Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Bir donörün kanı üç hayat kurtardı - RÖPORTAJ

Elhan Nagiyev: "Son iki yılda bağışçı sayısı 40 binden fazla arttı" "İleride iki yeni kan bankasının açılması için çalışmalar sürüyor" "Bağışçıların yüzde 88'i erkek, yüzde 12'si kadın" Sağlık Bakanlığı Cumhuriyet Kan Bankası Genel Müdürü Elhan Nagiyev, Modern.az sitesine kapsamlı bir röportaj ve

0 görüntülememodern.az
Bir donörün kanı üç hayat kurtardı - RÖPORTAJ
Paylaş:

Elhan Nagiyev: "Son iki yılda bağışçı sayısı 40 binden fazla arttı" "İleride iki yeni kan bankasının açılması için çalışmalar sürüyor" "Bağışçıların yüzde 88'i erkek, yüzde 12'si kadın" Sağlık Bakanlığı Cumhuriyet Kan Bankası Genel Müdürü Elhan Nagiyev, Modern.az sitesine kapsamlı bir röportaj verdi. Kendisiyle yaptığımız röportajı okuyucularımıza sunuyoruz: Sayın Elkhan, Kan Bankası'ndaki en büyük eksiklik hangi kan gruplarında yaşanıyor ve rezervin tehlikeli seviyeye yaklaştığı zamanlar oluyor mu? Cumhuriyet Kan Bankası'ndaki durum dünya kan bankalarındaki eğilimlerle örtüşüyor. Toplumda hangi kan grupları daha yaygın, bağışçılar arasında da aynı tablo görülüyor. Genel olarak kanın tek kaynağı insandır. Azerbaycan'da en yaygın kan grupları A Rh pozitif (grup II) ve O Rh pozitif (grup I) kan gruplarıdır. Rh pozitif kan grubu nüfusun yaklaşık yüzde 33,3'ünü, O Rh pozitif ise yüzde 31,7'sini oluşturuyor. Negatif al yanaklı kan grupları daha az yaygındır. Örneğin AB Rh negatif kan grubu nüfusun yaklaşık yüzde 1,1'ini oluştururken B Rh negatif kan grubu yüzde 0,9'dur. Bu nedenle bazı kan gruplarına ait rezervlerin oluşumuna özel dikkat gösterilmesi gerekmektedir. Kan Bankasının temel görevlerinden biri nadir kan grupları için rezerv oluşturmaktır. Cumhuriyet Kan Bankası'nın merkez ve 8 bölge şubesi tek bilgi sistemi üzerinden çalışmaktadır. Tüm bilgiler merkeze iletilir ve kaynak tahsisi buradan yönetilir. Geçmiş yılların istatistiklerini inceleyerek hangi aylarda en çok hangi kan grubuna ihtiyaç duyulduğunu belirliyor ve ona göre planlama yapıyoruz Azerbaycan'da toplanan kanlar en çok hangi grup hastaların tedavisinde kullanılıyor ve son yıllarda ihtiyaç en çok hangi yönde arttı? Bugün dünyada olduğu gibi Azerbaycan'da da ağırlıklı olarak bileşen tedavisi uygulanmaktadır. Yani kan bir bütün olarak kullanılmaz, bileşenlerine ayrılır. Her bileşenin farklı bir saklama sıcaklığı ve raf ömrü vardır. Kan ve kan bileşenleri hem acil durumlarda hem de planlı tedavilerde kullanılmaktadır. Başlıca kullanım alanları talasemi, hemofili, onkohematolojik hastalıklar, çeşitli travmalar, araba kazaları ve planlı cerrahi operasyonlardır Yaz aylarında donör sayısındaki düşüş sistemi nasıl etkiliyor ve bu düşüş bazı durumlarda ameliyat veya tedavide gecikmelere neden oluyor mu? Mevsimsel dönemlerde, özellikle yaz ayları ve tatil dönemlerinde bağışçı sayısında bir miktar azalmalar görülebilmektedir. Bunun temel nedeni insanların tatile gitmesi ve göç faktörüdür. Bu durumu önceden dikkate alıp rezervlerimizi buna göre oluşturuyoruz. Gezici tugaylar