Bakü-Brüksel hattında yeni dönem: Kuralları Azerbaycan belirliyor - YORUM
Azerbaycan ile Avrupa Birliği arasındaki Güvenlik Diyaloğunun bu yıl 20 Mayıs'ta Bakü'de düzenlenen yedinci toplantısı, Brüksel ile ikili ilişkilerin niteliksel olarak yeni bir stratejik aşamaya girdiğini gösteriyor Taraflar, ikili ilişkilerin stratejik önemini ve daha geniş kapsamını gösteren for

Azerbaycan ile Avrupa Birliği arasındaki Güvenlik Diyaloğunun bu yıl 20 Mayıs'ta Bakü'de düzenlenen yedinci toplantısı, Brüksel ile ikili ilişkilerin niteliksel olarak yeni bir stratejik aşamaya girdiğini gösteriyor Taraflar, ikili ilişkilerin stratejik önemini ve daha geniş kapsamını gösteren formatı genişletme ve buna Azerbaycan-AB Siyasi ve Güvenlik Diyaloğu adını verme konusunda anlaştılar. Formatın genişletilmesi, bir yandan bugün dünyada yaşanan süreçler çerçevesinde AB'nin Azerbaycan'a gösterdiği özel ilgiyi gösterirken, diğer yandan resmi Bakü'nün uluslararası alanda artan siyasi ağırlığını ve stratejik etkisini bir kez daha ortaya koyuyor Kısa sürede AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaya Callas'ın Bakü ziyaretleri ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yapılan görüşmeler, bugün Bakü'nün Brüksel Orta Koridoru, küresel enerji güvenliği ve sürdürülebilir ulaşım bağlantılarının kurulması gibi büyük mega projelerin oluşturulmasında yeri doldurulamaz ve güvenilir bir ortak olduğunu kanıtlıyor Son yıllarda resmi Bakü'nün çok vektörlü dış politika seyrinde Avrupa ülkeleri ve başkentleriyle ilişkilerde bir değişiklik gözlenmektedir. Azerbaycan AB ile yeni, stratejik ve temel bir gündem oluşturuyor Bu açıdan bakıldığında Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın Tiran ve Kopenhag dahil olmak üzere AB'ye yaptığı ziyaretler, resmi Bakü'nün ikili formatta diplomatik coğrafyasını genişlettiğini bir kez daha gösteriyor Bu ziyaretler aynı zamanda Azerbaycan'ın ulusal çıkarlarını en üst düzeyde ön planda tuttuğunu da göstermektedir Bu yaklaşım aynı zamanda AB'nin artık Azerbaycan'ı yalnızca bölgesel istikrarı ve enerji güvenliğini koruyan bir devlet olarak görmediğini de gösteriyor. Brüksel, dış politika ve küresel konularda Bakü ile istişarelerde bulunuyor ve onunla ortak adımlar atma niyetini ifade ediyor. Bu yeni ve genişletilmiş ilişki biçimi, yakın gelecekte taraflar arasında daha büyük anlaşmaların ve ortak projelerin imzalanmasının hukuki ve siyasi temelini de hazırlıyor Bu diyalogların devamı olarak Bakü ile Brüksel arasında geleceğe yönelik küresel hedeflerin görüşülmesinin bekleneceği, işin ilginç yanı ise Azerbaycan'ın zaten bu tartışmalarda ve planlamalarda eşit ortak olarak hareket ettiği varsayılabilir Dünyadaki jeopolitik çalkantılar ve çatışmalar karşısında Avrupa, enerji haritasını yeniden çiziyor. Bu konuda Azerbaycan'ın alternatif ve güvenli güzergahlar sağlamadaki rolü eski kıtanın ekonomik istikrarı açısından vazgeçilmezdir. Orta Koridor ulaşım projesi taraflar arasındaki ilişkiyi bambaşka bir boyuta taşıyor. Brüksel, bu devasa transit hattının diğer alternatif güzergahlara göre yük taşıma süresini ve lojistik maliyetlerini önemli ölçüde azalttığını çok iyi biliyor Bakü'de gerçekleştirilen yedinci diyalogda Avrupalı yetkililerin ekonomik açıdan verimli ve sürdürülebilir ortaklık konusuna yaptığı vurgu bu perspektiften değerlendirilmelidir. Avrupa'nın siyasi merkezleri, dünyada yaşanan süreçler karşısında küresel lojistik zincirinin koptuğu bir dönemde Azerbaycan'ın güvenilir bir kavşak, sağlam bir köprü olduğunun bilincindedir. Bugün Brüksel'in Bakü ile kurduğu bu ilişkilerin her iki tarafın çıkarlarına hizmet ettiği, karşılıklı bağımlılığa dayalı, uzun vadeli ve çok yönlü bir strateji olduğu kesin olarak söylenebilir Bugün Azerbaycan 16 Avrupa ülkesine doğal gaz ihraç ediyor. Azerbaycan, Güney Gaz Koridoru'nun son noktası olan Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) aracılığıyla Avrupa'ya her yıl milyarlarca metreküp doğalgaz ihraç ediyor. Sadece son yılların resmi istatistiklerine bakacak olursak, ülkemizin Avrupa pazarına gaz ihracatı her geçen yıl artarak yıllık 11-12 milyar metreküp seviyesini aşmıştır En önemlisi taraflar arasında imzalanan stratejik mutabakat anlaşmaları çerçevesinde bu hacmin yakın gelecekte yıllık 20 milyar metreküpe çıkarılması hedefleniyor ve bu yönde çalışmalar istikrarlı bir şekilde sürdürülüyor. Bu durum eski kıtanın enerji tedarik coğrafyasını tamamen değiştirdi. 