Azerbaycan tarımsal devlet programına 2 milyar doların üzerinde yatırım yapacak - resmi
İSMAYILLI, Azerbaycan, 12 Haziran. Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın sosyo-ekonomik konulardaki yardımcısı Halid Ahadov, Azerbaycan'daki tarımsal devlet programına 5 milyar manattan (2,9 milyar dolar) fazla yatırım yapılacağını söyledi Ahadov bu açıklamayı, Azerbaycan'da 2026-2030 Tarımsal Üretim ve İş

İSMAYILLI, Azerbaycan, 12 Haziran. Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın sosyo-ekonomik konulardaki yardımcısı Halid Ahadov, Azerbaycan'daki tarımsal devlet programına 5 milyar manattan (2,9 milyar dolar) fazla yatırım yapılacağını söyledi Ahadov bu açıklamayı, Azerbaycan'da 2026-2030 Tarımsal Üretim ve İşleme, Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Devlet Programı çerçevesinde yürütülen bölgedeki Dağlık Şirvan ekonomik bölgesi hakkında bölgesel istişarelerde yaptı Programda öngörülen önlemlerin uygulanması için kamudan 2 milyar manattan (1,18 milyar dolar) fazla, özel sektörden ise yaklaşık 3 milyar manat (1,7 milyar dolar) çekilmesinin planlandığını açıkladı Ona göre, kabul edilen devlet programının dört buçuk yıl içinde hayata geçirilmesi gerektiğini dikkate alarak, Cumhurbaşkanımızın bu programın uygulanmasına derhal başlanması talimatı doğrultusunda, zaman kaybetmeden önümüze konulan görevleri uygulamaya başlamalıyız "Tüm merkezi ve yerel yürütme organlarının koordineli faaliyetlerinin sağlanması ve özel sektörün yatırım ve yönetim yeteneklerinin harekete geçirilmesi sonucunda Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından önümüze konulan görevlerin tam olarak yerine getirilmesini sağlayabiliriz." Ahadov, su ve toprak kaynaklarının verimli kullanımının temel önceliklerden biri olduğuna dikkat çekti Ahadov, "Modern sulama sistemlerinin uygulamaya konması, çiftlik içi sulama ağlarının iyileştirilmesi, mevcut kanalların temizlenmesi ve çiftçilerin eğitimi özel dikkat gerektirmektedir." dedi Yetkili, tarım sektöründe verimliliğin artırılması, sulama ve enerji arzının iyileştirilmesi, modern teknolojilerin uygulamaya konulması ve tarımsal teknik önlemlerin zamanında uygulanmasının ancak tüm yürütme organlarının ortak faaliyetleri sonucunda mümkün olabileceğinin altını çizdi "Bugünkü toplantıya katılan yürütme organlarının başkanları, girişimciler ve büyük çiftliklerin temsilcileri, Devlet Programından kaynaklanan aşağıdaki görevlerin uygulanmasına özel önem vermelidir. Yürütme organlarının başkanları, ilgili kurumların temsilcileriyle birlikte, devlet programına dayalı olarak tarım sektöründeki ana yönlere yönelik hedef göstergeleri ve sonuç göstergelerini belirlemeli ve her bölge için sosyo-ekonomik kalkınma programının hazırlanmasını sağlamalı, alanlardaki girişimciliği ve yerel üreticileri desteklemek için gerekli tüm önlemleri almalı, işleme tesisleri, silolar ve soğuk hava depoları kurmalı, Modern sulama sistemlerinin uygulanmasının yaygınlaştırılması ve özellikle pamuk ve tahıl yetiştiriciliği alanlarında tarımsal ürünlerin üretiminde verimliliğin artırılması, yerel fırsatları kullanarak çiftçiler ve girişimciler arasında devlet programının tanıtımını günlük görev haline getirmesi, bu işin ana düzenleyicisi olarak hareket etmesi, sistematik ve karmaşık önlemlerin çağın gereklerine uygun olarak uygulanmasını sağlaması, tanıtımın temeli Cumhurbaşkanının tarımsal konulara yönelik toplantıda konuşması olmalıdır İdari makamların başkanlarının yerel temsilcileri de dahil olmak üzere, il ve ilçe yürütme makamlarının her çalışanı, bu konuşmayı derinlemesine incelemeli ve propaganda çalışmalarında buna dayandırmalı, tüm yeteneklerini seferber etmeli, girişimcilerin ve çiftçilerin Cumhurbaşkanı'nın çağrısına katılmasını sağlamak için gerekli tüm tedbirleri almalıdır. Devlet Programının uygulanmasına ilişkin organizasyonel çalışmaların yürütülmesindeki ana sorumluluk, yerel yürütme makamlarına ve bu yapıda yer alan tüm kuruluşlara aittir Cumhurbaşkanının devlet programının uygulanmasında özel sektörün rolüne yaptığı özel vurgu, tarımın sürdürülebilir kalkınmasının sadece devlet desteğiyle değil, aynı zamanda çiftçilerin, tarım parklarının, işleme işletmelerinin, lojistik şirketlerinin ve teknoloji ve sulama çözümleri sağlayan özel sektör kuruluşlarının aktif katılımıyla mümkün olduğunu bir kez daha gösteriyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde özel sektörün sadece üretici olarak değil, tarımsal değer zincirinin ana katılımcısı ve itici gücü olarak hareket etmesi gerekiyor. Çiftçi ürünü üretir, işleme işletmesi o ürüne ilave değer katar, lojistik ve depolama altyapısı ürün kayıplarını azaltır, ihracatçı ise ürünü ihraç eder dış pazarlara. Ahadov, bu zincirin herhangi bir halkasının kopması halinde üretimde elde edilen sonucun tam olarak ekonomik değere dönüştürülemeyeceğinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti


