Sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdı, son günlerine kadar 'büyük barış' dediği Kürt sorunu için çalıştı; Kadir İnanır'ın 77 yıllık hayatı... | T24
Türk sinemasına damgasını vuran, toplumsal sorunları ele alan filmleri ve tavrıyla Yeşilçam'a sol bir soluk getiren sanatçılar arasında ön saflarda yer alan, 'büyük barış' olarak adlandırdığı Kürt sorununun çözümü için son yıllarına kadar çabalayan Kadir İnanır, bir süredir tedavi gördüğü hastanede

Türk sinemasına damgasını vuran, toplumsal sorunları ele alan filmleri ve tavrıyla Yeşilçam'a sol bir soluk getiren sanatçılar arasında ön saflarda yer alan, 'büyük barış' olarak adlandırdığı Kürt sorununun çözümü için son yıllarına kadar çabalayan Kadir İnanır, bir süredir tedavi gördüğü hastanede, 77 yaşında hayatını kaybetti Kadir İnanır, Ordu'nun Fatsa ilçesinde Mehmet İnanır ve Rukiye İnanır çiftinin oğlu olarak dünyaya geldi. Kalabalık ailesinin son çocuğuydu. 14 kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gelen İnanır, çocukluk yıllarında oyunculuk yeteneğini okul gösterilerinde sergiledi. Eğitim hayatına Fatsa'da başlamış, ardından İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde yatılı olarak eğitim aldı Aslen Trabzon, Sürmeneli olan ailesinin Fatsa'ya yerleştiği bu küçük kasabadan İstanbul'a uzanan yol, hem coğrafi hem de kadersel bir sıçrayıştı. İnanır, tıp fakültesini kazanamayınca farklı bir rotaya girdiğini anlatmıştı: "Tıbbı kazanamadığım için doktor olamadım. Diğer tercihlerime de gitmedim, tam o arada bir yarışma meselesi çıktı zaten" demişti 1967 senesinde Ses Dergisi tarafından düzenlenen Sinema Artisti Yarışması'nda finale kalmış, sonraki sene Saklambaç Gazetesi'nin düzenlediği Fotoroman Artisti Yarışması'nda birinci olmuştur. Bir arkadaşının fotoğrafını göndermesi üzerine katıldığı bu yarışmayla hayatı kökten değişti; "Bir arkadaşım fotoğrafımı göndermiş. Finale kalınca ailemle çok büyük bir tartışmaya girdim. 'Sen nasıl yaparsın böyle bir şey' dediler. Kavga, gürültü, yaptın-yapmadın derken kazandım ve 41 yıl geçti. Kadere inanırım ben" demişti Sinema dünyasına girişi, 1960’ların sonunda dönemin ünlü dergilerinin düzenlediği yarışmalarla oldu. 1967 yılında Ses dergisinin, 1968 yılında ise Saklambaç gazetesinin düzenlediği sinema artist yarışmalarına katıldı. Saklambaç’taki başarısının ardından dikkatleri çekti ve fotoromanlarda oynamaya başladı Beyaz perdeye ilk adımını 1968 yapımı "Yedi Adım Sonra" filmiyle attı. Kısa sürede başrollerin aranan ismi haline geldi İlk dönemlerinde "sert, haksızlığa boyun eğmeyen, delikanlı" karakterleriyle tanınsa da, Kadir İnanır’ı farklı kılan şey sadece aksiyon filmleri değil, Türk sinemasının en önemli toplumsal gerçekçi yapıtlarında yer almasıydı Yeşilçam'da sıklıkla adaletsizliğe karşı savaşan, sert ve maço bir karakteri canlandıran İnanır, Türkan Şoray ile birlikte Türk sinemasının en meşhur çiftlerinden biri oldu. İkili; Kara Gözlüm, Unutulan Kadın, Dönüş, Gazi Kadın: Nene Hatun, Devlerin Aşkı, Bodrum Hakimi, Deprem, Dila Hanım, Cevriyem, Selvi Boylum Al