Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Akademisyen Tofig Hacıyev ve Türk dünyası

Türk birliği, ortak dünya küreselleşme hareketini hızlandıracak Akademisyen Tofig Hacıyev, sadece Azerbaycan dilbilimi alanında temel çalışmaların yazarı olarak değil, aynı zamanda Türk dünyası kavramını bilimsel kavram düzeyine yükselten bilim adamlarından biri olarak da tanınmaktadır. Bilimsel mi

0 görüntüleme525.az
Akademisyen Tofig Hacıyev ve Türk dünyası
Paylaş:

Türk birliği, ortak dünya küreselleşme hareketini hızlandıracak Akademisyen Tofig Hacıyev, sadece Azerbaycan dilbilimi alanında temel çalışmaların yazarı olarak değil, aynı zamanda Türk dünyası kavramını bilimsel kavram düzeyine yükselten bilim adamlarından biri olarak da tanınmaktadır. Bilimsel mirasında Türk dilleri arasındaki tarihsel, yapısal ve anlamsal bağlantı konuları önde gelen araştırma yönlerinden biri olmuştur. Türk dünyasının bilimsel ve kültürel entegrasyonu sorunu 20. yüzyıl Azerbaycan Türkolojisinde özel bir yer tutmuş ve bu doğrultuda yapılan araştırmalar milli dil biliminin tüm Türk bilim alanıyla bağlantılandırılmasına hizmet etmiştir. Bu entegrasyonun oluşmasında ve gelişmesinde Akademisyen Tofig Hajiyev'in bilimsel faaliyeti önemli rol oynamıştır Türk dünyasına olan derin ilgisi, burayı ortak dil ve kültür temelinde anlaması, çeşitli Türk milletlerinin bilim adamlarıyla kurduğu yakın bilimsel ilişkiler ve yürüttüğü tartışmalardan kaynaklanmaktadır. Türkiye dışındaki ortak Türk iletişim dili konusunu yazılarında, konuşmalarında ve konferans raporlarında sürekli gündemde tutan ender bilim adamlarından biri olan Tofig Hacıyev, bu düşüncesini hem bilimsel hem de ahlaki bir görev haline getirmiştir Tofig Hajiyev'in bilimsel yaratıcılığı, konu alanının genişliği ve sorunsalın zenginliğiyle öne çıkıyor. 400'e yakın bilimsel makale, 40'tan fazla ders kitabı ve monografinin yazarı olan Akademisyen Tofig Hacıyev, Sovyet döneminden bu yana "Dade Korkud kitabı" dili, Sabir ve Fuzuli'nin eserlerinin dil özellikleri, "Molla Nasreddin" dergisinin dili ve Cebrail lehçesi üzerine yaptığı araştırmalarla hem Azerbaycan dilbiliminde hem de tüm Türk filolojisinde önemli bir bilimsel kaynak olarak kabul edilmiştir. "Sabir: Kaynaklar ve Halefler", "Fuzuli'nin Dili ve Üslubu", "Molla Nasreddin'in Dili ve Üslubu", "Dede Korkut: Dilimiz, Düşüncelerimiz" gibi eserler bu zengin yaratıcılığın parlak örnekleridir. Tofig Hacıyev, Azerbaycan dilini hiçbir zaman izole edilmiş bir ulusal gerçek olarak sunmamış, onu tüm Türk dil alanının ayrılmaz ve yaşayan bir parçası olarak incelemiştir Akademisyenin iki ciltlik monografisi "Azerbaycan Edebiyat Dili Tarihi" uzun yıllar yüksek okullardaki öğretmen ve öğrencilerin vazgeçilmez sofra kitabı haline geldi. Toplam hacmi yaklaşık 900 sayfa olan bu kitapta, Azerbaycan edebi dilinin oluşum ve gelişim aşamaları Türk dili tarihi arka planı çerçevesinde incelenmekte, dil olguları Türk dillerinin genel düzenlilikleri bağlamında anlatılmaktadır. Burada bilim adamı, Azerbaycan dilinin diğer Türk dilleriyle etkileşim içinde tarihsel gelişim sürecini ortaya koymakta ve onu büyük Türk dil ailesinin önemli kollarından biri olarak değerlendirmektedir Tofig Hajiyev'in bilimsel faaliyeti araştırmayla sınırlı değildi, aynı zamanda güçlü bir bilim okulunun da kurucusuydu. Onun rehberliğinde 6 Fen Bilimleri Doktoru ve 30 Felsefe Doktoru tezi savundu. ANAS