Wagif'in Mart'ı
Vagif Mustafazade'nin "Mart" bestesi. Bestesine "Mart" adını verdi ama bu ölümsüz eserde Nevruz yok Muhtemelen burada dinlediğinizde Nevruz'u hissetmeyeceksiniz. Doğru, bir bahar havası var, eriyen karların sesi duyuluyor, belki yağmur damlalarının sesidir, bilemiyorum... ama derin bir alçaklık var

Vagif Mustafazade'nin "Mart" bestesi. Bestesine "Mart" adını verdi ama bu ölümsüz eserde Nevruz yok Muhtemelen burada dinlediğinizde Nevruz'u hissetmeyeceksiniz. Doğru, bir bahar havası var, eriyen karların sesi duyuluyor, belki yağmur damlalarının sesidir, bilemiyorum... ama derin bir alçaklık var Belki bir şeyleri özlüyorumdur? Nevruz olmadan Mart olur mu? Belki Vagif'e göre Mart ayı Nevruz anlamına gelmiyor. Sonuçta Mart sadece baharın uyanış ayı değil; Mart aynı zamanda bir geçiş ayıdır, bir tereddüt ayıdır, kışın henüz tam olarak çekilmediği, baharın henüz tam olarak yerleşmediği bir sınırdır. Orada bir bayram kutlaması yerine büyük caz ustasının içsel gerilimi, kaygısı ve değişim anı hissediliyor Vagif Mustafazade'nin "Mart"ında Nevruz'un yer almaması bence kasıtlı bir tercihtir. Çünkü burada ateşin alevini değil, havadaki titreşimi görüyor; bayramın kendisini değil, arifesinde insan ruhunda oluşan çalkantıyı göstermek istiyor. Folkloru değil cazı, şehrin dalgalanmalarını, modern insanın iç ritmini "göstermeye" çalıştı Kim bilir belki de Vagif'in kendisinin hissettiği ama söylememeye özen gösterdiği başka bir şey daha vardır Gri bir ay, öğütülecek, çizilecek, teslim olacak. Sonra kan kaynayacak, çağlayan kopacak, Nevruz gelecek. Ama Vagif sanki hâlâ uzaktaymış gibi görmüyor... Neden? Anlayamıyorum... Vagif muhtemelen kaderciydi... 21 Mart 2011
Diğer Haberler

Almatı'daki Satpayev Caddesi'nin iyileştirilmesi Cumhuriyet Meydanı'ndan başlayacak - Analitik çevrimiçi dergi Vlast
yaklaşık 3 saat önce
Almatı'da 400'den fazla şirket yasa dışı inşaat ruhsatı verdi
yaklaşık 4 saat önce