7 işçi hayatını kaybetmişti... Kocaeli'deki fabrika yangını davasında ara karar
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde faaliyet gösteren bir kozmetik dolum tesisinde çıkan ve yedi işçinin yaşamını yitirmesine neden olan yangınla ilgili yargı süreci devam ediyor. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda görülen davanın ikinci celsesi, ik

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde faaliyet gösteren bir kozmetik dolum tesisinde çıkan ve yedi işçinin yaşamını yitirmesine neden olan yangınla ilgili yargı süreci devam ediyor. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda görülen davanın ikinci celsesi, ikinci gününde tamamlandı. Duruşma, tanık beyanları ve sanıkların dinlenmesiyle ilerledi 'Suçluyu kayırma' suçlamasıyla hakim karşısına çıkan sanık Abdurrahman B., savunmasında olay günü yaşananları aktardı. Mahkeme heyetine, "Ali Osman Akat'ın kardeşi Ç.'nin fabrikasında çalıştığım için kendisini tanırım. Olay günü avukat beni arayarak Ali Osman Akat'ın yeğenleri İsmail ile Altay'a ulaşamadığını söyledi. Ali Osman Akat'ın Çerkezköy'deki fabrikasına yönlendirdi. Fabrikaya gittiğimde İsmail ve Altay oradaydı. Onay gelip onları aldı. Ben onlara, 'Nereye gidiyorsunuz, avukat beni buraya yönlendirdi" dedim. Onlar ise avukatla kendileri iletişim kuracaklarını söyledi. Daha sonra başka bir avukat beni arayarak, yeğenlerin fabrikaya geldiği aracı İstanbul'a götürmemi istedi. Ben sadece çekici ayarladım ve eve gittim. Benim bir suçum yok. İşin içinden çıkamadığım ve panik olduğum için bu zamana kadar teslim olamadım" şeklinde ifade verdi. Bu savunmanın ardından mahkeme başkanı, sanığın baz istasyonu verileri ile anlattıklarının birbiriyle uyuşmadığını kayıtlara geçirdi Davanın bir önceki gününde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlanan ancak teknik bir arıza nedeniyle ifadesi yarım kalan tanık M.Ç., salonda yeniden dinlendi. M.Ç., sanıkların ticari faaliyetleri hakkında bilgi vererek şunları söyledi: "İsmail ve Altay Ali Oransal'ın ihracat hedefiyle firma kurmak istedi. Bunun üzerine kendilerine bir firma kurdum. Bir gün toplantı esnasında babaları Kurtuluş Oransal da geldi. Borcu olması sebebiyle çocukları adına şube açmak istediğini söyledi. Bunun üzerine Dilovası'nda Ravive Kozmetik şubesini açtık. Şubede sadece fason üretim yapılıyordu" Çapraz sorgu sırasında bir avukatın yönelttiği İsmail Oransal'a neden birden fazla kez para gönderildiğine dair sorusuna ise M.Ç., "Borç para gönderdim, iadesini aldım" yanıtını verdi Duruşmada sanık avukatları tarafından özel olarak görevlendirilen ve dosyaya bilirkişi raporu sunan yangın uzmanı A.S. de tanık kürsüsündeydi. Olay yerindeki incelemelerini ve tespitlerini aktaran A.S., şu ifadeleri kullandı: "Olay yerine gittiğimde fabrika yıkılmıştı o sebeple sunduğumuz rapor; tanık beyanları ve o tarihle hazırlanan delillere istinaden hazırlanmıştır. Tuncay'ın IBS tankındaki kimyasal maddeyi mikserle karıştırması neticesinde ürünün buharlaşmış, mikseri yere koyduğunda parlama meydana geldiği görüşündeyiz. Kimyasal reaksiyon sonucunda tutuşma ile olay gerçekleşmiştir. Bu tür yerlerde çeşitli önlemler alınmalıdır. Tüm tedbirleri alınsa dahi parlama ve kıvılcım ihtimali sıfırlanmaz ancak minimuma iner. Kıvılcım üretmeyen ürünler kullanılmalıdır, ya da dışarda karıştırma yapılmalıdır. IBS tankında karışım yapılması uygun değildir. Tuncay'ın IBS tankında yaptığı işlem hatalıdır. Yangın merdiveni olsaydı kaçış kolaylaşırdı. Yangının ilk sebebi gaz parlamasıdır. Parlama noktası Tuncay'ın olduğu yerdir. Mikser çalışmazsa elektrik akımında dalgalanma olmaz. Tedbirlerin olması veya olmaması yangının çıkma sebebi değildir" Uzman görüşlerinin alınmasının ardından mahkeme heyeti, yangından sağ kurtulan mağdurlara, hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve avukatlarına söz verdi. Olay günü fabrikada olan mağdur Ayten Aras, yangın günü mikserin hiç çalışmadığını, fabrikada elektrik arızası bulunduğunu ve sigortanın sürekli attığını belirterek, "Arkadaşlarımızın hepsi aç susuz vefat ettiler, hakları yerde kalmasın" dedi Kozmetik fabrikasındaki yangında kızını kaybeden acılı baba Vedat Taşdemir ise çalışanların fabrikadan çıkış şanslarının kalmadığını belirterek tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Yangında ablasını yitiren Emine Bulut da fabrikadaki altyapı sorunlarına dikkat çekti. Bulut, "Ablam sürekli elektrikte sorun olduğunu dile getiriyordu. Ablamın cenazesini aldığımızda korkuyla elini yüzüne kapatmış olduğunu gördük" diye konuştu Müşteki avukatları ise verdikleri beyanlarda, Oransal ve Akat ailelerinin sahibi olduğu fabrikalar arasında organik bir bağ bulunduğunu savundu. Avukatlar, sanıklardan Ali Osman Akat'ın 'olası kast' suçuyla yargılanması gerektiğini talep ederek bu yönde suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti Taraf beyanlarının dinlenmesinin ardından mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıklardan Aleyna Oransal'ın hamile olması nedeniyle tahliyesini talep etti. Savcı