aracılığıyla yıl boyunca çeşitli kurum ve kuruluşlarda kan bağışı kampanyaları düzenleniyor. Tatil dönemlerinde bu eylemlerin yoğunluğu bir miktar azalsa da oluşan rezervler sayesinde talebin tamamı karşılanıyor. Bugüne kadar ne TABİB'e bağlı kurumlarda ne de özel sağlık kuruluşlarında kan yetersizliğinden veya zamanında bakım yapılmamasından dolayı hasta kaybı yaşanmamıştır Sosyal ağlarda "acil kan lazım" duyuruları resmi sistemler üzerinden ne ölçüde paylaşılıyor ve resmi olmayan bağışçı sorunu günümüzde de güncel bir sorun olmaya devam ediyor mu? Herkes sosyal ağlarda bilgi paylaşabilir. Burada bazı zihinsel ve psikolojik faktörler de rol oynuyor. İnsanlar bazen sevdiklerinin tedavisi için mutlaka kendi bağışçılarını bulmaya çalışırlar. Ancak modern kan bankacılığı sisteminde bağış isimsiz olarak yapılmaktadır. Temel amaç belirli bir hastanın değil, sistemin bağışçısı olmaktır. Bu hem tıbbi hem de etik açıdan daha doğru bir yaklaşımdır. Bu tür reklamları araştırıyoruz. Deneyimlerimiz, başvuruların çoğunluğunun bilgi eksikliğinden ya da psikolojik nedenlerden kaynaklandığını gösteriyor. İnsanlar genellikle ilk önce Kan Bankasına gitmezler. Kan ve kan bileşenlerinin bağışı hasta veya yakınının talebi üzerine değil, sağlık kurumunun resmi talebi üzerine gerçekleştirilir. Tıbbi tesis bize hangi bileşenin gerekli olduğunu söyler ve biz de onu sağlarız Azerbaycan'da gönüllü bağışçılık kültürünün oluştuğunu mu düşünüyorsunuz, yoksa insanlar hâlâ kan bağışını çoğunlukla sevdikleri için mi yapmayı tercih ediyor? Gönüllü bağış kültürü her geçen yıl gelişiyor. Rezervlerimizi tam olarak gönüllü bağışçıların pahasına oluşturuyoruz. Örneğin gece doğumunda Şiddetli kanaması olan bir hasta girebilir. Yanında donör olmayabilir. Bu gibi durumlarda depolanan kan ve kan bileşenleri hayati önem taşır. Talasemi ve onkohematolojik hastalara sürekli hemotransfüzyon uygulanır. Sadece Talasemi Merkezi'ne 150-200 ünitenin üzerinde kan ve kan bileşeni gönderdiğimiz günler oluyor. İstatistiklere göre bağışçıların yüzde 14,8'i düzenli kan bağışçısıdır. Bağışçıların yüzde 88'i erkek, yüzde 12'si kadın. Son yıllarda kadın bağışçıların sayısında artış yaşanıyor. Bağışçıların sayısı sürekli artıyor. Bağışçı sayısı 2023'te 93 bin iken 2024'te 124 bin 146'ya, 2025'te ise 133 bin 892'ye ulaştı. 2026'nın ilk dört ayında ise 47 bin 633 bağışçı kayıt altına alındı. Nisan ayında rekor bir sayı kaydedildi: 14 bin 881 kişi kan bağışında bulundu. Bu rakamlar insanların sisteme güvendiğini ve gönüllü bağış kültürünün geliştiğini gösteriyor Bir bağışçının kanı laboratuvarda nasıl bölünür ve bu kan gerçekte kaç kişinin hayatını kurtarabilir? Transfüzyon tıbbının en önemli konularından biri donör kanının virüs güvenliğinin sağlanmasıdır. Donör kan verdikten sonra numuneler laboratuvara gönderilir. İlk aşamada serolojik testler yapılır. Bunun için sadece kan bankacılığı için tasarlanmış son derece hassas ekipmanlar kullanılır. Serolojik incelemenin ardından negatif sonuç veren tüm numuneler NAT (Nucleic Asit Testing – amplification of nucleic