“Yeni bir çocukluk çağı” - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Birleşik Krallık Eğitim Bakanı Bridget Phillipson geçtiğimiz gün Okul ve Kolej Liderleri Birliği’nin konferansında yaptığı konuşmada çok önemli bir noktaya parmak bastı. Phillipsonkonuşmasında “Son on yılda sınıflarınızda gördüğünüz değişiklikler arasında çocuk yoksulluğu, ek ihtiyaçlar ve teknoloji

Birleşik Krallık Eğitim Bakanı Bridget Phillipson geçtiğimiz gün Okul ve Kolej Liderleri Birliği’nin konferansında yaptığı konuşmada çok önemli bir noktaya parmak bastı. Phillipsonkonuşmasında “Son on yılda sınıflarınızda gördüğünüz değişiklikler arasında çocuk yoksulluğu, ek ihtiyaçlar ve teknolojideki gelişmeler… Bu yeni bir çocukluk çağıdır ve yeni bir eğitim çağı gerektirir. Bundan sonra parça parça politikalara son. Bunun yerine, her çocuğun etrafında dolanan bir destek ve okullar da bu desteğin atan kalbi olmalıdır” dedi Aslında benim üzerinde durduğum “yeni bir çocukluk çağı, yeni bir eğitim çağı gerektirir” ifadesidir. Çok da doğrudur Yalnız Birleşik Krallık’ta değil, bütün dünyada durum aynıdır. Artık karşımızdaki çocuklar 10-15 yıl önceki çocuklar gibi değildir. Bunun için de yeni bir eğitim anlayışına ihtiyaç vardır Ne diyor Phillipson: “bundan sonra parça parça politikalarason.” Neden? Çünkü yeni çağda palyatif çözümlerle eğitimi yönetmek mümkün değildir. Köklü değişikliklere ihtiyaç vardır. Yapısal dönüşümler gerekmektedir KKTC’de de günü kurtarmaya yönelik politikaların sonu geldi. Bu şekilde eğitimi bir adım ileriye götürmek mümkün değildir. Zaten eğitim de ülkedeki kötü yönetimde nasibini aldığı için eğitimde ileri değil geriye gitmekteyiz İngiliz Eğitim Bakanı’nın vurguladığı “yeni çocukluk çağı”nın farkında olmadığımız için bu konuda adımlar da atamıyoruz. Sorunları ardı ardına karşımızda buluyoruz Phillipson bu konuşmasında okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin desteğine ihtiyacı olduğu ve birlikte çalışılmasının üzerinde durdur. Yapılacak bilimsel toplantılardan bahsetti. Biz ise ülkede yapılan 3-5 Eğitim Şurası’nda alınan kararlara bile bir daha bakma ihtiyacı hissetmedik Bizim ülkeye baktığımızda eğitimi yönetenler ile öğretmen sendikaları sorunlu, aileler alınan eğitim hizmetini yetersiz buluyor. Devlet okullarına giden çocukların aileleri açığı kapatmak için ekstra paralar harcamaktadır. Özel okullara harcanan parayı söylememe gerek yok. İlkokuldan lise sona kadar harcanan para bir servet niteliğinde… Bir şeyi iyi anlamamız gerekiyor. Geleneksel eğitim anlayışının dönemi kapanalı yıllar oldu. Biz daha bunu anlamış değiliz. Daha doğrusu vatandaş da yönetenler de farkında da yönetenler bunu cesaret gösterip söyleyemiyorlar. Dünyadaki teknolojik değişikliklerle dünya küçüldü, mesafeler daraldı. İletişim açısından bilgiye ulaşma birkaç saniyeye düştü Eğitim dünyasında tüm bunlar yaşanırken, biz neleri konuşuyoruz? Mağusa’ya İlahiyat Koleji açalım mı açmayalım mı? Seçim yanaşıyor geçici öğretmen atayalım mı atamayalım mı? Depremin üstünden 3 yıl geçti deprem dolayısı ile kapattığımız okulları açalım mı açmayalım mı? Depreme dayanıklı olmayan okulları yıkalım mı yıkmayalım mı? Konuşuyoruz konuşmasına da ortada elle tutulur bir icraat yok. Uzun vadeli bir plan program yok. Her işimiz günlük… Bugünü atlatalım da yarına bakarız. Sorun da bu ya! Eğitim bu şekilde yönetilmez, doğru dürüst yönetilseydi işler farklı olurdu Çok merak ederim geleceğe yönelik eğitim vizyonumuznedir? Neyi hedefliyoruz, nasıl bir gelecek düşünüyoruz gençler ve çocuklarımız için? Bunları düşününce bir boşluktaymışız gibi bir his var içimde… Bir başka merakım da, bu vizyonsuzlukla nereye kadar?


