayağı öyle değilmiş. Meğerse beyzbol, 1872'de, bizim Tanzimat Devri'nin muadili Meji döneminde, Tokyo Üniversitesi'nde Amerikalı profesör Horace Wilson'ın ö

Beyzbolun Japonya'da handiyse 'milli spor' mertebesinde olmasının, 2. Dünya Savaşı sonrası Amerikan işgaliyle ilintili olduğunu sanırdım. Kazın ayağı öyle değilmiş. Meğerse beyzbol, 1872'de, bizim Tanzimat Devri'nin muadili Meji döneminde, Tokyo Üniversitesi'nde Amerikalı profesör Horace Wilson'ın öğrencilerine öğretmesiyle girmiş, hızla yayılmış. Bir lise takımının Amerikalı denizcileri farklı yenmesiyle bir anda 'ulusal guru vesilesi' olmuş, "Batı'nın oyununda Batı'yı yenebiliriz" inancı alevlenmiş. (Bir kulübümüzün 'Hedef yerli değil, yabancı takımları yenmektir' şiarı gibi) Yani General MacArthur 'genel vali' pozunda Japon topraklarına ayak bastığında zaten hayli yaygınmış. Hatta savaş sırasında "düşman sporu" diye gerilemiş. Japonlar bu tutkuyu, beyzbolun Samuray ruhu (Buşido) ile uyumlu olmasına da bağlıyor. Disiplin, konstantrasyon, sabır gerektiren bir 'modern dövüş sanatı'na benzetiliyor. Hatta, "Sopasıyla vuruşu bekleyen bir beyzbolcu, kılıç çekmek için anı bekleyen bir samuraya benzer" deniyor. Diğer yandan Japon kültüründe "Wa" denen kavram, yani 'bireysel başarı'yı değil 'grubun başarı ve uyumunu' yüceltmek de beyzbolu Japonya'nın kültürel kodları ile uyumlu kılıyor. Yani beyzbolun Japonya'daki kökü, futbolun Türkiye'deki tarihinden bile eskiymiş meğer Aslında hayalim Tokyo'daki Sumo bahar turnuvasına gitmekti. Ama evde önceden hesap yapmayınca çarşıda bilet bulamadım! Şansımı beyzbolda denedim ve son biletlerden birini kaptım. Lafı uzatmadan, sonrasını "Bir çaylak Japonya'da beyzbol maçına gitse, gör başına neler gelir" nidasıyla sıralayayım: Bileti (bin 800 lira) iki dakikada online satın aldım. Rezervasyon numaramla, otelin yanındaki bir marketin kasasından bedava basıp verdiler. Yıllar önce uzak bir diyarda iki kolej takımının maçını (yarısına kadar) izlemişliğim var ama pek kural filan hatırlamıyorum. Youtube'dan birkaç 'beyzbol 101' videosu izledim. Atan, tutan, koşan, strike out, home run, 9'ar oyuncu, 9 devre vs... Derdim hatmetmek değil, hazzetmek. Zaten yarın unutacağım kesin! İstanbul'a yolu düşen bir Amerikalının, sırf ortamı görüp keyiflenmek için üç büyüklerin maçı gitmesiyle kıyaslanacak ruh halindeyim Otelde, "Maç öncesi şovlar, tribün coşkusu, yeme-içme muhabbeti iyidir; erken gidin" diye akıl verdiler. Maç 6'da. Kapılar 4'de açılmış. Ben 5'de stadın önünde bittim. Metronun çıkışı zaten. Her şey tıkır tıkır işliyor. Bilet kontrolünde herkese bedava Yokohama BayStars forması dağıtıyorlar. Ortalık kalabalık ama fiziki temasın mekruh olduğu Japonya'da kitle birbirine dokunmadan, taşkınlık yapmadan, aralarındaki şen şakrak muhabbet sesi kısılmış TV gibi, stada akıyor. Arada bağıra çağıra konuşanlara denk geliyorum; turistler. Kucakta bebekli aileler de var, 90'lık nineler de. Herkesin üstünde forma, şapka. Dünyanın her herinde stat hali aynı aslında; tribün altında türlü yiyecek ve kulüp ürünleri satan kiosklar. Pilav üstü dönerin Japon akrabası gyudon'umu alıp çubuklarla yumuluyorum Ülkenin süper liginde başa güreşen Yokohoma BayStars, Nagona şehri takımı Dragons'lara karşı. 4 milyon nüfuslu şehrin 34 bin kişilik stadı dolu. Işık, müzik ve havai fişek gösterileri başlamış bile. Ponpon kızlar her birkaç dakikalık arada sahaya fırlayıp ortamı ateşliyor. Misafir takımın coşkulu küçük taraftar grubuna usulen bir yer ayrılmış ama, sınır, barikat, polis, güvenlik filan yok. Herkes iç içe. Ben ev sahibi tarafındayım ama dakikalar ilerleyip vuruşlar, sayılar, ıskalar, ahlar vahlar başlayınca, misafir taraftarların da içimizde olduğu anlaşılıyor. Taciz yok Maçta pek bir numara yok, ne siz sorun ne ben söyleyeyim... 