acid) teknolojisi ile kontrol edilir. Bu yöntem virüslerin daha erken bir aşamada tespit edilmesini sağlar. Kan grubu belirlendikten ve tüm güvenlik adımları tamamlandıktan sonra kan kullanıma sunulur. NAT teknolojisinin Azerbaycan'da uygulanmasına 2025 yılından itibaren başlanmıştır. Bu teknoloji dünyanın gelişmiş ülkelerinde kullanılan en modern güvenlik mekanizmalarından biridir ve nakledilen kanın virüs güvenliğinin sağlanmasında önemli rol oynamaktadır. Bir donörün kanı bileşenlerine ayrıldığında üç hayat kurtarabilir Son kullanma tarihi geçmiş kanla ilgili durum nasıl düzenleniyor ve bu sorun dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi Azerbaycan'da da görülüyor mu? Kan, insan vücudunun en değerli dokularından biridir. Her bağışçının verdiği kan bizim için ayrı bir önem taşıyor. Tüm kan bileşenleri elektronik ortamda kayıt altına alınmakta ve raf ömürleri sürekli takip edilmektedir. Amaç mümkün olduğunca hiçbir ünite kanın israf edilmemesini sağlamaktır. Örneğin eritrosit kütlesinin depolanma süresi 35-42 gündür. Taze donmuş plazma 24 aya kadar saklanabilir. Bazı bileşenlerin yalnızca 3-5 gün kullanılması gerekir. Uluslararası uygulamalarda olduğu gibi, teknik nedenlerle kullanılamaz hale gelen veya imha edilen bileşenler söz konusu olabilir. Ancak bu gösterge minimum düzeyde tutuluyor. Tek bir ünite kanın dahi yok olmadığı aylar bile oluyor Bölgelerdeki kan temini Bakü'ye göre ne gibi zorluklarla karşı karşıya ve bölgelerden başkente kan nakli süreci nasıl organize ediliyor? Kan stoklarının yönetimi tamamen dijital platform üzerinden gerçekleştirilmektedir. Cumhuriyet Kan Bankası'nın merkez ve 8 bölge şubesi tek sistem üzerinden faaliyet göstermektedir. Guba, Şeki, Berde, Mingeçevir, Şirvan, Lenkeran, Sumgayıt ve diğer bölgesel birimler görev alanlarına giren bölgelere kan temini sağlamaktadır. Merkezi sistem üzerinden her departmanda hangi kan grubunun stoku gerçek zamanlı olarak takip edilmektedir. İhtiyaç duyulduğunda kan bileşenlerinin bir bölgeden diğerine transferi organize edilir Acil durumlar için ayrı bir kan rezervi var mı ve özellikle 44 gün savaşı sırasında sistem hangi modda çalışıyordu? Evet, acil durumlar için ayrı bir stratejik rezerv bulunmaktadır. Bu göstergeler her gün, hatta iki saatte bir güncellenmekte ve sürekli izlenmektedir. 44 günlük Vatanseverlik Savaşı sırasında bağışçı faaliyeti son derece yüksekti. İnsanlar büyük bir vatanseverlik duygusuyla kan bağışı kampanyalarına gönüllü olarak katıldılar. O dönemde oluşan dayanışma sayesinde binlerce yaralının hayatı kurtarıldı. Bugün bile çeşitli devlet kurumları, özel kurum ve kuruluşlar kan bağışı kampanyalarına gönüllü olarak başvuruda bulunmaktadır Dijitalleşme ve yapay zeka teknolojileri son yıllarda Kan Bankası'nın çalışma prensibini nasıl değiştirdi ve gelecekte yapay kan teknolojileri bağışçı ihtiyacını nasıl azaltacak? yapabilir Şu anda hiçbir teknoloji insan kanının yerini tutamaz ve yakın gelecekte de mümkün görünmüyor. Kanın tek kaynağı insandır. Ancak dijitalleşme ve yeni teknolojiler kan hizmetlerinin