Yazmalım, Aşk ve Nefret ve Gönderilmemiş Mektuplar filmlerinde birlikte yer aldı "Sevgi neydi? Sevgi emekti..." repliği onunla özdeşleşti Yıllar içinde 182 sinema filminde ve 7 televizyon dizisinde rol aldı. Bu üretkenlik onu salt ticari bir Yeşilçam yıldızı yapmadı; aksine zamanla en nitelikli yönetmenlerle buluştu Kuzeyden Gelen Adam; Kadir İnanır: Kenan Evren cahil ve lanetli biriydi; herkes görüştü onunla, ben asla görüşmedim Kadir İnanır’ı anlatan belgeselden kesitler: Fikret Hakan seti neden terk etti, Atıf Yılmaz’la neden uzun zaman konuşmadı? Kadir İnanır'ı salt "yakışıklı jön" kalıbına sıkıştırmak büyük bir haksızlık olur. Onu diğer yıldızlardan ayıran en önemli özellik, zamanla melodramın dışına çıkarak toplumsal gerçekçi ve politik yapımlara yönelmesiydi Atıf Yılmaz, Şerif Gören ve Ömer Kavur gibi yönetmenlerle iş birliği yapan İnanır, Sabahattin Ali, Yaşar Kemal ve Necati Cumalı gibi yazarların eserlerinden uyarlanan toplumsal gerçekçi filmlerde karakterler canlandırdı. Canlandırdığı karakterler — adalete karşı direnen, sert ve koruyucu erkekler — "Kadirizm" olarak bilinen kültürel bir fenomene dönüştü ve sosyolojik araştırmalarda sosyal bir cinsiyet prototipi olarak incelendi Selvi Boylum Al Yazmalım (1977): Atıf Yılmaz'ın yönettiği ve Türkan Şoray'la başrolleri paylaştığı bu filmde canlandırdığı İlyas karakteri, sınıf farkları, aşk ve toplumsal baskılar gibi temaları güçlü bir şekilde yansıtır ve film, Türk sinemasının klasikleri arasında yer alır. Ankara Sinema Derneği'nin 2004'te düzenlediği "Bütün Zamanların En İyi 10 Türk Filmi" seçkisinde katılanların oylarıyla "Susuz Yaz", "Umut" ve "Gelin"den sonra Türk sinemasının en iyi dördüncü filmi seçildi. Filmin en bilinen repliği olan "Sevgi neydi; sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti" sözü ise Cengiz Aytmatov'un kitabında yer almamasına rağmen senaryoya eklendi Yılanların Öcü (1985): Şerif Gören yönetmenliğinde çekilen Yılanların Öcü, köy yaşamında ortaya çıkan mülkiyet kavgaları ve sosyal adaletsizlik temalarını işler. Kara Bayram ve ailesinin haksızlıklara uğraması, filmde siyasi ve politik mesajları ön plana çıkarır. Kadir İnanır, Anadolu insanının öfkesi ve gururunu beyaz perdeye taşırken dönemin ağır sansürüne rağmen film Yeşilçam tarihine damgasını vurdu Tatar Ramazan (1990): Hapishane ağalarının diğer mahkumlara yaptığı eziyetleri gören Ramazan, ağalardan biriyle kavgaya tutuşur; hapishane müdürü de ağaları destekler. Tek başına olsa da mücadelesini sürdüren Ramazan, en sonunda başka bir hapishaneye sürgüne gönderilir. Halk arasında "Tatar Ramazan" adı adeta onun ikinci kimliği haline geldi Ömer Kavur'un yönettiği Ah Güzel İstanbul, Kırık Bir Aşk Hikayesi ve Amansız Yol; Şerif Gören'in yönettiği Tomruk, Sen Türkülerini Söyle ve Katırcılar; Erdoğan Tokatlı'nın yönettiği Suçumuz İnsan Olmak ve 72. Koğuş da bu önemli yapımlar arasında sayılabilir Kadir İnanır sadece kamera önünde kalmadı, sinemanın mutfağına da girdi. 