ayrıca; İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Ali Osman Akat, Gökberk Güngör, Ünal A., Güven D. ve Abdurrahman B'nin mevcut tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi Tahliyesini isteyen Ali Osman Akat, mahkemede "6 aydır tutukluyum, ailemden ve çocuklarımdan uzaktayım. Şirketime kayyum atandı, personel sayımda ciddi düşüş yaşandı." ifadelerini kullandı. Diğer tutuklu sanıklar Aleyna Oransal ile Gökberk Güngör önceki beyanlarını tekrar ettiklerini belirterek tahliyelerini talep etti. Altay Ali Oransal ise yaşanan bu olayda herhangi bir kusuru olmadığını savundu ve tahliye talebinde bulundu Ravive firmasının yetkililerinden tutuklu sanık İsmail Oransal, fabrikada fiili bir işleyişi olmadığını öne sürdü. Savunmasında hakkındaki suçlamaları reddeden Oransal, "Ravive babama aittir, fabrikada fiili işleyişim yoktur. Shauran ve Lykke benim markamdır, ben sadece e-ticaretle uğraşırım. Ravive'ye sürekli gittiğim ve talimat verdiğim iddialarını kabul etmiyorum. Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Yılın uzun süresini fuarlarda geçiriyorum. Ben bir şey üretmiyorum, sadece satışını yapıyorum. Dayımın kasası olduğum yönündeki beyanları kabul etmiyorum. Tahliyemi gerekirse ev hapsimi talep ediyorum" diye konuştu Fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren Küresel OSGB şirketinin sorumlu müdürü tutuklu sanık Ünal A., denetim için firmaya ulaşmakta zorluk yaşadığını anlattı. Ünal A., "Ravive isimli iş yeri için görevlendirme geldi. Belirtilen adrese gittik ancak Ravive yerine başka bir iş yeri vardı. İsmail Oransal'ı aradım ama dönüş alamadım. Hatta Ataşehir'deki adresine gittim. En sonunda İsmail beni Mustafa Ç.'ye yönlendirdi. Mustafa ile telefonda konuşmamız tartışma havasında geçti; 'Siz kimsiniz, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok' dedi. Başka yerden hizmet aldıklarını, sözleşmeleri olduğunu söyledi. Adrese ulaşmak için elimden geleni yaptım. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı Yangının çıktığı fabrika binasının eski sahibi olan tutuklu sanık Güven D., binayı olaydan bir yıl önce sattığını, kiracıyı ise mevcut eksiklikler konusunda uyardığını belirtti. Suçlamaları kabul etmeyen Güven D., mahkemede "6 aydır tutukluyum ve tutukluluğuma anlam veremiyorum. Olaydan 1 yıl önce yeri sattım. Satmadan önce fabrikayı Kurtuluş'a kiralamıştım. Buranın eksiklikleri olduğunu Kurtuluş'a kiraladığımda söylemiştim. Kendisi, yangın merdiveni ve elektrikle ilgili eksikliklerin yapacağını söylemişti, bunun için de kendisine süre vermiştim. Olayda bir suçum yoktur. Çürük değil, sağlam yapı teslim ettim. İmar kirliliği sebebiyle zaten daha önce yargılandım. 3 çocuğum var, bayram öncesi çocuklarım beni bekliyor. Tahliyemi talep ediyorum" dedi Dünkü celsede tutuklanan ve firari konumda olan sanık Abdurrahman B. ise savunmasında, "6 aydır korktuğum için teslim olmadım. Olayda suçum yok, tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu Sanık avukatlarının ve tarafların beyanlarını alan mahkeme heyeti, duruşmanın sonunda kararını duyurdu. Sanıklardan Aleyna Oransal'ın riskli gebeliği sebebiyle ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı uygulanarak tahliyesine karar verildi. Tutuklu kaldıkları süre ve suç vasıflarının değişme ihtimali göz önüne alınan eski bina maliki Güven D. ile İş Sağlığı ve Güvenliği firması sorumlu müdürü Ünal A., yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla salıverildi Tutuklu bulunan diğer 5 sanığın mevcut durumlarının devamına hükmedilerek duruşma ertelendi Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'nde bulunan Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025 tarihinde bir yangın çıktı. Olayda fabrikada çalışan Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti, 6 kişi ise yaralandı. Dava süreci devam ederken fabrika sahiplerinden Kurtuluş Oransal, tutuklu bulunduğu cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu kaldırılarak tedavi altına alındığı hastanede yaşamını yitirdi Hazırlanan iddianamede, Ravive Kozmetik yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal, ağabeyi Altay Ali Oransal ve ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ile Gökberk Güngör hakkında 'olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'nitelikli mala zarar verme' suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca, fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü tutuklu Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y. hakkında 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi Oransal kardeşlerin dayısı tutuklu Ali Osman Akat, Onay Y., tutuksuz Ömer A. ve Abdurrahman B. için ise 'suçluyu kayırma' suçlamasıyla 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası öngörüldü. Davanın görülen ilk celsesinde mahkeme heyeti, 'suçluyu kayırma' iddiasıyla yargılanan tutuklu sanıklardan Onay Y.'nin yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine karar verirken, firari konumdaki Abdurrahman B. dünkü duruşmada tutuklanarak cezaevine gönderildi Kaynak: İhlas Haber Ajansı


