Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Yargıtay hangi durumlarda gayrimenkulün nihai alıcıdan alınabileceğini açıkladı

Yargıtay, taşınmaz mallara ilişkin mülkiyet haklarının edinilmesinde üçüncü kişilerin dürüstlüğüne ilişkin yeknesak yargı uygulamasını tanımlayan önemli bir karar aldı 525.az bu konuda Yargıtay tarafından bilgilendirildi Son yıllarda adli uygulamalarda sıklıkla karşılaşılan davalardan birinin, ta

0 görüntüleme525.az
Yargıtay hangi durumlarda gayrimenkulün nihai alıcıdan alınabileceğini açıkladı
Paylaş:

Yargıtay, taşınmaz mallara ilişkin mülkiyet haklarının edinilmesinde üçüncü kişilerin dürüstlüğüne ilişkin yeknesak yargı uygulamasını tanımlayan önemli bir karar aldı 525.az bu konuda Yargıtay tarafından bilgilendirildi Son yıllarda adli uygulamalarda sıklıkla karşılaşılan davalardan birinin, taşınmazın sahte belge, vekaletname veya diğer hukuka aykırı yollara dayanılarak gerçek sahibinin elinden alınıp daha sonra bir veya birden fazla kişiye satılmasıyla ilgili olduğu belirtildi. Bir süre sonra gerçek sahibi, haklarının ihlal edildiğini anlıyor ve dairenin iadesini talep ediyor. Şu anda mahkemenin önünde iki çıkar var: • Kendi iradesi dışında mülkünden mahrum bırakılan gerçek malikin menfaati; • Mülkü alırken devlet sicilindeki bilgilere güvenen iyi niyetli üçüncü tarafların çıkarları Her iki taraf da bir anlamda hukuki korumayı hak ediyor gibi görünüyor. Böylece mal sahibi, kendi kusuru olmaksızın mülkünü kaybetmiş ve üçüncü kişi, malı devreden kişinin devlet siciline malik olarak kaydedildiğini, noter sözleşmesi imzaladığını ve eşyanın değerini ödediğini görmüştür. Böyle bir durumda hangi tarafın haklarının geçerli olacağı hukukun en karmaşık meselelerinden biridir Kararda, mülkiyet hakkının kazanılması açısından iyi niyetin, durumun gerektirdiği tüm özeni gösterirken, hakkın kazanılmasına herhangi bir engelin varlığından objektif olarak haberdar olmamak anlamına geldiği vurgulanıyor Basitçe söylemek gerekirse, eğer üçüncü kişi taşınmazı edinirken gerekli özeni göstermişse ancak yine de satıcının gerçekte mülkü elden çıkarma yetkisine sahip olmadığını bilmiyorsa, üçüncü kişi iyi niyetli bir edinici olarak kabul edilebilir Sivil dolaşımın istikrarı, yani emlak piyasasının işleyişi için bireylerin devlet sicilindeki bilgilere güvenebilmesi gerekir. Alıcılar kayıt defterindeki bilgilerin doğruluğuna güvenemezlerse, her alım satım işlemi ciddi bir hukuki risk taşıyacaktır. Bu, emlak piyasasında belirsizlik yaratacak, yatırımları azaltacak ve sivil dolaşımı zorlaştıracaktır Bu nedenle mevzuat, kural olarak, sicile kayıtlara güvenen kişilerin haklarını korur. Ancak bu koruma mutlak olmayıp, kanunlarda öngörülen hallerde iyi niyetin korunması hariç tutulmuştur Kararın ana mesajlarından biri, kanunun dürüst alıcı görünümü yaratan kişiyi değil, gerçekte dürüst olan kişiyi koruduğudur. Başka bir deyişle, iyi niyetli kazanım kurumu, yasa dışı eylemleri yasallaştırmanın bir yolu değildir. Bu kurum yalnızca sivil dolaşıma dürüstçe katılan kişileri korumaya hizmet eder Yargıtay, bunun tespiti için mahkemelerin her davada kararda belirtilen aşamalar üzerinde inceleme yapması gerektiğini gösteriyor. Ancak bu soruların yanıtlanmasının ardından anlaşmazlığın hangi tarafta çözülmesi gerektiği belirlenebilecek Kararın asıl amacı, gerçek sahibi ile eşyayı daha sonra edinen üçüncü kişi arasında seçim yapmak değil, mahkemelerin aynı kategorideki davalara farklı muamele etmesini engellemek ve hukuki belirliliği sağlamaktı. Karar, gayrimenkul anlaşmazlıklarının çözümü için yeni ve daha net bir yasal çerçeve oluşturuyor Bu belgede ilk kez dürüstlük kurumunun uygulama sınırları, iyiniyetin tespit kriterleri, ispat kuralları, iyi niyetin dışında kalan haller, gayrimenkul haklarının edinilmesinde tescil makamı ve noterlik sisteminin rol ve sorumluluğu sistematik olarak açıklanmaktadır

Kaynak: 525.az

Diğer Haberler