1992 yılında "Ah Gardaşım" ve 1993 yılında "Savcı" filmlerinin yönetmen koltuğuna oturdu Kariyeri boyunca pek çok prestijli ödül kazandı. Bunların en önemlilerinden biri, 1986 yılında 23. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Yılanların Öcü" filmindeki performansıyla aldığı "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü oldu. Ayrıca birçok festivalden "Yaşam Boyu Onur Ödülü" aldı İnanır, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin sinema üzerindeki ağır baskısını en derinden hisseden aktörlerdendi. Çektiği birçok film sansür kurullarından döndü veya makaslandı Tarık Akan ile birlikte Yeşilçam’da sendikalaşma, oyuncu hakları ve set işçilerinin şartlarının iyileştirilmesi için çalıştı Kadir İnanır'ı sinemadan kopararak düşünmek mümkün değildi. "Ben bir sosyal demokratım. Herkesin siyasi görüşüne saygı duyarım. Ama bu saygı, kimseye bana ağır laflar söyleme lüksünü ve kimliğime tecavüz etme şansını vermez" demişti 3 Nisan 2013 tarihinde barış sürecini yönetecek olan 63 kişilik Akil Adamlar listesine Akdeniz Bölgesi'nden girmesi hem büyük yankı uyandırdı hem de onu çok sert eleştirilerin hedefine koydu. İnanır bu eleştirilere boyun eğmedi. "Bu bana bir lütuf değildi. Anadolu ve Anadolu insanını çok iyi bilen biri olarak sorunun çözümü konusunda kim olsa bana gelecekti. Ben kim olsa bu yolculuğa çıkacaktım. Çünkü Türkiye'nin bundan daha önemli bir sorunu yok" dedi Kürt meselesindeki tutumu onu dönemin siyasi yelpazenin farklı taraflarından hedef aldı. "Adalet ve Kalkınma Partisi'ne benim kadar eleştiri getiren ikinci bir adam bulamazsınız. Ama bu işi MHP yapsaydı ben yine giderdim. Ben 45 yıllık kariyerim boyunca o bölgeyle ilgili çok film çektim, onların bütün sorunlarını ben biliyorum. Kim gidecekti başka?" diye sordu Barışa olan inancı hiç sarsılmadı. "En önde giderim, yeter ki adı 'barış' olsun. Mecburuz, başka hiçbir şansımız yok. İnanmaya bile mecburuz" dedi "Bugün kimse konuşmuyor, sesini çıkartmıyor olabilir. Benim kimseden korkum yok. Ben ömrüm boyunca böyle yaşadım, bu saatten sonra da kimseye boyun eğecek değilim. Ben konuşuyorum, ancak basına güvenmiyorum. Bu nedenle ilk kez, size güvendiğim için konuşacağım. Ve diyorum ki bir gün gelecek, bu topraklara büyük bir barış hakim olacak. O barış mutlaka gelecek. Kimse merak etmesin. Ben Kadir İnanır; halkların kardeşliğine ve büyük barışa tüm kalbimle inanıyorum. Biliyorum, yarın çok büyük zorluklarla karşılaşacağız ama bir biçimde mutlaka bütün bu zorlukları yeneceğiz. Büyük barış mutlaka gelecek, bunda inancım tamdır." İnanır, 2024 yılında T24'te Cansu Çamlıbel'e verdiği söyleşide kendisine milletvekilliği teklifleri de geldiğini belirterek şunları söyledi: "Bugün çağırsa yine en önde giderim, yeter ki adı ‘barış’ olsun. Mecburuz, başka hiçbir şansımız yok. İnanmaya bile mecburuz. Sadece Erdoğan değil, kim söylese giderim... 2015’te ve 2018’de HDP'den teklif geldi. 