Azerbaycan'ın kentsel modeli: Tarih, modernleşme ve sürdürülebilir gelecek
Bakü'de düzenlenen Dünya Kentsel Gelişim Forumu'nun (WUF13) 13. Oturumuna dünyanın büyük ilgisi ve rekor sayıda katılımcının katılımı sadece hepimiz için gurur verici bir manzara değil. Aynı zamanda Azerbaycan'ın yer seçiminin artık tesadüfi olmadığını da tüm dünyaya gösteriyor. Bu seçim sadece orga

Bakü'de düzenlenen Dünya Kentsel Gelişim Forumu'nun (WUF13) 13. Oturumuna dünyanın büyük ilgisi ve rekor sayıda katılımcının katılımı sadece hepimiz için gurur verici bir manzara değil. Aynı zamanda Azerbaycan'ın yer seçiminin artık tesadüfi olmadığını da tüm dünyaya gösteriyor. Bu seçim sadece organizasyonel ve teknik yeteneklerin değerlendirilmesi ile sınırlı olmayıp, aynı zamanda Azerbaycan'ın küresel kentsel planlama ve sürdürülebilir kalkınma söylemine artan katılımının bir göstergesi olarak da işlev görmektedir Azerbaycan'ın küresel kentsel platforma ev sahipliği yapması tesadüf değil dedik. Burada dikkat edilmesi gereken ilk önemli nokta milletimizin tarihsel olarak şehir kurma medeniyeti geleneğine sahip olmasıdır. Bu yönü, kentleşme konusunu yalnızca modern bir kalkınma stratejisi olarak değil, aynı zamanda tarihsel-kültürel süreklilik çerçevesinde de değerlendirmeye olanak sağlamaktadır Bu ne anlama gelir? Bu, Azerbaycan topraklarının eski çağlardan beri Doğu şehirleşmesinin önemli merkezlerinden biri olarak oluştuğu anlamına gelir. Tarihi kaynaklar ve arkeolojik çalışmalar bu coğrafyada kent kültürünün oluşumunun erken dönem devlet geleneklerinin, ticaret yollarının ve zanaat merkezlerinin gelişimine paralel olarak gerçekleştiğini kanıtlamaktadır. Özellikle Büyük İpek Yolu üzerinde bulunan Azerbaycan şehirleri sadece ekonomik alışverişin yapıldığı yerler değil, aynı zamanda siyasi yönetimin, bilimsel fikirlerin ve kültürel entegrasyonun da taşıyıcılarıydı. Belirtecek olursak Gebele, Gence, Nahçivan, Şamahı ve diğer şehirleri sayabiliriz. Örneğin Kafkas Arnavutluk'unun başkenti olan Gebele, bölgenin ilk kent merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Arkeolojik kazılar burada gelişmiş şehir planlamasının, savunma altyapısının ve zanaat geleneklerinin varlığını doğrulamaktadır. Kebele örneği, Azerbaycan topraklarındaki kentsel yaşamın rastgele değil, sistematik bir medeniyet sürecinin sonucu olduğunu göstermektedir. Gence, Orta Çağ Doğusunun en büyük şehirlerinden biri olarak kentsel gelişimin önemli bir örneğidir. Sadece bir ekonomi ve zanaat merkezi değil, aynı zamanda entelektüel ve edebi bir ortamın oluştuğu bir şehirdi. Kentin mimari gelenekleri, çarşı sistemi, mahalle yapısı ve kamu kurumları, klasik Doğu kent modelinin gelişmiş biçimini yansıtmaktadır. Bu anlamda Gence, kent kültürü ile sosyal organizasyon arasındaki etkileşimin tarihsel bir örneği olarak hareket etmektedir. Nahçıvan, Azerbaycan'ın kadim şehircilik geleneğinin devamlılığını gösteren bir diğer önemli merkezdir. Nahçıvan farklı zamanlarda bölgesel siyasi ve ekonomik merkez olarak hizmet vermiş ve burada oluşan mimarlık ekolü, İslam Doğu'nun kentsel-estetik düşüncesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olmuştur. Özellikle Ajami mimari geleneği, kentsel mekanın işlevsel ve estetik organizasyonunun sentezini göstermektedir. Azerbaycan'ın şehir inşa eden bir millet olarak oluşumunun tarihi kanıtlarından biri Şamahı'dır. Orta Çağ'da Şirvanşahlar devletinin ana merkezlerinden biri olan Şamahı, siyasi yönetim, ticaret ve kültür açısından bölgenin önde gelen şehirlerinden biri olarak kabul ediliyordu. Her ne kadar şehir defalarca yıkıcı depremlerden etkilenmiş olsa da, yeniden yapılanması buradaki kentsel yaşamın yüksek derecede dayanıklılığa ve uyum yeteneğine sahip olduğunu gösteriyor Bunlar ve diğer tarihi şehirler Azerbaycan'ın şehir kimliğinin tarihi temelini oluşturmaktadır. Bu kimlik, yalnızca fiziksel kentsel mekanların varlığıyla değil, aynı zamanda kentsel yönetimin, zanaat ekonomisinin, sosyal kurumların ve mimari düşüncenin yüzyıllar süren gelişimiyle de karakterize edilir İkinci nokta ise Azerbaycan'ın son yıllarda uyguladığı şehir planlama politikasında kentsel gelişimin kurumsal modernleşmeye paralel olarak gerçekleştirilmesidir. Bu süreç tarihi ve kültürel mirasın korunmasıyla eş zamanlı olarak yürütülmektedir. Modern kent planlama teorilerinde "tarihsel süreklilik" ve "kentsel kimlik" kavramları özel bir öneme sahiptir. Azerbaycan deneyiminde şehirlerin modernizasyonu sadece yeni altyapıların inşası ile sınırlı olmayıp, aynı zamanda tarihi mimari mirasın, geleneksel