"21 Mayıs'ın iki önemli tarihi anlamı var"
21 Mayıs bir yandan Dünya Diyalog ve Kalkınma için Kültürel Çeşitlilik Günü olarak kutlanıyor. Öte yandan 21 Mayıs, insanlık tarihinin en korkunç sayfalarından biri olan Büyük Çerkes Katliamı ve Sürgünü'nü anma günüdür. Başkanlığını edebiyat eleştirmeni ve editör Seyfeddin Hüseyinli'nin yaptığı "Kül

21 Mayıs bir yandan Dünya Diyalog ve Kalkınma için Kültürel Çeşitlilik Günü olarak kutlanıyor. Öte yandan 21 Mayıs, insanlık tarihinin en korkunç sayfalarından biri olan Büyük Çerkes Katliamı ve Sürgünü'nü anma günüdür. Başkanlığını edebiyat eleştirmeni ve editör Seyfeddin Hüseyinli'nin yaptığı "Kültürel ve Etnik Çeşitlilik Merkezi" (MEMM) adlı halk derneği, bu günle ilgili bir açıklama yaptı 525.az'a göre açıklamada, iki önemli ve tarihi anlamı olan 21 Mayıs'ın takvimdeki sıradan günlerden biri olarak değerlendirilemeyeceği belirtiliyor. Çünkü bir yandan insanlığın çeşitliliğini kutladığımız Diyalog ve Kalkınma adına Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü olarak kutlanıyor. Öte yandan 21 Mayıs, tarihin en korkunç sayfalarından biri olan Büyük Çerkes Katliamı ve Sürgünü ile kara bir "anlam" kazandı MEMM'in açıklamasında, kültürel çeşitliliğin sadece farklı diller, gelenekler, müzik, danslar ve diğer kültürel unsurlar anlamına gelmediği, insanın dünyayı anlama modeliyle doğrudan ilgili bir kavram olduğu belirtiliyor. İnancın, dilin, geleneklerin, kültürlerin bir arada yaşadığı, özgürce nefes aldığı bir dünya hepimizin ortak hayali haline gelmelidir." Açıklamada, aynı takvimin bizi Kafkasya'nın kadim halkı Çerkeslerin anayurtlarından koparıldığı, Çarlık Rusya'sının toplu kıyıma ve sürgüne tabi tuttuğu karanlık gün olan 21 Mayıs 1864'e götürdüğü vurgulanıyor: "21 Mayıs 1864 tarihinin simgelediği o kanlı ve trajik olayların sonunda Çerkesler yalnızca evlerini, vatanlarını ve yerlilerini kaybetmişlerdir. Yapmadılar. Bütün bir nesli, geleceği, en kötüsü de tarihlerinin büyük bir kısmını Karadeniz'in soğuk sularında kaybettiler. Çünkü bu bir ortak vicdandır, bir ruh yarasıdır. Bir kültürü yok etme girişimi, Dünya Kültürel Çeşitlilik Günü'nün içerdiği her değere son derece acı bir darbedir Bu iki kavramın aynı gün buluşması hepimize çok önemli bir dersi hatırlatmalı: Kültürel çeşitliliğin güzelliğinden bahsederken, bu çeşitliliğin korunması için ne kadar fedakarlık yapıldığını bir an bile unutmamalıyız! "Çerkes halkının acılarını anmak, hâlâ kimliğini ve dilini korumaya çalışan her gruba saygı duymanın ne kadar hayati olduğunu gösteriyor." MEMM'den yapılan açıklamada, Azerbaycan halkının zaman zaman benzer felaketler yaşadığına özellikle dikkat çekildi. En önemlisi de son iki yüzyıl boyunca Rus işgali, baskı ve tiranlığı altında sayısız sıkıntılara maruz kalmış, aynı serinin başarısız devamı olan baskı ve baskılar zaman zaman tekrarlanmıştır Bütün bunlardan dolayı 21 Mayıs, geçmişin acısını yüreğimizde hissetmenin, bugüne duyarlı davranmanın, geleceğe ayık gözlerle bakmanın günüdür: Kamu Birliği "Kültürel ve Etnik Çeşitlilik Merkezi" olarak, 21 Mayıs'ın özünü ve önemini her iki yönüyle de hakkıyla anmaya çalışıyoruz, mağdurları saygıyla anıyor, kayıp ve yerinden edilmişleri özlemle anıyoruz! Farklılıkların nefret kaynağı değil, zenginlik kaynağı olduğu, hiçbir milletin kökünün kazınmadığı, ezilmediği, adil ve barışçıl bir dünya diliyoruz!"