yönetiminde önemli bir rol oynuyor. Gelecekte yapay zeka, kaynak planlaması, kan gruplarının bölgelere göre dağılımının analizi, lojistik ve kaynakların optimal dağıtımı gibi alanlarda daha yaygın olarak kullanılabilir. Yani teknoloji kanın yerini alamasa da kan hizmetinin daha verimli yönetilmesine önemli katkı sağlayabilir Bağışçıların yaş ve cinsiyet istatistikleri şimdi nasıl değişiyor ve özellikle kadınlar ve gençler arasında kan bağışının sağlığa zararlı olduğu yönündeki görüşler ne ölçüde doğru? İnsanlar arasındaki psikolojik engelin aşılması için kan bağışı ve bağışı kültürünün oluşturulması önemlidir. Farkındalık arttıkça insanlar kan bağışının tehlikeli bir süreç olmadığını anlıyorlar. Tam tersine bu işlem tamamen steril koşullarda, doktor gözetiminde gerçekleştirilir. Kan bağışının insan vücuduna da faydaları vardır. Hematopoez süreci güncellenir, donör düzenli olarak doktor tarafından muayene edilir ve vücuttaki süreçler izlenir. Aynı zamanda donör kanı en modern teknolojilerle enfeksiyon açısından kontrol ediliyor. Son yıllarda kadınlar arasında bağışa ilgi artıyor. Fizyolojik özellikler dikkate alındığında erkekler yılda 4 defa, kadınlar ise 3 defa kan bağışında bulunabilmektedir. Elbette kişinin genel sağlığına bağlıdır. İstatistiklerimiz bağışçıların ana grubunun 18-30 yaş arası kişiler olduğunu gösteriyor. Bağışçıların yaklaşık yüzde 60'ı bu yaş grubundadır. Bu durum özellikle gençler ve öğrenciler arasında bağış kültürünün oluşması açısından önemli bir göstergedir. Kadınların kan bağışı kampanyalarına katılımının artması sevindirici Bazen zayıf kişilerin kan bağışlamaması gerektiği söylenirken çoğunlukla fazla kilolu kişiler kan bağışlayabilir. Bu konuda düşünceleriniz neler? Bu konu belirli tıbbi protokollere göre düzenlenmektedir. Ağırlığı 50 kilonun altında olan kişilerden kan alınmaz. Tıbbi açıdan bakıldığında bu doğru kabul edilmez. Donör olabilmek için kişinin ağırlığının 50 kilonun üzerinde ve boyunun 150 santimetreden uzun olması gerekiyor. Sağlıklı insanlardan kan almak vücut için faydalı bir süreçtir ancak burada kilo ve genel sağlık mutlaka dikkate alınır Genel olarak kan bağışının donör açısından olumlu yönleri nelerdir? Ayrıca sağlıklı bir insan yılda kaç kez kan bağışlayabilir? Kan bağışlamanın vücut için önemli yenileyici faydaları vardır. Bu doğadaki süreçlerle karşılaştırılabilir. Örneğin bir bitki budandığında yeni çiçekler verir. İnsan vücudunda kan bağışı sırasında hematopoez süreci aktive olur. Kan hücreleri hematopoietiktir, yani kemik iliği kökenli hücrelerdir. Kan verildiğinde bu hücrelerin yenilenmesi ve yeni hücrelerin oluşması süreci gerçekleşir. Bununla birlikte kişide manevi bir tatmin duygusu da oluşur. İnsani bir adım atmak aynı zamanda kişinin iç dünyasına da olumlu etki yapar. Bazen insanlar hacamata başvuruyorlar. Ancak hacamat bazı durumlarda ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Yara ve yara bölgesinden enfeksiyon kapma ihtimali yüksektir. Kan bağışı steril koşullarda doktor gözetiminde gerçekleştirilir. Bu nedenle insanlara bu gibi durumlarda daha güvenli ve faydalı bir yol olarak kan bağışını tercih etmelerini tavsiye ediyoruz. Sağlıklı erkekler yılda 4 kez, kadınlar ise 3 kez kan bağışında bulunabilir En aktif bağışçılar hangi mesleki ve sosyal gruplardır? Sürekli kan bağışı yapan milletvekillerinin, siyasi-sosyal ve kültürel isimlerin isimlerini söyleyebilir misiniz? Kan bağışı kampanyalarına katılmayan kurum yok denilebilir. 