"Bakü Beyaz Şehir" projesi: Endüstriyel alanların ekolojik restorasyonunun başarılı bir örneği
21. yüzyılın jeopolitik ve ekonomik koşullarında kentler yalnızca yaşam alanı işlevinin çok ötesine geçmiştir. Zaten devletlerin gücünü, teknolojik yeteneklerini, çevresel taahhütlerini ve gelecek planlarını bünyesinde barındıran stratejik açıdan önemli platformlar olarak hizmet veriyorlar Dünyanı

21. yüzyılın jeopolitik ve ekonomik koşullarında kentler yalnızca yaşam alanı işlevinin çok ötesine geçmiştir. Zaten devletlerin gücünü, teknolojik yeteneklerini, çevresel taahhütlerini ve gelecek planlarını bünyesinde barındıran stratejik açıdan önemli platformlar olarak hizmet veriyorlar Dünyanın "akıllı şehir", yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kentleşme modelleri için yarıştığı bugünlerde, Azerbaycan da kentsel planlama konseptiyle dünyanın gündemine oturuyor. Hazar Denizi kıyısında yükselen yeni kentsel alanlar, işgalden kurtarılan topraklarda sıfırdan inşa edilen yenilikçi yerleşimler, ekolojik açıdan tehlikeli sanayi bölgelerinin modern şehirlere dönüştürülmesi, ülkenin yeni kalkınma felsefesinin temel göstergeleri haline geldi Bu dönüşüm, Milli Lider Haydar Aliyev'in belirlediği uzun vadeli kalkınma stratejisine dayanmaktadır. Azerbaycan'ı küresel enerji haritasına dahil eden "Yüzyılın Anlaşması"nı yazan ve ülkeye milyarlarca dolarlık yatırım akışının temelini atan oydu. Petrol gelirleri sadece ekonomik büyüme yaratmadı, yeni altyapıların oluşmasına, modern bir şehir planlama modelinin ve bambaşka bir şehircilik felsefesinin oluşmasına da zemin hazırladı. Sovyet sonrası coğrafyanın köhne sanayi şehri imajından uzaklaşan Bakü, yavaş yavaş Avrupa ve Orta Doğu'nun modern mimari unsurlarını bünyesinde barındıran küresel bir metropole dönüşmeye başladı Ancak bu gelişme, onlarca yıldır biriken ağır bir çevresel mirasla karşı karşıya kaldı. Bir zamanlar dünyanın en büyük petrol endüstrisi merkezlerinden biri olarak kabul edilen, Hazar kıyısı boyunca uzanan "Garaşaher" sadece bir sanayi bölgesi değil, aynı zamanda bir ekolojik felaket yeriydi. Burada toprak katmanları petrol atıklarıyla ıslanmış, sayısız gölet oluşturulmuş, atmosfere yayılan atıklar Bakü'nün ekolojik dengesini ciddi şekilde bozmuştur. Sovyet döneminde kısmi yeniden yapılanma girişimleri durumu değiştiremedi Bu nedenle olağanüstü derecede karmaşık ve iddialı bir hedef belirlendi: 221 hektarlık ağır sanayi alanının tamamen temizlenmesi ve burada ekolojik açıdan sürdürülebilir, dijital odaklı, insan merkezli yeni bir şehrin inşa edilmesi gerekiyordu. Aslında bu sadece yeni bir toplu konut inşaatı değildi, sanayi çağından sanayi sonrası ve "yeşil şehir" modeline geçişin simgesiydi Büyük sanayi kuruluşlarının adım adım taşınması, milyonlarca ton petrolle kirlenmiş toprağın temizlenmesi ve bölgenin yeniden yeşillendirilmesi, yıllar süren devasa bir mühendislik süreci haline geldi. Burada sadece binalar inşa edilmiyordu, aynı zamanda Bakü'nün gelecekteki kentsel yüzü de şekilleniyordu. 