'Tanınan, sevilen birini bu partide görelim' anlayışını ben doğru bulmadım. Çünkü o partinin var olması için ya da o partinin savunduğu bütün değerler için yıllarca uğraşmış, çalışmış, bedeller ödemiş bir sürü insan varken ben birdenbire onların önüne geçip milletvekili olamam. Buna karakterim müsait değil. O zaman o partinin adı Halkların Demokratik Partisi idi. Nerede halk diye sormuştum size ya, hatırladınız mı?" Selahattin Demirtaş hakkında "Türkiye'nin son zamanlarda yetiştirdiği en önemli siyasetçi Selahattin Demirtaş" dedi. İnanır, cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yazdığı tiyatro oyununun (Devran) okumasına katılarak ve sol-demokrat muhalefet aktörleriyle yan yana durarak tavrını net bir şekilde ortaya koydu TIKLAYIN: Kadir İnanır: Oğlunun kemiklerini poşetle teslim alan babanın filmini çekmek istiyorum, ama ağır sansür var, onu yensen vali vesayetine toslarsın! 1998 yılında Flash TV'de 8 ay boyunca ana haber bülteni sunan İnanır, sinema dışında da farklı platformlarda kamuoyunda görünürlüğünü korudu. 2026 yılının başında ise mahkeme, İnanır'ın televizyon kanalları, YouTube ve dijital platformlarda filmlerinin izinsiz yayınlanmasını engelleyen bir karar verdi; bu karar, oyunculuk hakları açısından önemli bir emsal niteliği taşıdı Kadir İnanır, yapım şirketlerine açtığı davayı kazandı: Emeğin ve mücadelenin değerini anlamak için iyi bir sonuç aldık Kadir İnanır, hayatı boyunca hiç resmi evlilik yapmadı. Sanatçı, 2000'li yılların başından itibaren kendisi gibi oyuncu olan Jülide Kural ile birlikteydi. İkili, birbirlerini her zaman "hayat arkadaşı" olarak tanımlamış, uzun yıllar boyunca derin ve saygın bir birliktelik sürdürmüşlerdi. Jülide Kural, usta sanatçının özellikle son yıllarda yaşadığı ciddi sağlık sorunları ve tedavi süreçlerinde de her an yanında olan, kamuoyunu bilgilendiren isim oldu 2012 yılında geçirdiği bel fıtığı ameliyatı, rutin kontroller sırasında akciğerinde tümör tespit edilmesiyle ikinci bir operasyona sahne oldu. 2021'de tatil için gittiği Muğla'da rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı; beyin damarına pıhtı attığı tespit edilen oyuncu, gerekli tedavilerin ardından sağlığına kavuştu. Şiddetli zatürre şikayetiyle başlayan ve akciğer enfeksiyonuyla ciddileşen hastalık süreci, tüm Türkiye'yi yasa boğan kaybıyla son buldu Kadir İnanır, 1968 yılında başlayan oyunculuk kariyerinde 180'den fazla sinema filmine ve dönemin ses getiren televizyon dizilerine imza attı Kariyerinin ilk yıllarında fotoroman popülerliğinin ardından sinemaya adım atan İnanır, hızla başrollerin ve jön karakterlerin aranan ismi oldu 1968: Dertli Gönlüm, Kumcu Ali Yaşar, Yedi Adım Sonra (İlk filmleri) 1969: Fato / Ya İstiklal Ya Ölüm, Yaralı Kalp, Çılgınlar Cehennemi 1970: Kara Gözlüm (Türkan Şoray ile ilk efsane ortaklık), Ankara Ekspresi, Dağların Kartalı, Meçhul Kadın, Yemen'de Bir Avuç Türk 1971: Üç Arkadaş, Unutulan Kadın, Kerem ile Aslı, Azrailin Beş Atlısı, Kara Gün, Mualla Altın Çağ: Kült aşk ve aksiyon filmleri (1972 - 1979) Kadir İnanır’ın Türk sinemasının zirvesine yerleştiği, "Deli Kadir" imajının oluştuğu ve unutulmaz aşk filmlerine imza attığı en üretken dönemidir 1972: Dönüş, Utanç (5. Altın Koza - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü), Leyla ile Mecnun, Baskın, Kanlı