Sayalı Sadıgova: Dildeki tüm alıntı kelimeleri yapay olarak Azericeleştirmek imkansız - RÖPORTAJ
APA'nın Basın Konseyi Dil Sorunları Komisyonu ile ortak projesi kapsamında ikinci röportaj ANAS Nesimi Dilbilim Enstitüsü Terminoloji Bölümü başkanı ve Bakanlar Kurulu Terminoloji Komisyonu başkan yardımcısı, filoloji bilimleri doktoru, profesör Sayali Sadighova'nın APA'ya verdiği röportaj Bakü'de

APA'nın Basın Konseyi Dil Sorunları Komisyonu ile ortak projesi kapsamında ikinci röportaj ANAS Nesimi Dilbilim Enstitüsü Terminoloji Bölümü başkanı ve Bakanlar Kurulu Terminoloji Komisyonu başkan yardımcısı, filoloji bilimleri doktoru, profesör Sayali Sadighova'nın APA'ya verdiği röportaj Bakü'deki halka açık yemekhanelerin isimlerinin çoğu İngilizce yazılmıştır Reklam panolarında bazen yabancı kelimeler kullanılıyor. Genel olarak yemek tesislerinin yabancı dilde isminin yanına tercüme yazılmalı mı? Reklamlar ve catering kuruluşlarının çoğu, ödünç alınan kelimelerle adlandırılmaktadır. Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Dili Kanunu'nda sokak adları, restoran adları vb. yazılışlarının öncelikle Azerice yazılması gerektiği kabul edilmiştir. Daha sonra ikinci dilde yani İngilizce olarak verilebilir. Belirtildiği gibi "Reklam cihazlarına yerleştirilen reklam metninde Azerbaycan Cumhuriyeti devlet dilinin yanı sıra başka diller de kullanılabilir. Bu durumda yabancı dildeki metin, devlet dilindeki metinden sonra yerleştirilmeli ve devlet dilindeki metnin kapladığı yerden daha büyük olmamalıdır." Yasaya göre tüm işletmelerin isimlerinin büyük harflerle Azerbaycan dilinde, ardından ikinci dilde verilmesi gerekiyor. Ne yazık ki Bakü'de faaliyet gösteren toplu yemek tesislerinin çoğu ismi İngilizce yazılıyor. Genel olarak Azerbaycan'ın milli yemeklerini satan işletmenin adı neden sadece İngilizce yazılmalıdır? Dil Yasasına Bakü Şehri Yürütme Otoritesi ve diğer kurumlar tarafından uyulmalıdır. Ama şimdi bu yasa ihlal ediliyor. Konu doğrudan devlet tarafından kontrol edilmeli Reklam dili, dilin korunması ve geliştirilmesinde en çok dikkat edilen konuların başında gelmektedir. Reklamlar herkesin okuyabileceği ve anlayabileceği şekilde basit ve anlaşılır bir şekilde yazılmalıdır. Ne yazık ki reklamlarda daha fazla alıntı kelimeler kullanılmakta, edebi dilin normları korunmamakta ve bu alıntıların çoğu halk tarafından neredeyse anlaşılamamaktadır. Devlet Reklam Ajansı'nın bu konulara özellikle dikkat etmesi gerekiyor. Devlet Reklam Ajansı tarafından verilen reklamların, Nesimi Dil Bilimleri Enstitüsü'ndeki veya belirli bir kurumdaki dil uzmanları tarafından kontrol edilmesi gerekmektedir. Reklamlar anlaşılır bir dille yazıldığından emin olunarak yayınlanmalıdır. Bu nedenle yeni bir mekanizma geliştirilmeli Uluslararası markaların isimleri ne olmalı? Olduğu gibi kalmaları gerekir. Çünkü marka olarak tüm dünyada üne kavuştu ve öyle kabul ediliyor Türkçe dilimizi zenginleştiren temel kaynaklardan biridir Ülkedeki bir grup dilbilimci, Türkçeden dilimize kelimelerin aktarılmasından yanayken, bir diğer grup ise buna karşı çıkıyor. Bunu destekleyenler ise kelimelerin aynı kökten geldiğini, bunun da dili zenginleştireceğini söylüyor. Karşı çıkanlar ise yasanın geçmemesi, dilin saflığının korunması gerektiğini söylüyor. Bu konuda ne düşünüyorsun? Azerice dilinin zenginleşmesi, hem dilin kendi iç kabiliyetleri temelinde, hem Türk dilleri temelinde, hem de borçlanmalar pahasına gelişir. Örneğin, SSCB döneminde satın almalar doğrudan Rus dili üzerinden yapılıyordu, ancak şimdi çoğunlukla İngilizce üzerinden satın alınıyor. Bilimin birçok alanında - kimya, fizik, matematik, biyoloji, teknoloji gelişimi - yeni kavramlar yaratılırken, bunlar