24 Aralık 2011'de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından temeli atılan "Bakü Beyaz Şehir" projesi, Azerbaycan'ın şehircilik tarihinde yeni bir aşamanın başlangıcı oldu Bir zamanlar petrol kokusuyla anılan bölge, artık geniş bulvarlar, yeşil şeritler, bisiklet yolları, modern yerleşim mahalleleri ve avangart mimari örnekleriyle kentsel bir mekana dönüşüyor. Projenin temel ayırt edici özelliği sadece estetik görünümü değil, çevresel sürdürülebilirliği de esas almasıdır. "Bakü Beyaz Şehir"de inşa edilen konut binalarının çoğu, BDT'de ilk kez uluslararası BREEAM çevre sertifikasyon standartlarına göre tasarlandı. Bu durum projeyi enerji verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması ve çevresel risklerin yönetimi açısından küresel örneklerden biri haline getiriyor Bölge, klasik kent mantığının aksine “şehir içinde şehir” prensibiyle oluşturulmuştur. Burada 10 bloktan oluşan 6-8 katlı binalar inşa edilmiş, konut, iş, eğitim ve dinlenme alanları tek mekanda birbirini tamamlıyor. İnsanlar uzun mesafelere seyahat etmeden günlük yaşamlarını düzenleyebilirler. Bu yaklaşım dünyanın önde gelen şehir plancılarının “15 dakikalık şehir” konseptine denk geliyor Bakü'nün tarihinde Hazar Denizi her zaman şehrin nefesi olmuştur. Ancak sanayileşmeyle birlikte kıyı şeridi yavaş yavaş fabrika borularının, petrol depolarının ve teknik tesislerin arkasında kayboldu. "Bakü Beyaz Şehir" projesi aslında Bakü'nün Hazar Denizi ile ilişkisini yeniden tesis etti. Artık burada deniz kıyısında yaya bölgeleri, parklar ve kamusal alanlar oluşuyor Alanın beşte birinden fazlasının park ve bahçelere ayrılmış olması, projenin ekolojik felsefesini açıkça ortaya koyuyor. Toplam alanı 35 hektarı aşan Central Park, sadece yeşilliklerle kaplı bir alan değil, aynı zamanda şehrin kamusal ve sosyal yaşamının da merkeziydi. ana merkezlerden biri haline geldi. Park alanına 19 farklı türde 2.100 ağaç dikildi, çocuklara ve sporculara özel oyun alanları oluşturuldu, geniş sokaklar oluşturuldu, çiçek tarlaları oluşturuldu, 9 adet çeşme inşa edildi ve çeşitli dinlenme alanları düzenlendi. Bütün bunlar, modern şehir planlama anlayışında artık beton hacminin değil, insanların konforunun ve yaşam kalitesinin esas odak noktası olduğunu kanıtlıyor Bu yaklaşım uluslararası mimarlık çevrelerinin de ilgisini çekmiştir. 2025 yılında 19. Venedik Mimarlık Bienali çerçevesinde sunulan "Denge. Azerbaycan motifleri" pavyonunda "Bakü Beyaz Şehir" projesinin sunumu, Azerbaycan'ın kentsel planlama modelinin şimdiden uluslararası şehircilik tartışmalarının bir parçası haline geldiğini gösterdi Azerbaycan'ın modern şehircilik anlayışı artık sadece Bakü ile sınırlı değil. Son yıllarda hayata geçirilen projeler, yeni bina ve yolların yapımıyla birlikte ülkedeki kentleşme sürecinin dijital teknolojiler, ekolojik yaklaşımlar ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin birlikteliğine dayalı olarak şekillendiğini gösteriyor Şu anda Azerbaycan'da 79 şehir bulunmaktadır ve son 15 yılda yaklaşık %19'luk nüfus artışı, başta Bakü olmak üzere büyük şehirlerde kaydedilmiştir. Devlet Şehir Planlama ve Mimarlık Komisyonu'nun hesaplamalarına göre bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da devam etmesi bekleniyor. Bu nedenle ülkenin kentsel planlama politikası giderek güncellenmektedir. 