Şuşa'ya ithaf edilen kitap Bağdat'ta tanıtıldı
Iraklı profesör Mutez Muhy Abdülhamid'in yakın zamanda ikinci baskısı yayınlanan "Azerbaycan'ın İncisi Şuşa" adlı kitabı, Irak'ta seyahat edebiyatı alanında Naji Cevad el-Saati ödülüne layık görüldü. Ödül töreni Bağdat Kültür Merkezi'nde düzenlendi Etkinliğe Iraklı tanınmış bilim adamları, edebiyat

Iraklı profesör Mutez Muhy Abdülhamid'in yakın zamanda ikinci baskısı yayınlanan "Azerbaycan'ın İncisi Şuşa" adlı kitabı, Irak'ta seyahat edebiyatı alanında Naji Cevad el-Saati ödülüne layık görüldü. Ödül töreni Bağdat Kültür Merkezi'nde düzenlendi Etkinliğe Iraklı tanınmış bilim adamları, edebiyat eleştirmenlerinin yanı sıra Azerbaycan Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Elnur Memmedzade de katıldı Mutez Muhy Abdülhamid konuşmasında kitabı hakkında kısa bilgiler verdi. Şuşa'nın sadece turistik bir destinasyon olmadığını, aynı zamanda tarih, kültür ve kadim hafızanın buluştuğu önemli bir merkez olduğunu kaydetti. Şehir yüzyıllardır Kafkasya'nın edebiyat, müzik ve mimari hayatında özel bir yere sahip olmuştur. Onun hakkında yazmak, güzellik ile trajedi, geçmiş ile bugün arasındaki karmaşık tarihsel çizgiye dokunmaktır Yazar, "Azerbaycan'ın incisi Şuşa" kitabında şehrin zengin tarihini, kadim görkemini ve kültürel mirasını detaylı bir şekilde anlattığını sözlerine ekledi. Eserde Şuşa'nın bir zamanlar güzellik ve sanatseverlerin uğrak yeri olduğu belirtiliyor. Doğa harikası, mimari zenginliği ve şiirsel ortamı kenti bölgenin en önemli kültür merkezlerinden biri haline getirmiştir Etkinlikte konuşan büyükelçiliğin geçici maslahatgüzarı Elnur Mammadzadeh, Şuşa şehrinin tarihi hakkında bilgi verdi. Diplomat, Şuşa'nın İslam dünyasının 2024 kültür başkenti ilan edildiğini söyledi Diplomat, Şuşa'nın Azerbaycan'ın seçkin kültür ve sanat şahsiyetlerinin anavatanı olduğunu hatırlatarak, şehrin sadece ülke içinde değil, tüm Kafkasya bölgesinde önemli bir kültür merkezi olarak tanındığını söyledi Konuşmada Şuşa'nın tarihi ve dini eserlerinin işgal sırasında ciddi şekilde tahrip edildiğine dikkat çekildi. Kentin tarihi yüzünün restorasyonu yönünde geniş çaplı çalışmaların yapıldığı, çok sayıda caminin restore edildiği, diğer anıtlarda ise restorasyon çalışmalarının devam ettiği bildirildi Geçici işler avukatı, Şuşa'nın tüm zorluklara rağmen Azerbaycan ruhunu koruduğunu vurguladı. Kentin özgürleştirilmesinin ülkenin modern tarihinin en parlak sayfalarından biri olduğunu kaydetti. Diplomat, "Bugün Şuşa sadece bir kültür merkezi değil, aynı zamanda kahramanlığın, zaferin ve barışın da sembolüdür." diye ekledi Iraklı edebiyat eleştirmeni Profesör Rıza Kamil el-Musavi konuşmasında söz konusu kitabın temel özelliklerinden bahsetti. Kitabın ana sanatsal özelliklerinden birinin de Şuşa'nın eserin baş kahramanı haline gelmesi olduğu kaydedildi. Metin boyunca kent, hisseden, yaralanan, hafızasını kaybeden ve yeniden kazanan canlı bir varlık olarak sunulur. Yazar, büyük şehirlerin savaşlarda değil, hafızada, müzikte ve kültürde yaşadığını, sonradan yeniden canlandığını göstermeye çalışıyor Bilim insanı, çalışmada Şuşa'nın mimari mirasına da özel bir yer verildiğine dikkat çekti. Antik çarşılar, taş kemerler, hamamlar, camiler ve kale duvarları, mimari örneklerden ziyade şehrin kültürel kimliğinin yaşayan simgeleri olarak sunuluyor Etkinlikte yapılan konuşmalarda yazarın sanatsal betimleme ve analizleri birleştirerek hem kişisel gözlemlerini hem de halkımızın kolektif hafızasını okuyucuyla buluşturduğu da kaydedildi. Eser sadece bir gezi yazısı değil, aynı zamanda taşlarında, sokaklarında tarihin izlerini taşıyan bir şehrin hikayesi Iraklı seyyah, yazar ve hukukçu Naji Cevad el-Saati'ye Mirasın Korunması Komitesi tarafından ödül verilen kitabın, "Şuşa Yılı" ile ilgili eylem planı çerçevesinde Azerbaycan'ın Irak Büyükelçiliği'nin desteğiyle yayımlandığını da belirtelim Kitap, "Karabağ Hanlığı'nın başkenti Şuşa" ve "Savaş ve barış arasındaki Şuşa şehrinin kültürel mirası" olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Kitabın giriş bölümünde 44 gün süren Vatanseverlik Savaşı hakkında genel bilgi veren yazar, bu savaşın çıkmasının tarihi ve siyasi sebeplerine değindi, Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın savaş sırasında yaptığı konuşma ve röportajlardan alıntılar yaparak birçok noktaya açıklık getirdi. Bu bölümde BM'nin tanınmış dört kararı ve çeşitli uluslararası kuruluşların açıklamaları hakkında da bilgi verildi Birinci bölümde Şuşa şehrinin eski çağlardan günümüze kadar olan tarihi anlatılmaktadır. Yazar, tarihi kaynaklara ve Avrupalı oryantalistlerin görüşlerine atıfta bulunarak, bu şehrin Azerbaycan'ın kadim bir şehri olduğunu gerekçelendiriyor. Şuşa şehrinde insan yerleşiminin tarihi Tunç Çağı'na kadar uzanmaktadır ve daha sonraki dönemlerde bu şehrin temeli Karabağ Hanı Penahali Han tarafından atılmıştır. güvenilir gerçeklerle sunuldu "Savaş ve barış arasında Şuşa'nın kültürel mirası" başlıklı ikinci bölüm, Şuşa kültürüyle ilgili konuları kapsayan birçok alt bölümden oluşmaktadır. Yazar, Şuşa şehrinin zengin kültürel mirasına ve önemli şahsiyetlere ilişkin bilgilere dikkat çekti. Şuşa halkının yarattığı kültürün sadece Azerbaycan halkının değil, İslam dünyasının kültürel mirası açısından da eşsiz bir örnek olduğu vurgulandı. Yazar bu bölümde Şuşa şehrinde inşa edilen maddi ve kültürel eserler, camiler, kiliseler ve mabetler, kervansaray ve çarşılar, saraylar, müzeler ve kütüphaneler, bunların kendine özgü mimari tarzı ve tarihi önemi ("Azertaj") hakkında ayrıntılı bilgi vermiştir