öncelikle Azerbaycan dilinin iç yeteneklerinden kaynaklanmaktadır. Daha sonra Türkçeye yöneliyorlar. Modern zamanlarda Türk Türkçesinden dilimize pek çok kelime girmiştir. Çoğu Türk kökenli olup dilimize daha da zenginlik katmaktadır. Bu nedenle Türkçe, dilimizi zenginleştiren temel kaynaklardan biridir. Süreç devam ediyor ve buna karşı çıkmak mümkün değil. Başka dillerden kelime almak yerine Türkçeden kelime almak, tüm Türk dilleri arasında tek bir terminolojik temel oluşmasına yol açmaktadır. Ancak her dilin kendine has fonetik özellikleri, edebi dil normları vardır. Bu nedenle alınan kelimenin her dildeki edebi dilin normlarına uygun hale getirilmesi gerekir. Başka dilden bir kelime dilimize girmişse dil normlarımıza göre telaffuz edilmeli ve yazılmalıdır Sizce ödünç alınan kelimelerden vazgeçilip bunların yerine yerel kelimelerin konulması gerekli mi? Gerekiyorsa süreç nasıl olmalıdır? Bileşik bir kelime oluşturarak mı yoksa tamamen yeni, basit bir kelime oluşturarak mı? Bu süreçte Türkçeden yardım almak mümkün mü? Sözlerinizi küçümsemeyin Asimilasyon çok adımlı bir süreçtir. Azerbaycan diline yapılan alıntılar her dönemde yer almıştır. Önce Arapça-Farsça, sonra Rusça ve bağımsızlık döneminde dilimize daha çok İngilizceden alınan terim ve kelimeler giriyor. Dilin iç kabiliyetleri hesabında bir kelime varsa onu yabancı kelimelerle vermek, karşılığını kullanmak doğru değildir. Ödünç alınan kelimeler, sosyal-siyasi-toplumsal hayatta ortaya çıkan yeni kavramlarla ilgili olarak dillere giren sürekli bir süreçtir. Bu süreçten doğan anlayışın dilin iç yetenekleri pahasına ifade edilmesi mümkünse öncelikle dilin iç yetenekleri esas alınmalı, daha sonra borçlanmalara başvurulmalıdır. Modern çağımızda Terminoloji Komisyonu dilimizde daha yaygın olarak kullanılan akıllı, düğme, filtre vb. kelimeleri tespit etmiş ve bu kelimelerden dolayı birçok yeni terim oluşturulmuştur. Örneğin akıllı telefon, akıllı köy, akıllı şehir, bilgisayar butonu, yayın merkezi vb. Ayrıca lehçeler ve lehçeler nedeniyle yeni terimler oluşturuluyor. Yani yeni terimlerin önemli bir kısmı dilin kendi iç yeteneklerinden dolayı yaratılmaktadır. Ama öyle alımlar da var ki, bunları kullanmak gerekiyor. Çünkü bugün bilimin dili ve terminolojisi laik bir doğrultuda gelişiyor. Yeni oluşturulan kavram, ilk yaratıldığı yerde anılır ve diğer dillere aktarılması doğal bir süreçtir. Mesela koronavirüs, koronofobi vb. terimler dilimize olduğu gibi giriyor. Terimler bilimsel dilin birimleridir. Uluslararası terimler bilimsel dilin birimleri olduğundan dünya dilleri içerisinde yer almaktadır. Dolayısıyla bu terimlerin kullanılması doğal bir süreçtir. Dilde yaygın olarak kullanılan kelimelerin ödünç alınan kelimelerle kullanılması bireysel bireylere aittir. Yazılı dilde bunlar engellendi. Yazı dilinde de edebi dilin normları korunduğu için dilimizin iç yeteneklerinden dolayı daha fazla kelime kullanılmaktadır Kelimelerin karşılığı yapay olarak yaratılmazsa işlevsellik kazanır Azerbaycan'ın bazı bölgelerinde terimler hala Rusça veya İngilizce olarak kullanılmaktadır. Dilimizdeki terimlerin ve ortak kelimelerin karşılıkları neden topluma daha geç yayılıyor? Yerel dil, dilde yeni kavramların isimlendirilmesi ve terminolojinin geliştirilmesi için tükenmez bir kaynaktır. Ortak konuşma dili ve onun çeşitli kelime düzeltme araçları, hem dilimizin tarihsel gelişimi sürecinde hem de modern dilimizde yeni kelimelerin yaratılmasında temel ve tükenmez bir kaynaktır. Terimler bilimin çeşitli alanlarındaki uzmanlar tarafından dar bir şekilde kullanılmaktadır. Ortak terimler halk arasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Azerice dilinde ödünç alınan bazı terimlerin karşılığı yaratılmıştır. Bu kelimelerin kullanımı halk dilindeki yaygın kullanımlarına bağlıdır. Genel olarak kelimelerin karşılığı yapay olarak yaratılmadığı takdirde işlevsellik kazanır. 