67 ilin master planı hazırlandı, 12'sinin ise tamamlanma aşamasında. Diğer yerleşim yerlerinin evrak işlemleri devam ediyor Bu süreçte dikkat çeken temel nokta, kentlerin hem mimari hem de işlevsel ve ekolojik açıdan yeniden düşünülmesidir. Modern şehircilik artık ulaşımı, enerjiyi, dijital yönetimi ve insan konforunu birbirinden ayrı değil tek bir sistem olarak görmüyor 44 gün süren Vatanseverlik Savaşı'nın ardından işgalden kurtarılan Karabağ ve Doğu Zengezur'da yürütülen imar çalışmaları, Azerbaycan'ın yeni şehircilik felsefesinin en parlak örneği oldu. Bu bölgelerde amaç sadece tahrip olmuş yerleşimleri restore etmek değil, aynı zamanda geleceğin kentsel ve kırsal modellerini inşa ederek "akıllı", sürdürülebilir ve ekolojik açıdan dengeli yaşam alanları yaratmaktır Bu açıdan Ağalı Köyü ayrı bir önem taşıyor. Azerbaycan'ın ilk "akıllı köy" modeli olarak kabul edilen Agali, geleneksel köy kavramına bambaşka bir anlam kazandırıyor. Burada alternatif enerji kaynakları, dijital kontrol sistemleri, enerji tasarruflu evler ve "yeşil teknolojiler" tek bir konseptte birleşiyor. Köy, geleceğin bugünden inşa edilen yaşam modelinin bir prototipi gibidir Agali'de enerji temini için Hekari nehrine her biri 212 kW kapasiteli üç hidrolik türbin kuruldu. İdari binaların çatısına yerleştirilen 325 kW'lık güneş panelleri, alternatif enerji kullanım ölçeğini daha da genişletiyor. Konutlarda kullanılan kombi ısıtma sistemleri, güneş kollektörleri ve enerji tasarruflu ekipmanlar enerji tüketimini minimuma indirmektedir. Özel yalıtım malzemeleri ısı kaybını azaltarak hem çevresel hem de ekonomik verimlilik yaratır Köydeki ekolojik yaklaşım enerjiyle sınırlı değil. Atık suyun biyolojik olarak arıtılması sonucunda yılda 41.000 metreküp teknik su yeniden kullanılabilmektedir. Bu, su kaynaklarının verimli kullanılması açısından önemli bir göstergedir Agali dijital altyapı açısından klasik köy modelinden oldukça uzak. Yüksek hızlı GPON internet ağı burada faaliyet göstermektedir. "Akıllı" gözetleme kameraları, bilgi panoları, sesli anons sistemleri, Wi-Fi noktaları ve otomatik hava durumu istasyonlarıyla donatılmış çok işlevli ışık direkleri tek bir dijital yönetim ortamı oluşturur. Gördüğümüz gibi teknoloji burada günlük yaşamın kontrol unsuru haline geliyor Aslında Karabağ ve Doğu Zengezur'da uygulanan projeler Azerbaycan'ın gelecekteki kentsel planlama stratejisi için bir nevi laboratuvar görevi görüyor. Bu alanlarda test edilen yenilikçi çözümler gelecekte ülkenin diğer bölgelerinde de uygulanabilir Azerbaycan'ın kentsel deneyiminin küresel sunumu 17-22 Mayıs tarihlerinde Bakü'de düzenlenecek olan Dünya Şehir Planlama Forumu 13, Azerbaycan'ın kazandığı bu tecrübeyi uluslararası platformda sunmak için önemli bir fırsat yaratacak. Bakü dünyasının farklı ülkelerinden şehir plancıları, mimarlar, yatırımcılar ve politikacılar Dönüşüm yolunu yakından gözlemleyecekler Çünkü Azerbaycan sadece enerji ihraç eden bir ülke değil. Sanayi sonrası dönüşüm, ekolojik restorasyon ve “akıllı şehircilik” alanında da kendi modelini geliştiren ülkelerden biri haline geliyor. Bakü, petrolden doğan, ancak geleceğini "yeşil şehir" felsefesi üzerine inşa eden modern bir metropol olarak bu değişimin en parlak simgesidir Kullanırken sitedeki materyallere başvurmak önemlidir. Web sayfalarında bilgi kullanıldığında hiperlink ile referans verilmesi zorunludur


