Yakın tarihten bazı sağlık sayfaları - Kıbrıs Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son Dakika ve Gündem Haberleri
Genel Sağlık Sigortası boşluğunun vahametini irdeleyen yazıma gösterilen okur ilgisine teşekkür ederim… Bu ilginin verdiği şevkle yazamaya yine devam… Arşivler orada, asla yalan söylemezler… * Siyasi kariyerinde Başbakanlık da bulunan Dr. Faiz Sucuoğlu, 16 Nisan 2016 tarihinde kurulan Ulusal Birlik
Genel Sağlık Sigortası boşluğunun vahametini irdeleyen yazıma gösterilen okur ilgisine teşekkür ederim… Bu ilginin verdiği şevkle yazamaya yine devam… Arşivler orada, asla yalan söylemezler… * Siyasi kariyerinde Başbakanlık da bulunan Dr. Faiz Sucuoğlu, 16 Nisan 2016 tarihinde kurulan Ulusal Birlik Partisi – Demokrat Parti Ulusal Güçler Koalisyon Hükümetinde Sağlık Bakanı; 22 Mayıs 2019 tarihinde kurulan, Ulusal Birlik Partisi – Halkın Partisi Koalisyon Hükümetinde ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak görev yaptı… Onun Kültür ve Turizm Bakanlığı da var, ama konu gereği bu iki bakanlığının altını çizerek, esasa geliyorum… Sucuoğlu gerek Sağlık Bakanlığı ve gerekse Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı günlerinde Genel Sağlık Sigortası bağlamında önemli adımlar atmıştı… Keşke “devletin devamlılığı” ilkesine sadık kalınsa ve o adımlar kararlılıkla sonuca götürülseydi… Ama olmadı… * Reçetelerin kâğıt yerine, eczacıların da görebileceği bilgisayara yüklenmiş bir sisteme yazılacağı pilot uygulamanın bir kesim serbest çalışan hekimle başlatıldığını bile duyurmuştu Sucuoğlu o zamanlar … Dönemin Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı Umut Öksüz ve bazı Birlik yetkililerini de kabul ederek onlarla konsensüs sağlamıştı… O kabulde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sucuoğlu, basın önünde, eskiden sigortalardan doktorlara 3 nüsha halinde reçete verildiğini, o gün itibariyle Bakanlık tarafından serbest çalışan hekimler ile deneme amaçlı pilot otomasyon uygulamasına geçildiğini, böylece reçetenin kalktığını, reçetenin doğrudan bilgisayar üzerinden otomasyon sistemi ile yapıldığını açıklamıştı… Pilot uygulamanın ardından otomasyon sisteminin ülke genelinde yaygınlaştırılacağını belirten Sucuoğlu, vatandaşa ve eczanelere otomasyon sistemi ile çok daha hızlı bir şekilde hizmet verileceğini açıklamış ve bu açıklamaları medyada yankı bulmuştu… * O günlerde TC Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile “Genel Sağlık Sigortası Mutabakat Metni” bile imzalanmıştı… İmzalanan mutabakat metninin öngörüsü Genel Sağlık Sigortası alanında bir yol haritası belirlemekti. Genel sağlık sisteminin örgütlenmesi, güncel sürdürülebilirliğinin sağlanması, yasa ve tüzüklerin yer aldığı mevzuatın belirlenmesi, yardımlar ve bunlardan yararlanma koşulları, uzman ve yetkililerin karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımı konularında üç yıllık bir takvimlendirme yapılmıştı… Hani nerede şimdi o imzalanmış mutabakat metni? Neden tozlu raflara kaldırıldı? Öylesi bir fırsat heba edilebilir miydi? Maalesef hükümetler gidip gelirken ve değişirken edildi işte… * Genel Sağlık Sigortası’na geçilmesinde, Sağlık Bakanlığı’nın otomasyon sistemine yönelmesinin önemine de vurgu yapıyordu o günlerde Sucuoğlu… “Genel Sağlık Sigortası ile devlet artık eczacı olma rolünden sıyrılacak” diyordu… Tümüyle otomasyon sistemine geçileceği için ilaç zafiyeti minimum seviyeye düşecekti yani… Vatandaş anlaşmalı özel eczanelerden ilaç tedarik edebilecekti hiç zorlanmadan… Faiz Sucuoğlu, eczanelerin Genel Sağlık Sigortası’nın önemli bir bacağı olduğunu vurguluyor ve Bakanlık olarak onların görüş ve önerilerini dikkate almaya her zaman hazır olduklarını seslendiriyordu… O günlerde halkı bilgilendirme bağlamında çeşitli televizyon programına da katılmıştı… Türkiye ile imzalanan “Genel Sağlık Sigortası Mutabakatı”nın çok önemli bir aşama olduğunun altını çizerken, Genel Sağlık Sigortası ile herkesin hastane ve doktor seçme hakkına sahip olacağını duyuruyordu… Kimsenin, örneğin MR çekmek için 5 ay sonraya randevu almak zorunda kalmayacağını ve hastanelerdeki yığılmanın azalacağını dile getiriyordu… * Sucuoğlu, dönemin Türkiye bakanının kendilerine “Genel Sağlık Sigortası ile ilgili adım atın… İcap ederse ilk 5 yıl boyunca, her yıl kademeli olarak azaltarak finansmanı üsteleniriz” güvencesini de verdiğini açıklayarak şunları da söylemişti: “Bu sistem ayakları üzerinde durmaya başladığında otomasyon sistemi de olması gerekir… Belki de önümüzdeki süreçte Türkiye Genel Sağlık Sigortasıyla birlikte çalışacağız. Yani biz gidip Türkiye’deki hastanelerden de bu kapsamda faydalanabileceğiz… Türkiye’deki Sağlık Bakanı ‘Biz 82 milyona hizmet veriyoruz, 82 milyona 300 bin kişi daha eklense ne olur? Ama siz ödevlerinizi yapın ki, biz karşılıklı olarak bunu sağlayalım. Engel diye bir şey yok’ şeklinde konuştu bize…” * Yani sözün özü, biz KKTC olarak ödevlerimizi yapmadık… Ve ne kadar yazıktır ki, Anavatan Türkiye’nin desteğiyle ülkemizde Genel Sağlık Sigortasını yürürlüğe koyma şansını heba ettik… Ta o günlerden “şehir hastanesi” niteliğinde inşa edilecek devlet hastanesini de kaybettik… Sağlık sorunlarımızla mücadele söz konusu ise, bunların üzerinde de, yani heba edilen fırsatlar üzerinde de durulması gerekir… Balık hafızalı olmayalım sakın… Şunu da belirtmeliyim ki bu yazı Dr. Faiz Sucuoğlu ile hiç görüşülmeden sadece belleğimdeki ve arşivdeki bilgilerden yararlanılarak yazılmıştır… Bir kez daha vurguluyorum: Genel Sağlık Sigortası, hastaların devlet ve özel sağlık kurumlarından para ödemden sağlık hizmeti alabilmesi, doktor – eczacı – hasta arasında hiçbir para ilişkisinin olmaması ve tüm hizmet ödemelerinin Sigorta tarafından yapılması demektir…