muhabiri Nizami Jafarov, profesörler Elbruz Azizov, Sarkhan Abdullayev, Ramiz Askar, Eldar Piriyev, Serdar Zeynalov, Rasim Özyürak bu okulun tanınmış temsilcileri arasında yer alıyor. Akademisyenin öğrencileri arasında Türkiye, İran ve Türkmenistan'dan araştırmacılar yer alıyor; bu onun bilimsel etkisinin Azerbaycan sınırlarını aştığının açık bir göstergesi Tofig Hajiyev'in Türk dünyasına dair yazıları içerik ve yön itibarıyla çeşitli alanları kapsamaktadır. Bu makaleler geleneksel olarak aşağıdaki gruplara ayrılabilir: a) Türk dillerinin tarihi ve yapısal sorunlarına yönelik araştırmalar: "O огигение герминат в тюркских языках", "Восстановление другних элементы в тюркских" языках", "Orhun-Yenisey yazıtları: tür özellikleri", "Orhun destanlarının şiir sanatı", "Kül Tigin ve Bilge Kağan destanlarının şiiri üzerine", "Türk dili sadece sevgi dolu, duygusal bir dil değildir", "Türkçedeki kelimelerin morfolojik gelişimi", "Türk dillerinin sözlük-morfolojik gelişimi", "-dürür, -türür eklerinin kökeni hakkında", "Türk dilleri tarihinde metin dilinin bütünlüğü", "Eski yazılı eserlerde tarihîliğin sanatla birliği", "Türk dillerinde eski biçimbirimlerin kurtarılması", "Türk dilinde kelimenin telaffuzunda içeriğiyle birliktelik" vb b) Türkoloji düşünce tarihine ilişkin yazılar ve kongreler: "Türk dünyasının büyük evladı Ali Bey Hüseyinzade", "Mirza Kazım Bey'i iyi tanıyor muyuz?", "Türkoloji merkezine ihtiyacımız var", "I Türkoloji Kongresi: sorunlarının gündemi ve kaderi", "1926 ve 1996'da Türkoloji odağında Bakü", "I Türkoloji Kongresi". Kongrede edebi dil meselesi" vb c) Çağdaş Türk dünyasındaki dil, kültür ve kimlik sorunlarına ilişkin yazılar: "Yunus Amre ve Türk dilimiz", "Yunus Amre'nin şiir tekniği", "Gagavuz dili Azerbaycan'da inceleniyor", "Ahiska Türklerinin dili araştırılıyor", "Buntürkler kimlerdir?", "Günümüz Türk alfabeleri", "Günümüz Türkçe kitapları", "Dilimizin tarihi: iyi biliyor muyuz?", "Türkçe konuşan halklar veya Türk halkları", "Türklüğümüzün ve edebiyatımızın durumu", "Türkiye Türkçesi nereye gidiyor?", "Türkçe denen ortak edebiyat dili hakkında" vb Bu yazılarda Türk dünyası tek bir ideolojik yapı olarak değil, tarihi gerçeklere dayalı, dil ve kültür birliği üzerine kurulmuş yaşayan bir bilim ve kültür alanı olarak sunulmaktadır. Bilim adamının Türkolojiyle ilgili ilk yazısı olan "Yetenekli Türkolog"un, Sovyet ideolojisinin Türklüğü "pan-Türkizm" adıyla damgaladığı bir dönemde "Azerbaycan Yvangari" gazetesinin 12 Şubat 1970 tarihli sayısında yayınlandığını belirtmekte fayda var. Bu, Tofig Hajiyev'in bilimsel cesaretinin ve konumunun istikrarının ilk göstergesidir Türk kültür mirasını Azerbaycan'a taşımak Akademisyen Tofig Hajiyev'in teorik görüşleri hiçbir zaman kabinede kalmadı, her zaman pratik faaliyetlerle el ele gitti. Bu faaliyetin en önemli kollarından biri de Türk dünyasının bilimsel ve sanatsal kaynaklarının Azerbaycan diline çevrilmesidir. Bilim adamı bu çalışmayı Türk halkları arasında manevi bir köprü kurma misyonu olarak anladı İlginçtir ki Tofig Hajiyev'in çeviri faaliyeti öğrencilik yıllarından itibaren başlamıştır. 