2,5 saatte tüm oyuncuların fiziki performansı, sanırım bir futbol maçının 5 dakikasına anca denk gelir. Tabelaya bakarsan BayStars 5-0 kazanmış ama ne ara, anlamadım. Koca maçta topa hepi topu 9 kez vurabilmişler. Onun da yarısını görebildim. Yani 2,5 saat habire ıska geçen vurucularla sinek avladılar. Futbol tutkunları kolayca anlasın diye "Bize beyzbolun 0-0'lık Lecce-Cagliari maçı denk geldi" diyeyim, kafi. Zaten seyircilerin de maçtan çok ışık, ses, müzik, dans gösterilerileriyle mutlu olduğu anlaşılıyor. Sultanahmet'te turistlere güğümden şerbet satanları andıran, sırtında fıçısı, elinde tabanca muslukla plastik bardaklara bira doldurarak çılgın gibi koşturan kızlar efsane Velhasıl, kötü laf etmemek için "ilginç bir deneyimdi" diye yuvarlanabilecek bir etkinlik bu; bir beyzbol cahili için. Ama mesafeli ilişkilerin ve derin yalnızlıkların toplumu Japonya'da, bir takımın sıkı taraftarı olarak birkaç saatliğine olağandışı coşkuyu, omuz omuza aidiyet duygusunu paylaşmanın, hançereyi yırtarak bağırmanın çok anlamlı ve faydalı bir sosyal etkinlik olduğuna kalıbımı basarım. Çünkü aynı insanlar o stattan çıkınca yine rutin sessizliklerine ve belki derin yalnızlıklarına dönüyorlar Eh, tabii son not da malum çöp hikayesi. Dünya kupasında tribünlerinin çöplerini toplayıp çıkan Japonlara alem şapka çıkarmış, onlar bunu tuhaf bulmuşlardı. Haksız da değiller; gösteriş olsun diye değil ki o temizlik; hayatlarının rutini. 34 bin kişi stadı boşlatırken, kazara yere düştüğünü sandığım birkaç peçete dışında ortada çöp yok, hepsi çıkışa konan torbalara atılıyor. Çıkınca, kamusal alanda yine sessiz, ölçülü, saygılı, fabrika ayarlarına dönerek dağılıyor kitleler. Stad ve çevresinde sigara içmek zaten yasak, onun harici Japonya'da çok az sigara içme alanına izin verildiğinden, "dumansız" bir şehrin caddelerinde restoranlara, barlara, evlere dağılıyorlar. Ve stadın önünde birkaç trafikçi harici ne çevik ne hantal bir tek polis yok Son not: Mevzu beyzbol olduğunda, beni mest eden, Kevin Coster'lı "Bull Durham" filminden bir repliktir: "Sometimes you win, sometimes you lose, sometimes it rains." (Bazen kazanırsın, bazen kaybedersin, bazen de yağmur yağar) Çerezler, bir web sitesinden gönderilen ve kullanıcının web tarayıcısı tarafından kullanıcının bilgisayarında, kullanıcı gezinirken saklanan küçük veri parçalarıdır. Tarayıcınız her mesajı çerez adı verilen küçük bir dosyada saklar. Sunucudan başka bir sayfa talep ettiğinizde, tarayıcınız çerezi sunucuya geri gönderir. Çerezler, web sitelerinin bilgileri hatırlaması veya kullanıcının tarama etkinliğini kaydetmesi için güvenilir bir mekanizma olacak şekilde tasarlanmıştır Bu tanımlama bilgileri, web sitesinin çalışması için gereklidir ve sistemlerimizde kapatılamaz. Bunlar genellikle yalnızca sizin işlemlerinizi gerçekleştirmek için ayarlanmıştır. Bu işlemler, gizlilik tercihlerinizi belirlemek, oturum açmak veya form doldurmak gibi hizmet taleplerinizi içerir. Tarayıcınızı, bu tanımlama bilgilerini engelleyecek veya bunlar hakkında sizi uyaracak şekilde ayarlayabilirsiniz ancak bu durumda sitenin bazı bölümleri çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizin performansını ölçebilmemiz ve iyileştirebilmemiz için sitenin ziyaret edilme sayısını ve trafik kaynaklarını sayabilmemizi sağlar. Hangi sayfaların en fazla ve en az ziyaret edildiğini ve ziyaretçilerin sitede nasıl gezindiklerini öğrenmemize yardımcı olurlar. Bu tanımlama bilgilerinin topladığı tüm bilgiler derlenir ve bu nedenle anonimdir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz sitemizi ne zaman ziyaret ettiğinizi bilemeyiz Bu tanımlama bilgileri, videolar ile canlı sohbet gibi gelişmiş işlevler ve kişiselleştirme olanağı sunabilmemizi sağlar. Bunlar, bizim tarafımızdan veya sayfalarımızda hizmetlerinden faydalandığımız üçüncü taraf sağlayıcılarca ayarlanabilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu işlevlerden tümü veya bazıları doğru şekilde çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizde reklam ortaklarımız tarafından ayarlanır. Bunlar, ilgili şirketler tarafından ilgi alanları profilinizi oluşturmak ve diğer sitelerde alakalı reklamlar göstermek için kullanılabilir. Benzersiz olarak tarayıcınızı ve cihazınızı belirleyerek çalışırlar. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz farklı sitelerde size özel reklam deneyimi sunamayız Not: Reklamlar çerez politikasından bağımsız olarak gösterilir Bu tanımlama bilgileri, içeriğimizi arkadaşlarınız ve ağınızla paylaşabilmenizi sağlamak için sitemize eklenen çeşitli sosyal medya hizmetleri tarafından ayarlanır. Diğer siteleri kullanırken de tarayıcınızı izleyip ilgi alanı profilinizi oluşturabilirler. Bu durum, ziyaret ettiğiniz diğer sitelerde gördüğünüz içerikleri ve mesajları etkileyebilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu paylaşım araçlarını kullanamayabilir veya göremeyebilirsiniz


