Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Tatar: Yeni plan taslağı endişe verici

5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs TV’de Elif Şen Çatal’ın konuğu olduğu programda Kıbrıs sorununa ilişkin son günlerde gündeme gelen yeni çözüm planı iddialarını, iki devletli çözüm siyasetini, Güney Kıbrıs’ın silahlanma faaliyetlerini ve KKTC’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaş

0 görüntülemegundemkibris.com
Tatar: Yeni plan taslağı endişe verici
Paylaş:

5’inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs TV’de Elif Şen Çatal’ın konuğu olduğu programda Kıbrıs sorununa ilişkin son günlerde gündeme gelen yeni çözüm planı iddialarını, iki devletli çözüm siyasetini, Güney Kıbrıs’ın silahlanma faaliyetlerini ve KKTC’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı Son dönemde kamuoyunda tartışılan ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin tarafından hazırlandığı öne sürülen yeni çözüm taslağına değinen Tatar, Maraş, Güzelyurt ve Mesarya bölgelerinde toprak düzenlemeleri karşılığında doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temas gibi açılımlar öngörüldüğü yönündeki iddiaların ciddi endişe yarattığını söyledi Tatar, “Biz yıllarca egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde iki devletli çözümü savunduk. Şimdi ortaya atılan bu tür planların konuşulması bile bize zemin kaybettirebilir” ifadelerini kullandı “İki devletli çözüm artık milli siyasettir” Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılmasının ardından da Kıbrıs meselesini uluslararası platformlarda anlatmaya devam ettiğini belirten Tatar, iki devletli çözüm modelinin artık yalnızca kendisinin değil, Türkiye ve KKTC’nin ortak milli siyaseti haline geldiğini söyledi Görev süresi boyunca İngiltere, Almanya, Türkiye ve farklı ülkelerde temaslarda bulunduğunu kaydeden Tatar, “Ortaya koyduğumuz siyaset artık milli bir siyaset haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti de bunu her platformda savunmaktadır” dedi Türkiye’nin garantör ülke konumunun ve Doğu Akdeniz’deki stratejik öneminin altını çizen Tatar, son yıllarda yaşanan Gazze savaşı, İran-İsrail gerilimi, Rusya-Ukrayna savaşı ve bölgesel gelişmelerin iki devletli çözüm tezinin ne kadar isabetli olduğunu gösterdiğini savundu “Seçmen Kıbrıs meselesinden çok günlük sorunlara odaklandı” Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını da değerlendiren Tatar, seçimlerde Kıbrıs meselesinin belirleyici olmadığını söyledi Seçmenin önemli bir bölümünün ekonomik sorunlar, hükümete yönelik tepkiler ve günlük yaşamı etkileyen meseleler üzerinden oy kullandığını ifade eden Tatar, “Çok az insan sandığa giderken iki devlet mi federasyon mu diye düşündü. İnsanlar daha çok kendi hayatındaki sorunlara baktı” değerlendirmesinde bulundu Hükümetin bazı uygulamalarına yönelik tepkilerin seçim sonucuna yansımış olabileceğini belirten Tatar, buna rağmen iki devletli çözüm siyasetinin Türkiye tarafından da sahiplenilmesiyle milli politika haline geldiğini vurguladı “Siyasi eşitlik dediğiniz şey federasyondur” Programda federasyon ve son dönemde gündeme gelen “siyasi eşitlik” söylemlerine de değinen Tatar, bu kavramın özünde federasyon modelini ifade ettiğine dikkat çekti “Siyasi eşitlik dediğiniz şey federasyondur” diyen Tatar, federasyon modelinde Kıbrıslı Türklerin zaman içerisinde nüfus, ekonomi ve Avrupa Birliği kuralları nedeniyle Rum tarafı karşısında eriyebileceğini vurguladı Geçmişte yıllarca federasyon temelinde müzakereler yürütüldüğünü ancak Rum tarafının siyasi eşitliği ve dönüşümlü başkanlığı kabul etmediğini hatırlatan Tatar, Crans-Montana sürecinin de bu nedenle başarısız olduğunu söyledi Crans-Montana ve Annan Planı hatırlatması Ersin Tatar, geçmiş müzakere süreçlerinde Türk tarafının ciddi tavizler verdiğini ancak karşılığında beklenen adımların atılmadığını savundu Annan Planı döneminde Kıbrıslı Türklerin “evet” demesine rağmen uluslararası toplumun verdiği sözleri