20. yüzyılın 20'li yıllarında ilk zamanlarda sözlüklerin derlenmesinde Terminoloji Komisyonu tarafından yapay terimler oluşturuldu. Örneğin nokta-nokta, sanayi-nesil, coğrafya-yerel, hidroloji-sübil, astroloji-gökyüzü, matematik-sabil vb. Bu terimler kavramın temel özelliklerini ifade etmediğinden hiçbiri işlevsellik kazanmamıştır. Bir terim, kavramı tam olarak ifade edebildiğinde yararlı olur. Şartlar uzmanlar tarafından oluşturulur. Dilbilimciler onu kelime olarak inceleyerek çeşitli özelliklerini belirlerler. Doğru işlem yapılırsa, kavram doğru isimlendirilirse dilde kendine yer bulabilir. Yeni oluşturulan kelimelerin işlevsellik kazanabilmesi için öncelikle belirli kanallarda ve kitle iletişim araçlarında yayınlanması gerekmektedir. Yeni kelimelerin toplumda kullanılabilmesi için televizyonda da kullanılması gerekiyor. Liderler konuşmalarında bu sözleri kullanmalı, basında çıkan yazılara da bu sözler yansıtılmalıdır. Bu konuda kitle iletişim araçlarına büyük görev düşüyor 20. yüzyılın başında yapay terimlerin yaratılmasının nedenleri nelerdi? Terimlerin oluşturulmasında farklı ilkeler kullanılmaktadır. 1922 yılında Terminoloji Komisyonu, dilin arındırılması, tüm Arapça-Farsça kelimelerin kaldırılması ve bunların yerine Azerice kelimelerin getirilmesi hedefini koydu. Bu dönemde okulların ihtiyacını karşılayacak ders kitapları yazıldı ve çeşitli bilim alanlarıyla ilgili çok sayıda terminoloji sözlükleri yayımlandı. İlim alanlarında kullanılan Arapça ve Farsça terimleri dilimizden çıkarıp yerine anlamı belirsiz sözde uydurma terimler yarattılar. Örneğin: madde-nesne, negatif-ters, pozitif-obant, agrega-topal, çözüm-çözüm, formül-çeşni, sayı-sayaç, nokta-nokta, soru-soru, daire-ferdoga, oran-kavrama, limit-çit, doğrusal eğim-yatak, miktar-sıra hareketi, işaret-çizgi. Ancak bu prensip kendini kanıtlayamadı. Modern zamanlarda dilin saflığı korunmakta, dilin içsel yetenekleri nedeniyle yeni terimler yaratılmaktadır. Dildeki tüm alıntıların çıkarılması veya yapay olarak Azerice yapılması mümkün değildir. Dili yapay olarak yükleyemezsiniz. Terimlerin önemli bir kısmı, dilin iç yetenekleri ve borçlanmalar nedeniyle yaratılmıştır Dilbilimciler kanunların yazımına katılmalı Sayali Hanım, kanunların dili çok karmaşıktır. İnsanların anlaması için yasayı defalarca okuması gerekiyor. Dilbilimcilerin kanunların yazımına katılması gerektiğini düşünüyor musunuz? Kanunların dili edebiyat dilinin normlarına uygun olmalıdır. Biçimsel üslubu nedeniyle fikirler somut, kesin ve açık bir şekilde verilir. Bu nedenle kanunların yazımına hukukçuların yanı sıra dilbilimcilerin de katılması gerekmektedir. Çünkü hukuk üstündür, hukuk devletinin temel ilkesidir. Bu prensibi anlamak ve açık bir dille yazmak önemli şartlardan biridir İnternet televizyonlarının çoğunda edebi dil normları ihlal ediliyor Televizyon başta olmak üzere kitle iletişim araçlarının dilini nasıl değerlendiriyorsunuz? Mevcut sorunların çözümüne yönelik önerileriniz nelerdir? Sizce dil kurallarını ihlal eden tanınmış kişiler (yazarlar, sunucular vb.) para cezasına çarptırılmalı mı? Şu anda televizyonun dili tatmin edici değil. Rastgele kişilerin yayına alınması ve konuşmalarının bozuk olması toplumu ve genç nesli olumsuz etkiliyor. Televizyonun dili edebi dili temsil eder. Televizyonda edebi dil normları korunmalıdır. Sunucunun kelime dağarcığına ek olarak kelime işlem mekanizmasını da bilmesi gerekir. Bu nedenle televizyonda program yapan sunuculara yönelik eğitimler şeklinde