14 Haziran Dünya Kan Bağışçıları Günü olarak kutlanıyor ve biz de o günü özel bir şekilde kutluyoruz. Bu alanda bize destek veren çeşitli kurum, kuruluş, bakanlıkların yanı sıra bireysel bağışçılar da var. Düzenli olarak 3 ayda bir gönüllü kan bağışçılarımız bulunmaktadır. Kendileriyle toplantılar yapıyoruz ve teşekkürlerimizi iletiyoruz. Çünkü bu kişiler kan hizmetine sürekli destek veriyorlar. Geçtiğimiz günlerde Milli Meclis'te kan bağışı kampanyası düzenlendi. Eyleme sağlık izinli milletvekilleri de katıldı. Askeri birliklerde de düzenli olarak kan bağışı kampanyaları düzenleniyor. Bizi kendileri davet ediyorlar. Büyük kuruluşlar ve holdingler de bu sürece aktif olarak katılmaktadır. Bağış gönüllülük esasına göre yapıldığından burada spesifik bir isim vermek doğru olmaz. Bizim için asıl mesele bu kültürün insanlarda oluşmasıdır. Yaşamları doğrudan donör kanına bağlı olan hasta grupları vardır. Bazı hastalara haftada en az 1-2 kez kan nakli yapılır. Bunları sağlamak devletimizin, sağlık sistemimizin ve bizlerin görevidir. Kan Bankasındaki faaliyet tutarlılık ve süreklilik ilkesine dayanmaktadır. Donörün kabulünden başlayarak kan ve kan bileşenlerinin işlenmesi, saklanması ve tıbbi kurumlara teslimine kadar olan tüm süreç zincirleme şekilde organize edilmektedir. Sistem, insan faktörünü en aza indirmek ve kan bileşenlerinin güvenli bir şekilde tedarik edilmesini sağlamak için maksimum düzeyde elektroniktir Azerbaycan'ın bağış sistemi yabancı ülkelerle karşılaştırıldığında hangi alanlarda geride kalıyor ve gönüllü bağışçı kültürünün tam olarak oluşmasının önündeki en büyük engel nedir? Birçok yönden avantajlarımız olduğunu düşünüyorum. Azerbaycan'da kan ve kan bileşenlerinin temini, işlenmesi ve virüs güvenliği teknoloji açısından Avrupa ülkelerinde uygulanan prensiplerle aynıdır. Geçtiğimiz günlerde İtalya'dan uzmanlar bizim çalışmalarımızla tanıştılar ve Azerbaycan'da bu seviyede bir çalışma yapılmasını beklemediklerini söylediler. Teknoloji olarak aynı sistemler uygulanmaktadır. Hatta bazı alanlarda daha modern çözümler de kullanılıyor. Dünya kan bankalarının temel sorunlarından biri bağışçı çekmektir. Çok şükür Azerbaycan'da bu alanda ciddi bir sıkıntımız yok. Halkımızın milli ve manevi değerleri, dini değerlerimiz, birbirimize destek olma ve paylaşma geleneğimiz bu alanda açıkça ortaya çıkıyor. Gelecekte sürekli bağış yapanlara belirli ayrıcalıklar sağlanması iyi olacaktır. Bu, bağışçı kültürünün daha da genişletilmesine yardımcı olabilir. Örneğin bağışçıya bir günlük çalışma izni verilmesi motivasyon açısından önemlidir. Türk Kızılayı temsilcileriyle yaptığım toplantıda bu deneyimi anlattığımda takdir