Ürdün medyası 31 Mart Azerbaycan Soykırımı Günü ile ilgili yazılar yayınladı - FOTOĞRAF
Ürdün'ün en popüler basın organları ve haber sitelerinde 31 Mart - Azerbaycan Soykırımı Günü ile ilgili yazılar yayınlandı AZERTAC'ın haberine göre, Ürdün'deki Azerbaycan Büyükelçiliği'nin açıklamasına atıfta bulunulan yazılarda, Bakü Konseyi'nin 6 bin silahlı üyesi ve Taşnaksutyun partisinin 4000

Ürdün'ün en popüler basın organları ve haber sitelerinde 31 Mart - Azerbaycan Soykırımı Günü ile ilgili yazılar yayınlandı AZERTAC'ın haberine göre, Ürdün'deki Azerbaycan Büyükelçiliği'nin açıklamasına atıfta bulunulan yazılarda, Bakü Konseyi'nin 6 bin silahlı üyesi ve Taşnaksutyun partisinin 4000 üyesinin Mart 1918'de gerçekleştirdiği soykırımın, etnik temizliğin en vahşi örneklerinden biri olarak tarihe geçtiği belirtiliyor. Dönemin Kafkasya Olağanüstü Komiseri Stepan Şaumyan'ın itiraflarının, bu katliamların “karşı-devrimciliğe karşı mücadele” adı altında, aslında ulusal nefret temelinde işlendiğini kanıtladığı vurgulanıyor. Yazılarda ayrıca Bakü, Şamahı, Guba, Karabağ, Zengezur, Nahçivan, Şirvan, Erivan gibi bölgelerde sistematik olarak işlenen bu suçlar sonucunda onbinlerce Azeri'nin öldürüldüğü iddia ediliyor. Yalnızca Guba'da 16 binden fazla kişinin öldürüldüğü, 167 köyün yerle bir edildiği kaydedildi. Sivil nüfusun yanı sıra halkın dini ve kültürel mirasının da hedef alındığı vurgulanırken, cami ve tarihi eserlerin tahrip edildiği kaydedildi Makalelerde ayrıca, bağımsızlığın yeniden sağlanmasının ardından Milli Lider Haydar Aliyev'in 26 Mart 1998 tarihli "Azerbaycanlıların Soykırımı Hakkında" Kararnamesi uyarınca bu katliamların devlet düzeyinde siyasi ve hukuki bir değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtiliyor Materyaller, 20. yüzyılın başındaki bu kanlı soykırım politikasının sonraki dönemlerde de devam ettiğini, yüzyılın sonuna gelindiğinde ise sistematik hale geldiğini, Azerbaycanlıların modern Ermenistan topraklarından toplu olarak sürülmesi, Azerbaycan topraklarının işgali sırasında, özellikle Hocalı soykırımı sırasında işlenen katliamlar ve diğer savaş suçlarıyla ifadesini bulduğunu vurguluyor