1959 yılında Azerbaycan Devlet Üniversitesi yayınevi tarafından yayınlanan "Roma edebiyatı incelemesi" antolojisinin büyük bir bölümünün çevirisi kendisine emanet edildi - bu, genç bir öğrenci için büyük bir güven işaretiydi. Daha sonraki yıllarda bu faaliyet Türk dünyasına yönelmiştir Murad Adcı'nın "Kıpçak Çölü Pelin Ağacı" (1997) ve "Dünya ve Türk: Munis Tarihimiz" (2006), B. Serebrennikov ve N. Hajiyeva tarafından "Türk Dillerinin Karşılaştırmalı Tarihsel Dilbilgisi" (2002) adlı eserinin Azerice çevirisi, "Şan Kızı" destanının yayınlanması (2005), İbn Muhanna'nın Azerice sözlüğü (2008) - bunların hepsi bilim insanının Türk ortak bilimsel ve kültürel mirasını geniş bir okuyucu kitlesine aktarma arzusunun sonuçları Tofig Hacıyev'in Rusça, Türkçe ve Azerice dillerinde eserler yazması, uluslararası sempozyum ve konferanslarda konuşmalar yapması dikkat çekicidir. Türk bilim adamları, Kazak, Özbek, Türkmen ve Kırgız Türkologları ile kurduğu yakın bilimsel ilişkiler, onun Türk dünyasına sadece Azerbaycan perspektifinden değil, bütün bir kültür alanı perspektifinden baktığını göstermektedir Böylece Tofig Hajiyev için bilimsel faaliyet ve kültürel misyon birbirinden ayrılamaz hale geldi. Kalemiyle Türk dilini incelediği kadar, pratik çalışmalarıyla da Türk halkları arasındaki ahlaki mesafeyi azaltmaya çalıştı Türklerin ortak iletişim dili meselesi Tofig Hacıyev'in bilimsel görüşlerinde ortak Türk dilinin özel bir yeri vardır. O, bu sorunu, yapay olarak yaratılacak tek bir edebi dil modeli olarak değil, iletişimin ihtiyaçlarından doğan, adım adım ilerleyen, gerçek ve doğal bir süreç olarak anladı. Bilim insanının bu fikri yalnızca teorik bir düşünce olarak kalmadı; gerçek iletişim ilkelerine dayalı bir çalışma modeli olarak oluşturuldu. Önemli bir noktayı vurgulamak gerekiyor: Tofig Hacıyev'in bu düşüncesi geç yaşlarda oluşmamıştı. Bilim adamı, Sovyet döneminin ideolojik sınırlamaları içinde bile araştırmalarında sürekli olarak Türk dillerinin yakınlığını ve ortak iletişim potansiyelini vurgulamış ve onlarca yıl boyunca bu konuya sadık kalmıştır Bunu bilim insanının kendi uygulamasında görmek mümkündü. Makalelerinin Türk diline tercümesini bu makalenin yazarı ve torunu Türkolog Turan Hanım'a emanet ederken, çevirinin klasik anlamda Türk Türkçesine uyarlanmaması gerektiğini her zaman vurgulamıştır. Aksine Azerbaycan dili ile Türk Türkçesi arasında her iki tarafın da anlayabileceği ve her dilin özelliklerini koruyan ortak bir dil modeli esas alınarak yapılmalıdır. Sık sık örnekler verirdi: "Türkler anne kelimesini anlıyor mu? Evet o zaman anne, yapma, bırak annem.'' Akademisyenin ortak Türk dili konusundaki görüşleri, 2013 yılında yayınladığı "Türklerin Ortak İletişim Dili" (2013) kitabında sistematik ve kavramsal olarak ifade edilmiştir. Bu çalışmada bilim insanı yalnızca ortak iletişim dili sorununu çözmektedir. dil meselesi olarak değil, aynı zamanda Türk dünyasının ilmi, kültürel ve manevi bütünleşmesi açısından önemli bir stratejik meseledir. Kitapta, Altay'dan Tuna Nehri'ne kadar uzanan geniş bir coğrafyada yaşayan Türk halklarının tarihsel olarak ortak bir iletişim araçlarına sahip olduklarını, bu geleneğin modern koşullarda yeniden canlandırılabileceğini bilimsel delillerle kanıtlıyor Özetlemek gerekirse akademisyenin ortak Türkçe dili modeli idealist bir slogan değil, çok yönlü ve pratik bir stratejidir. Bu strateji, teknik (alfabe, yazım), organizasyonel (terminolojik komisyon), eğitimsel (ortak bir dilin öğretilmesi), medya (paralel kullanım) ve sosyo-ekonomik (turizm, işgücü piyasası) bileşenlerin ortak faaliyetini gerektirir. Ancak modelin bir zayıflığı var: Farklı devletlerin siyasi çıkarları, ulusal dil politikaları