ettiler. Biz bağışçıları sadece kan veren bir kişi olarak değil, bir sistemin parçası olarak görüyoruz. Onlar adına hizmet ettiğimiz insanlardır. Merkezimiz onlar için bir yuva haline geldi. Onları etkinliklerimize davet ediyoruz, ihtiyaç duyulduğunda onlar ve yakınları da bize yöneliyor. Aramızda karşılıklı güven ve yakınlık oluştuğunu söyleyebilirim Gelecekte "zorunlu bağışçı bulma" uygulamasının tamamen ortadan kaldırılabileceğini düşünüyor musunuz? Bugün hem Azerbaycan'ın hem de çoğu Avrupa ülkesinin deneyimi, bireysel bağışçı olmaktan ziyade sistem bağışçısı olmanın daha doğru bir yaklaşım olduğunu göstermektedir. Bu, hem bağışçının gizliliğini hem de mahremiyetin korunmasını sağlar. Gönüllü bağışın önemini hiçbir zaman kaybedeceğini düşünmüyorum. Tam tersine insanlar birbirlerine yardım etmeye hazır olduklarında toplum daha sağlıklı gelişir. Azerbaycan'da ve dünyanın birçok ülkesinde bağış gönüllülük esasına göre yapılmaktadır. Elbette insan sevdiği için kan bağışında bulunmak isteyebilir. Ancak bağışlanan kan sadece o kişiye değil, ihtiyaç sahibi diğer insanlara da yardım edebilir. Bunun temelindeki temel sorun ise kanın yeri doldurulamaz olmasıdır. Kanın yerini tutacak hiçbir şey yok Donör olmak için başvurup son anda fikrini değiştiren ve bunun temel nedeninin daha çok psikolojik korku veya sağlık kaygısı olan çok kişi var mı? Bazen böyle durumlar oluyor ve asıl sebebin bilgisizlik olduğunu düşünüyorum. Bazı insanlar kan gördüklerinde iğneden korkarlar. Bazen yakınları kan vermenin zararlı olduğunu söylüyor. Bu vakalar çok küçük bir oranda bağışçıyı kapsamaktadır. Bu kişilerle görüşülerek sürecin basit, güvenli ve acısız olduğu anlatılır. Uzun yıllardır bu alanda çalışan doktorlarımız var. Bağışçılarla psikolojik açıdan doğru iletişim kurarak endişelerini ortadan kaldırırlar Uzun yıllardır bu alanda çalışan biri olarak sizi en çok etkileyen ve unutmadığınız olay neydi? Beni en çok etkileyen olay, 44 gün süren Vatanseverlik Savaşı sırasında gözlemlediğimiz büyük bağışçı kalabalığıydı. İnsanlar ön saflarda olmasalar bile kan bağışı yaparak desteklerini göstermek istediler. Çok etkileyici bir manzaraydı. Temennimiz bundan sonra da her zaman barış ve huzurun olması. Çocukluğum Birinci Karabağ Savaşı'na denk geldi. O zamanlar 12-13 yaşlarındaydım. İkinci Karabağ savaşında halkın ve devletin nasıl birleştiğini gördük. Halk Cumhurbaşkanının etrafında kenetlendi, herkes birbirine destek oldu. Bugün Karabağ'da ve diğer bölgelerde kan hizmeti vermeye çalışıyoruz. Ülkemizin her bölgesinde vatandaşlarımızın yanındayız. İlerleyen süreçte iki yeni kan bankasının açılması için çalışmalar sürüyor. Bunlardan biri Doğu Zangezur ekonomik bölgesinde, diğeri ise Karabağ'da faaliyet gösterecek. Biri Laçın'da, diğeri Ağdam'da planlanıyor. Önemli olan bu işe hevesli olmanızdır. Doğum sırasında ağır kan kaybeden bir anneye kan verip onun hayatını kurtarabilmek en büyük manevi değerdir. En büyük sermaye insan sermayesidir. Bir insana yapılan yatırımdan daha değerli hiçbir şey yoktur

Kaynak: modern.az

Diğer Haberler