yerine getirmediğini söyleyen Tatar, “Rum tarafı Avrupa Birliği’ne girdi, bize verilen sözler tutulmadı” dedi. Crans-Montana sürecinde ise haritaların verildiğini ve çeşitli açılımlar yapıldığını belirten Tatar, buna rağmen Rum tarafının dönüşümlü başkanlık dahil birçok konuda geri adım attığını ifade etti “Toprak artık müzakere konusu olmamalı” Yeni çözüm taslağında adı geçen Maraş, Güzelyurt ve Mesarya bölgelerine ilişkin iddiaları da değerlendiren Tatar, toprak konusunun yeniden gündeme getirilmesine karşı çıktı Crans-Montana döneminde yaklaşık 60 köyün gündeme geldiğini hatırlatan Tatar, bugün konuşulan bölgelerin KKTC topraklarının yaklaşık üçte birini oluşturduğunu söyledi “Toprak bizimdir. 1974’te sınırlar çizilmiştir. Bu saatten sonra ancak sınır düzenlemeleri konuşulabilir. Toprak tavizi artık müzakere konusu olmamalıdır” ifadelerini kullanan Tatar, doğrudan ticaret ya da doğrudan uçuş gibi vaatler karşılığında toprak verilmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti “Yeni planlar Kıbrıs Türk halkını yeniden eski zemine çekebilir” Yeni çözüm planı iddialarının arkasında Kıbrıs Türk tarafında lider değişikliğinin etkili olabileceğini öne süren Tatar, bazı çevrelerin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yeniden federasyon eksenli bir süreci canlandırmaya çalıştığını anlattı “Ortak zemin yoktur. BM raporlarında da bu kayıt altına alınmıştır. Buna rağmen eski müzakere süreçlerini yeniden canlandırmaya yönelik girişimler görüyoruz” diyen Tatar, iki devletli çözüm siyasetinden uzaklaşılmasının Kıbrıs Türk tarafını yeniden geçmişteki çıkmazlara sürükleyebileceğini dile getirdi. Tatar, KKTC’nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü kabul edilmeden kalıcı ve adil bir çözümün mümkün olmadığını belirterek, “Bu saatten sonra geri dönüş değil, iki devlet temelinde ileriye bakılması gerekir” ifadelerini kullandı Güney Kıbrıs’ın silahlanması ve Fransa anlaşması 5. Cumhurbaşkanı, Güney Kıbrıs’ın son yıllarda Fransa başta olmak üzere çeşitli ülkelerle geliştirdiği askeri iş birliklerini de değerlendirdi Fransa ile imzalanan SOFA anlaşması ve bölgede artan askeri hareketliliğin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirten Tatar, Rum yönetiminin bu girişimlerle Türkiye’ye karşı güç gösterisi yapmaya çalıştığını söyledi Ancak Türkiye’nin bölgedeki gücü ve savunma kapasitesi nedeniyle böyle bir yaklaşımın gerçekçi olmadığını ifade eden Tatar, “Türkiye artık yalnızca bölgenin en güçlü ülkelerinden biri değil, aynı zamanda uluslararası krizlerde arabulucu rolü üstlenen bir ülkedir” dedi “Türkiye’nin varlığı her zamankinden daha önemli” Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin KKTC’deki varlığını daha da önemli hale getirdiğini vurgulayan Tatar, özellikle İsrail-İran gerilimi ve Gazze’de yaşananların bölgesel dengeleri değiştirdiğini söyledi Türkiye’nin garantörlüğünün ve askeri varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu ifade eden Tatar, geçmişte “sıfır asker, sıfır garanti” tezlerinin gündeme geldiğini ancak bugün yaşanan gelişmelerin bu yaklaşımların ne kadar riskli olduğunu ortaya koyduğunu savundu “Karma evlilikler konusunda mücadele verdik” Programda karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık sorunu da gündeme geldi. Rum yönetiminin, Kıbrıslı Türk ebeveyn ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ebeveynden doğan çocuklara vatandaşlık vermemesini eleştiren Tatar, bu konuyu uluslararası platformlarda sık sık gündeme getirdiğini söyledi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde devam eden davanın önemine işaret eden Tatar, bu konuda mücadele veren Eda Hançer Akkor’u da tebrik etti “50 yıldır burada yaşayan, çocukları ve torunları olan insanların vatandaşlık hakkı verilmemesi kabul edilemez” diyen Tatar, bunun açık bir ayrımcılık olduğunu ifade etti Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Diğer Haberler

Tatar: Yeni plan taslağı endişe verici | Tenqri