Ursula von der Leyen'in Bakü ziyareti radikal muhalefeti endişelendirdi - Ali Hüseyinli
Son günlerde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Bakü'de yaptığı görüşmede "insan hakları" ve "siyasi tutuklu" hikâyelerini gündeme getirmemesi yerli ve yabancı radikal çevreleri ciddi şekilde alarma geçirdi. Sevinj Mirzayeva'nın "Osmangizi" TV internet k

Son günlerde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Bakü'de yaptığı görüşmede "insan hakları" ve "siyasi tutuklu" hikâyelerini gündeme getirmemesi yerli ve yabancı radikal çevreleri ciddi şekilde alarma geçirdi. Sevinj Mirzayeva'nın "Osmangizi" TV internet kanalı ve Azerbaycan Halk Partisi Genel Başkanı Kerimov Ali'nin yabancı sözcüsü haline gelen Ganimat Zahid'in "Azerbaycan Saati" özel bir ilgi gösteriyor. Azerbaycan kamuoyunun gözünden düşen bazı siyasetçiler, Azerbaycan'a ve hükümete yönelik başarısız karalama kampanyalarını sürdürüyor. Yurtdışındaki anti-milli merkezlerden hibe alan bu güçler, subjektif hayallerini bir kez daha reel politika olarak resmetmeye çalışıyor Peki gerçek resim nedir? Öncelikle stratejik çıkarlar bağlamında modern uluslararası ilişkiler radikallerin manipülasyonları tarafından değil, devletlerin ulusal çıkarları tarafından kontrol edilmektedir. Artık herkes Avrupa Birliği'nin Azerbaycan'ı Güney Kafkasya'nın tartışmasız lideri, kıtanın enerji güvenliğinin ana sağlayıcısı ve güvenilir bir ortağı olarak algıladığını görüyor. Ursula von der Leyen'in Bakü ziyareti stratejik işbirliğine dayanıyor İkincisi Azerbaycan bağımsız bir devlettir. Ülkemizde hukukun üstünlüğü tam olarak sağlanmaktadır. Herhangi bir suç işleyenlerin kendilerini "siyasi tutuklu" olarak tanımlamaları hukuki sorumluluktan kaçma girişiminden başka bir şey değildir. Resmi Bakü hiçbir yabancı gücün iç işlerimize karışmasına ve bize dikte etmesine izin vermiyor Konuya başka bir açıdan bakarsak, AB liderliğinin Bakü'de sergilediği pragmatik ve saygın tutumun, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yürüttüğü ulusal çıkarlara dayalı bağımsız politikanın bir başka zaferi olduğundan emin olabiliriz. Batılı kurumlar Azerbaycan'la dikta yoluyla değil, ancak eşit ortak olarak konuşmanın mümkün olduğunu çok iyi biliyorlar. Ülke başkanının yürüttüğü dış politika, bağımsızlığını yeni kazanan birçok devletten farklı olarak, sonuçta ikili ilişkilerin dikey değil yatay yönde kurulmasını sağladı Bu nedenle radikal muhalefetin ülkemizin uluslararası başarısına gölge düşürme çabaları her zaman olduğu gibi bugün de başarısızlıkla sonuçlanıyor. Azerbaycan egemenlik yolunda emin adımlarla ilerliyor Hukuk Politikası ve Devlet İnşa Komitesi Başkanı