20 Mayıs'taki toplantı, küresel enerji krizlerinin ve keskin kaynak mücadelelerinin yaşandığı bir dönemde Azerbaycan'ın yükümlülüklerini kusursuzca yerine getiren bir ortak olduğunu bir kez daha kanıtladı Ancak şunu da vurgulamak gerekir ki, Azerbaycan sadece bugünün değil, geleceğin küresel enerji trendlerini de belirliyor. Ülkemizin zengin yenilenebilir enerji potansiyeli Bakü-Brüksel hattında yepyeni bir sayfa açıyor. Zaten yakın Karadeniz'in dibine döşenecek dev bir su altı kablosuyla "yeşil enerjinin" Azerbaycan'dan doğrudan Avrupa'ya taşınması planlanıyor. Bu tarihi proje, ülkemizin kıtanın ekolojik dönüşümünde ve “sıfır emisyon” hedeflerinde öncü bir rol üstlendiğini gösteriyor. Azerbaycan, Avrupa ülkeleri için sadece mavi yakıt değil aynı zamanda geleceğin temiz elektriğini de sağlayarak en güvenilir istikrar hattı haline geliyor Bu bağlamda Bakü ile Brüksel arasındaki bu stratejik ortaklığın, Avrupa'daki bazı çevrelerin taraflı yaklaşımı nedeniyle zaman zaman yapay engellerle karşı karşıya kaldığını da vurgulamak gerekiyor. Özellikle bu yılın nisan ayında Avrupa Parlamentosu'nda Ermeni yanlısı çevrelerin aldığı karar sonrasında resmi Bakü'nün meşru memnuniyetsizliği ve attığı adımlar (Euronest'ten çekilme, Avrupa Parlamentosu ile işbirliğinin sona erdirilmesi) Brüksel'de de net bir şekilde karşılanmadı Strazburg'da yapılan son genel kurul toplantısında Avrupalı milletvekilleri, Bakü ile yaşanan bu krizin gerçek nedeninin Avrupa Parlamentosu'nun kendi küstah politikası olduğunu açıkça itiraf ettiler. Avrupalı parlamenterler, onlarca yıldır süren çatışmaların ardından Azerbaycan ve Ermenistan'ın nihayet uzlaşmaya ve barış anlaşmasına bu kadar yaklaştığı bir dönemde, Brüksel'in yangını körükleyecek kararlar almasının tamamen yanlış bir hamle olduğunun bilincindeler Bu nedenle bazı güçlerin Azerbaycan'ı izole etme veya baskı yapma girişimlerinin hiçbir etkisi olamaz. Çünkü Avrupa Birliği'nin gerçek güvenlik ve ekonomik stratejisi, resmi Bakü'nün artan ağırlığını göz ardı edemeyecek gerçek çıkarlara dayanmaktadır Milletvekili Angelin Fure'un vurguladığı gibi, Azerbaycan'ın bu kararları sadece usuli bir adım değil, Avrupa'ya stratejik bir cezadır. Avrupa aynı zamanda Azerbaycan'dan gaz tedarikini sağlamaya çalışıyor ve siyasi baskı mekanizmalarını devreye sokmak istiyor. Ancak bu çifte standartlar artık işe yaramıyor. Avrupalı bazı siyasi çevreler önyargılı siyasetten ve dünyaya ders verme hastalığından kurtulmazsa, Orta Asya ve Güney Kafkasya'nın yeni yüzü Avrupa'sız kurulacak, jeopolitik olarak izole edilen taraf ise AB'nin kendisi olacaktır Çünkü Avrupa Parlamentosu'nun bir diğer üyesi Thomas Fröhlich'in de uyardığı gibi, Azerbaycan'la bu dilde konuşmaya devam etmek Avrupa'nın enerji güvenliğine son bir darbe indirebilir. Kısacası, bazı çevrelerin süreci bozma çabalarına rağmen, resmi Bakü'nün sarsılmaz konumu ve küresel lojistikteki yeri doldurulamaz rolü, bu yapay girişimleri boşa çıkarmakta ve Avrupa'yı gerçekle yüzleşmeye zorlamaktadır Bakü ile diyaloğu sürdürmek ve geliştirmek AB için sadece diplomatik bir seçenek değil, aynı zamanda küresel çıkarlarını doğrudan güvence altına almanın kaçınılmaz bir gerekliliğidir Sonuç olarak diyebiliriz ki, Bakü'de gerçekleştirilen bu tarihi toplantı, Azerbaycan ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin gelecekteki kaderinin bazı Avrupa başkentlerinin tek taraflı açıklamalarıyla değil, Bakü yetkilisinin oluşturduğu eşit ve pragmatik diyalog masasıyla belirlendiğini bir kez daha teyit etti. Bakü toplantısı Avrupa'nın üst düzey liderlerine açık bir mesaj verdi: Güney Kafkasya ve daha geniş coğrafyada sürdürülebilir barış, enerji güvenliği ve küresel ulaşım projeleri ancak Azerbaycan'ın liderliği ve rızasıyla gerçekleştirilebilir Kullanırken sitedeki materyallere başvurmak önemlidir. Web sayfalarında bilgi kullanıldığında hiperlink ile referans verilmesi zorunludur


