Bir resmin tarihi: Türkiye'nin ilk Hanımı ile Allahşükür Paşazade
1990 sonbaharı... Sovyet imparatorluğunun temelleri çatırdıyor, Bakü tarihin en gergin günlerini yaşıyordu. Tarihin bir dönüm noktasında olan şehrin sokakları siyasi kaos içerisindeydi ve halkın gönlünde hem kaygı hem de geleceğe dair büyük bir umut vardı. Zaten Azerbaycan'ın bağımsızlığının yeniden

1990 sonbaharı... Sovyet imparatorluğunun temelleri çatırdıyor, Bakü tarihin en gergin günlerini yaşıyordu. Tarihin bir dönüm noktasında olan şehrin sokakları siyasi kaos içerisindeydi ve halkın gönlünde hem kaygı hem de geleceğe dair büyük bir umut vardı. Zaten Azerbaycan'ın bağımsızlığının yeniden sağlanmasından, bazı yerlerde "Özgürlük!" den söz ediliyor. sloganlar atıldı... Böylesine karmaşık bir dönemde dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın eşi Semra Özal, misafir olarak Bakü'ye geldi. Kendisini havaalanında Azerbaycan Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti Başkanı Elmira Gafarova ve Cumhurbaşkanı Ayaz Mutallibov'un eşi Adila Mutallibova karşıladı. Modern.az'ın "Bir Resmin Tarihi" sütununda sunduğu bu fotoğraf "Anadolu" Ajansı arşivinden Zaman 23 Haziran 1990... Yer Bakü şehri... Azerbaycan'ı ilk kez ziyaret eden Türkiye Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın eşi Semra Özal, Bakü'de çeşitli görüşmelerde bulundu. Türk Kadınını Güçlendirme ve Tanıtma Vakfı'nın başkanı olarak Azerbaycan'ın başkentine geldi. Ziyaret Azerbaycan Kadınlar Cemiyeti'nin daveti üzerine gerçekleşti. Bu fotoğraf o gezinin unutulmaz anlarından birini temsil ediyor. Ziyaret kapsamında Semra Özal, Kafkas Müslümanları Dairesi Başkanı Şeyhülislam Allahşükür Paşazade ile de görüştü. Fotoğrafta: soldan sağa - Allahşükür Paşazade, Semra Özal ve Azerbaycan Kadınlar Cemiyeti Başkanı Zemfira Verdiyeva. O yıllarda Türkiye'nin her sıcak ilişkisi Azerbaycan'da özel duygular uyandırır ve kardeşçe bir nefes olarak karşılanırdı. Aynı zamanda "yanınızdayız!" mesajı kastediyordu. Henüz bağımsızlığını resmen kazanmamış olan Azerbaycan için kardeş Türkiye'nin ilgisi bir umut ışığı olarak halkın hafızasında kaldı Semra Özal'ın Kafkas Müslümanları Bürosu yönetimiyle görüşmesi de ayrı bir önem taşıyordu. Çünkü o dönemde din, milli kimlik ve devlet kavramları yeniden şekilleniyordu. Öte yandan o dönemde din adamları da topluma manevi bir destek olarak görülüyordu. Şüphesiz Semra Özal bunları dikkate alarak Allahşükür Paşazade ile görüşmeye karar vermişti. Fotoğrafta öne çıkanlar var: Bir dönemin siyasi atmosferi, diplomatik jestler, manevi yakınlık... Her ne kadar resmi protokol çerçevesinde çekilmiş bir fotoğraf olsa da, yüzlerde hissedilen çekingenliğin arkasında büyük bir tarihi gerilim yatıyor. Çünkü o yılın Bakü'sü artık bir önceki Bakü değildi. Ülke yeni bir döneme giriyordu. Resmin öne çıkan noktalarından biri, milli-manevi tonların net hissiyatıdır. Başörtüsü, giyim tarzı, insanların bakış açısı; tüm bunlar 90'lı yılların başındaki sosyal ruh özelliğini yansıtıyor... A. Gafarli