Para, Kopuk, Paprika Gaddarın Aşkı 1973: Ezo Gelin, Bitirim Kardeşler, Bitirim Sosyetede, Yaban, Hayat Bayram Olsa, Kambur, Gazi Kadın 1974: Almanyalı Yarim, Askerin Dönüşü, Ceza, Enayi, Sahipsizler, Uyanık Kardeşler, Yazık Oldu Yarınlara 1976: Devlerin Aşkı, Bodrum Hâkimi, Deprem, Taksi Şoförü, Alev, Silahlara Veda, İki Kızgın Adam 1977: Selvi Boylum Al Yazmalım (Sinema tarihinin en iyi aşk filmi), Dila Hanım, Tövbekar, Ana Ocağı, Kan, Fırtına 1978: Evlidir Ne Yapsa Yeridir, Derviş Bey, Düzen, Cevriyem, Hedef 80'li yıllarda Yeşilçam'ın kabuk değiştirmesiyle birlikte İnanır, Türk edebiyatı uyarlamalarına ve sistem eleştirisi yapan toplumsal/siyasi rollere yöneldi 1982: Tomruk, Yürek Yarası, Elveda Dostum, Aşkların En Güzeli 1984: Bir Yudum Sevgi, İmparator, Güneş Doğarken, Yabancı 1985: Yılanların Öcü (23. Altın Portakal - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü), Amansız Yol, Seyyid, Ateş Dağlı, Ölüm Yolu 1986: Sen Türkülerini Söyle, Suçumuz İnsan Olmak, Dikenli Yol, Sultanoğlu, Umut Sokağı, Yarın Ağlayacağım 1987: Katırcılar, 72. Koğuş, Yaralı Can, Menekşeler Mavidir, Sen De Yüreğinde Sevgiye Yer Aç 1988: Emanet, Bir Beyin Oğlu, Hüzün Çemberi, Yedi Uyuyanlar 1989: Karılar Koğuşu, Med Cezir Manzaraları (3. Ankara Film Festivali - En İyi Erkek Oyuncu), Acılar Paylaşılmaz, Film Bitti Karakter oyunculuğunda zirve yaptığı, kült rollerinin ve son dönem sinema başyapıtlarının yer aldığı dönemdir 1990: Tatar Ramazan (Kültleşen adalet ikonu), Sayın Başkan, Darbe, Eskici ve Oğulları 2000: Komser Şekspir (Sinan Çetin yönetmenliğinde, İnanır'ın tarz değiştirdiği efsane rol) 2019: Kapı (Süryani bir ahşap ustasının hikayesini anlatan, vizyondaki son büyük sinema filmi) Özellikle 90'lı yılların sonundan itibaren TV ekranlarında da "Ağa", "Reis" ve "Baba" rollerinin aranan ismi oldu 1998 - 2000: Marziye (Hanzade karakteriyle büyük reyting başarısı yakaladı) 2002 - 2003: Kırık Ayna (Candar Ağa rolüyle ekranları salladı) 2011: İzmir Çetesi (Televizyondaki son uzun soluklu projesi) Kadir İnanır, yarım asırlık sinema kariyeri boyunca hem sergilediği oyunculuk performanslarıyla "En İyi Erkek Oyuncu" ödüllerine layık görülmüş hem de Türk sinemasına katkılarından dolayı ülkenin en prestijli festivallerinden "Onur Ödülleri" almıştır 1973 - 5. Adana Altın Koza Film Festivali: Utanç filmi ile "En İyi Erkek Oyuncu" (Kariyerindeki ilk büyük ödülüdür) 1986 - 23. Antalya Altın Portakal Film Festivali: Yılanların Öcü filmindeki "Karasu" rolüyle "En İyi Erkek Oyuncu" 1990 - 3. Ankara Film Festivali: Medcezir Manzaraları filmi ile "En İyi Erkek Oyuncu" Kadir İnanır, Türk sinemasının köşe taşlarından biri olması vesilesiyle çok sayıda saygın kurumdan onur ödülü almıştır: 2000 - 37. Antalya Altın Portakal Film Festivali: "Yaşam Boyu Onur Ödülü" 2007 - 40. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Ödülleri: "Onur Ödülü" 2011 - 18. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali: "Yaşam Boyu Onur Ödülü" 2012 - 3. Malatya Uluslararası Film Festivali: "Yaşam Boyu Onur Ödülü" 2016 - Almanya Film Festivali: "Onur Ödülü"İstanbul Film Festivali (İKSV): "Sinema Onur Ödülü" 2023 - 30. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali: Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılına özel olarak, sinemaya bıraktığı devasa iz nedeniyle Türkan Şoray ile birlikte "Sinemamızın Yüzü" Özel Ödülü'ne layık görülmüştür Çerezler, bir web sitesinden gönderilen ve kullanıcının web tarayıcısı tarafından kullanıcının bilgisayarında, kullanıcı gezinirken saklanan küçük veri parçalarıdır. Tarayıcınız her mesajı çerez adı verilen küçük bir dosyada saklar. Sunucudan başka bir sayfa talep ettiğinizde, tarayıcınız çerezi sunucuya geri gönderir. Çerezler, web sitelerinin bilgileri hatırlaması veya kullanıcının tarama etkinliğini kaydetmesi için güvenilir bir mekanizma olacak şekilde tasarlanmıştır Bu tanımlama bilgileri, web sitesinin çalışması için gereklidir ve sistemlerimizde kapatılamaz. Bunlar genellikle yalnızca sizin işlemlerinizi gerçekleştirmek için ayarlanmıştır. Bu işlemler, gizlilik tercihlerinizi belirlemek, oturum açmak veya form doldurmak gibi hizmet taleplerinizi içerir. Tarayıcınızı, bu tanımlama bilgilerini engelleyecek veya bunlar hakkında sizi uyaracak şekilde ayarlayabilirsiniz ancak bu durumda sitenin bazı bölümleri çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizin performansını ölçebilmemiz ve iyileştirebilmemiz için sitenin ziyaret edilme sayısını ve trafik kaynaklarını sayabilmemizi sağlar. Hangi sayfaların en fazla ve en az ziyaret edildiğini ve ziyaretçilerin sitede nasıl gezindiklerini öğrenmemize yardımcı olurlar. Bu tanımlama bilgilerinin topladığı tüm bilgiler derlenir ve bu nedenle anonimdir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz sitemizi ne zaman ziyaret ettiğinizi bilemeyiz Bu tanımlama bilgileri, videolar ile canlı sohbet gibi gelişmiş işlevler ve kişiselleştirme olanağı sunabilmemizi sağlar. Bunlar, bizim tarafımızdan veya sayfalarımızda hizmetlerinden faydalandığımız üçüncü taraf sağlayıcılarca ayarlanabilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu işlevlerden tümü veya bazıları doğru şekilde çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizde reklam ortaklarımız tarafından ayarlanır. Bunlar, ilgili şirketler tarafından ilgi alanları profilinizi oluşturmak ve diğer sitelerde alakalı reklamlar göstermek için kullanılabilir. Benzersiz olarak tarayıcınızı ve cihazınızı belirleyerek çalışırlar. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz farklı sitelerde size özel reklam deneyimi sunamayız Not: Reklamlar çerez politikasından bağımsız olarak gösterilir Bu tanımlama bilgileri, içeriğimizi arkadaşlarınız ve ağınızla paylaşabilmenizi sağlamak için sitemize eklenen çeşitli sosyal medya hizmetleri tarafından ayarlanır. Diğer siteleri kullanırken de tarayıcınızı izleyip ilgi alanı profilinizi oluşturabilirler. Bu durum, ziyaret ettiğiniz diğer sitelerde gördüğünüz içerikleri ve mesajları etkileyebilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu paylaşım araçlarını kullanamayabilir veya göremeyebilirsiniz