kentsel mekanların ve kültürel hafızanın korunmasını da içermektedir Azerbaycan'da kentsel planlama politikasının "muhafazakar modernleşme" modeli çerçevesinde geliştiğini belirtmek gerekir; Burada tarihi miras, kentsel dönüşümün alternatifi değil, bir parçası haline gelmiş ve bu politika daha sistematik, kurumsal ve stratejik hale gelmiştir. Azerbaycan'ın kentsel gelişim modeli halihazırda yerel altyapı projeleri seviyesinden devlet politikasının öncelikli yönlerinden birine geçmiştir. Son yıllarda uygulanan projeler, Azerbaycan'da şehir planlamasının sadece bir inşaat ve altyapı faaliyeti değil, aynı zamanda sosyal refahın iyileştirilmesine, ekolojik dengenin korunmasına, kültürel mirasın korunmasına ve bölgesel kalkınmanın sağlanmasına hizmet eden karmaşık bir devlet politikası olduğunu göstermektedir En önemli nokta ise çatışma sonrası mekanların yeniden inşası sürecidir. Kurtarılan alanlarda uygulanan "akıllı şehir" ve "akıllı köy" kavramları, klasik yeniden yapılanma modelinden farklı olarak dijital teknolojiler, yeşil enerji, sürdürülebilir kaynak yönetimi ve yenilikçi kentsel planlama ilkelerine dayanmaktadır. Bu yaklaşım, çatışma sonrası bölgelerde yeni bir kentsel gelişim modelinin oluşması açısından uluslararası düzeyde ilgi duyulan bir örnek olarak değerlendirilebilir. Özellikle BM'nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri çerçevesinde güvenli, kapsayıcı ve sürdürülebilir yaşam alanları yaratma önceliği ile Azerbaycan'ın uyguladığı yeniden inşa politikası arasında kavramsal bir uyumluluk bulunmaktadır Susa, Ağdam, Fuzuli, Zengilan ve diğer yerleşim yerlerinde gerçekleştirilen imar çalışmaları, yalnızca tahrip edilen kentsel mekanın fiziksel olarak restorasyonu olarak değil, aynı zamanda yeni bir şehir planlama felsefesinin uygulanması olarak da değerlendirilebilir. Burada uygulanan projeler "akıllı şehir" ve "akıllı köy" modelleri, dijital yönetim altyapısı, yeşil enerji teknolojileri, çevresel sürdürülebilirlik ve fonksiyonel mekansal planlama ilkelerine dayanmaktadır. Dolayısıyla Azerbaycan, çatışma sonrası mekanların kentsel dönüşümü alanında yeni normatif model oluşturmaya çalışan devletlerden biridir Modern uluslararası ilişkiler sisteminde çatışmaların, bölgesel çatışmaların ve insani krizlerin arttığı bir dönemde Azerbaycan, çatışma sonrası yeniden yapılanmayı uygulayan ve uluslararası işbirliği platformu oluşturan bir devlet olarak ender bir örnek sergiliyor. Özellikle Azerbaycan'da küresel etkinliklerin düzenlenmesi, ülkenin uluslararası sistemde diyalog için güvenli, istikrarlı ve güvenilir bir yer olarak algılandığını göstermektedir. Bakü'de iklim değişikliği, sürdürülebilir kentleşme, enerji güvenliği ve çatışma sonrası kalkınma gibi konuların tartışılması, Azerbaycan'ın uluslararası siyasi sistemdeki artan işlevsel rolünü kanıtlıyor Ülkemizde düzenlenen şehir planlama forumunun bu kadar ilgi görmesinin nedenlerinden biri de Azerbaycan'ın jeostratejik konumudur. Güney Kafkasya bölgesinde yer alan Azerbaycan, Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ulaşım koridorlarının kesişim noktasında yer alması nedeniyle ulusötesi iletişim ve lojistik sisteminde önemli bir işlevsel rol oynamaktadır. Modern uluslararası ilişkiler teorisinde "bağlayıcı devlet" kavramıyla açıklanan bu statü, Azerbaycan'ın farklı bölgeler arasında siyasi ve ekonomik diyalog için bir platform haline gelmesini sağlıyor Başka bir deyişle Bakü'nün WUF13 gibi küresel bir kentsel platforma ev sahipliği yapması, kentsel planlama konularının sadece yerel değil, aynı zamanda jeopolitik ve jeoekonomik açıdan da tartışılmasına olanak sağlıyor. Bununla birlikte Azerbaycan'ın uluslararası etkinliklerin düzenlenmesi alanında oluşturduğu kurumsal deneyim de dikkate alınmalıdır. Ülkenin son yıllarda ev sahipliği yaptığı çok taraflı uluslararası forumlar ve zirveler, devletin üst düzey koordinasyon, güvenlik ve lojistik yeteneklerini ortaya çıkardı. Bu faktör sadece uluslararası kuruluşlar için güvenilir bir ortaklık ortamı oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda Azerbaycan'ın küresel yönetim platformlarına katılım fırsatlarını da genişletiyor Dolayısıyla Azerbaycan'ın modern kentsel planlama modeli, tarihi kentleşme geleneklerinin, ulusal-kültürel mirasın korunmasının, stratejik devlet yönetiminin ve çatışma sonrası yeniden imar deneyiminin sentezinden oluşan karmaşık bir kalkınma modeli olarak değerlendirilebilir. Bu model hem bölgesel kentsel gelişim hem de uluslararası kentsel planlama söylemi bağlamında özel bir analitik öneme sahiptir