ve kimlik sorunları bu sürecin hızını ciddi şekilde sınırlayabiliyor. Yani, her ne kadar bu fikir bilimsel olarak doğrulanmış olsa da, bunun tam olarak gerçekleşmesi sadece dilbilimcilere değil, daha geniş jeopolitik anlaşmalara da bağlıdır Bilim insanının önerileri siyasi çağrılardan ziyade dilsel ilkelere dayanıyor; onları diğer "Türk birliği" söylemlerinden ayıran temel özellik de bu. Bilim insanı zorlamayı, yapay birleşmeyi değil, doğal yakınlaşmayı değil, karşılıklı yarar ilkesini temel aldı Akademisyen Tofig Hajiyev, Türk dünyasının farklı bölgelerinde düzenlenen uluslararası konferans, sempozyum ve kongrelere aktif olarak katılmış, konuşmaları ve bilimsel konumu Türk dünyası bilim adamları tarafından her zaman dikkatle karşılanmıştır. Ankara, İstanbul, İzmir, Almatı, Taşkent, Semerkant, Aşkabat, Bişkek ve Türk dünyasının diğer merkezlerinde düzenlenen bilimsel etkinliklerde Azerbaycan Türkolojisini hakkıyla temsil etmiş ve Türk dillerinin ortak sorunlarına ilişkin raporları bilimsel alanda geniş yankı uyandırmıştır. Aynı zamanda Türkiye'nin önde gelen üniversitelerinde dersler verdi ve Türk dilbilimi alanında ortak araştırma projelerinde yer aldı Türk dünyasına yaptığı bilimsel hizmetler, farklı yıllarda pek çok prestijli kuruluş tarafından takdirle karşılanmıştır: * 1995 yılında "Atatürk Dil, Tarih ve Kültür Kurumu" fahri üyeliğine seçildi * 1998 yılında "Liyakat" nişanına layık görüldü * 2002 yılında "Türk Dünyasına Hizmet" madalyasına layık görüldü * 2004 yılında Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nun "Karaman Türk Dili Ödülü" ve "Üstün Hizmet Belgesi"ne layık görüldü Bu ödüller, akademisyen Tofig Hacıyev'in sadece Azerbaycan dil biliminde değil, aynı zamanda Türk dünyasının bilimsel ve kültürel alanında da kazandığı yüksek itibar ve güvenin açık bir göstergesidir. Bu ödüllerin çoğunun Türk kurumları tarafından verilmiş olması dikkat çekicidir; bu, bilim adamının Azerbaycan-Türkiye bilimsel ilişkilerinin geliştirilmesindeki rolüne ilişkin özel bir değerlendirmeyi yansıtmaktadır Tofig Hacıyev'e göre Türk dünyası sadece bilimsel araştırmaların konusu değil aynı zamanda manevi birlik düşüncesinin de ifadesiydi. Türk halklarının ortak dil ve kültürel köklere dayalı birleşmesini romantik bir hayal olarak değil, bilimsel temelde güçlendirilmesi gereken gerçek bir kalkınma yolu olarak gördü. Bilim insanının ortaya koyduğu fikirler, özellikle ortak Türk dili ve tüm Türklerin bilimsel işbirliği konusundaki görüşleri, günümüz Türk dünyasındaki entegrasyon süreçleri açısından ayrı bir önem taşımaktadır Akademisyen Tofig Hajiyev'in zengin bilimsel mirası, pedagojik faaliyetleri ve Türk dünyasının dil ve kültür birliğine yönelik fikirleri, gelecek nesil araştırmacılar için güvenilir bir bilimsel rehber olarak yaşıyor ve yaşayacak. Yarattığı bilim mektebi, Türk düşünce tarzı ve yetiştirdiği öğrenciler, Türk dünyasının bilimsel hafızasında kalmıştır. Zaman geçtikçe isimler unutulabilir, gürültülü sözler dinebilir ama bilimsel sorumlulukla söylenen düşünce, halkın kaderini düşünerek yazılan söz unutulmuyor. Akademisyen Tofig Hacıyev de işte bu bilim adamlarından biri; Türk diline, Türk dünyasına ve bu büyük kültürün geleceğine sadakatle hizmet etmiş, arkasında bilimsel dürüstlükle inşa edilmiş sağlam bir yol bırakmış bir bilim insanıdır Bakü Devlet Üniversitesi Türkoloji Bölümü Doçenti

Kaynak: 525.az

Diğer Haberler