eğitim faaliyetleri yürütülmelidir. Çünkü onların konuşmaları toplum için bir mihenk taşıdır. Zaten görsel-işitsel konsey tarafından televizyonlarda eğitimler yapılıyor ve sunum yapanların konuşmalarına özel önem veriliyor. Ancak internet televizyonunda bunu yapmak zordur. Çünkü isteyen herkes kendi televizyonunu ve internet sitesini açabilir. İnternet televizyonlarının çoğunda edebi dil normları ihlal ediliyor, gerçek kelimeler yerine daha çok alıntılar kullanılıyor. Devlet Dili Kanunu, edebi dil normlarının ihlali durumunda ona belirli sorumluluk cezalarının uygulanması gerektiğini belirtmektedir. Ancak bu Kanun bugüne kadar uygulanmamıştır. Televizyon ve kitle iletişim araçlarında eğitim çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır. Belirli kelimelerin telaffuzu ve yazılışı özel hedef kitlelerde öğrenilmeli, eğitici çalışmalar yapılmalıdır. Orta ve yüksek okullarda Azerbaycan dilinin öğretilmesine ayrılan saatlerin sayısı artırılmalıdır. Bu, edebi dil normlarının korunmasına geniş bir yön verecektir. Yazarlar ve sunum yapanlar dil geliştiricileridir. Edebi dilin her dönemdeki gelişimi aydınların yazdığı eserler üzerinden incelenmektedir. Tek çıkış yolu para cezası değil Sosyal ağlarda ortaya çıkan yeni kelime ve deyimler terminolojiyi etkiler mi? Sosyal ağlarda kişilerin oluşturduğu kelimeler kabul edilmemektedir. Sosyal ağlarda oluşturulan kelimelerin çoğu Terminoloji Komisyonu tarafından reddediliyor. Çünkü terim üretme bir süreçtir ve bu süreç uzmanlar tarafından yürütülür. Terminoloji Komisyonunun çeşitli bilim alanlarıyla ilgili 14 bölümü vardır. Bu bölümlerde dile giren alıntılar, ortaya çıkan terimler ele alınmakta ve terminoloji sözlükleri yayınlanmaktadır. Bağımsızlık yıllarında Terminoloji Komisyonu kararıyla 200'e yakın terminoloji sözlüğü yayımlandı Sosyal ağlarda kullanılan "karışık dil" - Azerice, Rusça ve İngilizce kelimelerin bir arada kullanılması dilin geleceğini nasıl etkileyebilir? Sosyal ağlarda bireylerin belirli fikirlere ilişkin görüşlerini ifade ederken birbirleriyle konuşma sürecindeki temel olumsuzluklardan biri İngilizce-Rusça-Türkçe kelimelerin karışık kullanılmasıdır. Edebi dilde konuşma ailede başlar, anaokulunda ve okulda geliştirilir. Dolayısıyla bu süreç yani karışık kelimelerin kullanılması edebî dilin gelişimini olumsuz yönde etkiler. Edebi dili korumak istiyorsak öncelikle dilimizin tüm olanaklarını kullanarak konuşmamızı akıcı hale getirmemiz gerekiyor. Anaokulundan itibaren başlayan konuşma sürekli gelişen bir süreçtir. Maalesef sosyal ağlarda karma konuşma kullanılmakta ve bu konuşma çoğunlukla İngilizce ve Azerice kelimelerden oluşmaktadır. İşlem belli kişilere ait olsa da karışık bir şekilde kullanılması dil normlarına aykırıdır. Edebi dilin normlarına uyulmaması, edebi dilin şeffaflığının ihlaline yol açar. Dilimizi her zaman koruduk, modern zamanlarda da korumak en önemli görevlerimizden biridir Öğrenciler akademik düzeyde konuşmalı Gençlerde dil karmaşasının yanı sıra konuşma bozuklukları da gözlenmektedir. Öğrencilerin dilindeki bozuklukların giderilmesi için ne gibi adımlar atılmalıdır? Dilimizin zenginleşmesinde konuşma dilinin rolü büyüktür. Konuşma dilinin korunması ve düzenlenmesi yönünde önemli çalışmalar yapılıyor. Daha önce konuşmayı geliştirmek için "Konuşma kültürü" konusu öğretiliyordu. Ancak artık bu konunun yerini "Azerbaycan dilinde ticari akademik iletişim" konusu almıştır. Konuşma gereksinimleri ve normları öğrencilere öğretilir. Çünkü öğrencilerin akademik düzeyde konuşması gerekiyor. Bu açıdan bakıldığında bu konunun temel amacı öğrencilerin konuşma becerilerini geliştirmektir Ortak Türkçe dili gündeme geldiğinde ülkemizde bazı Türkçe ve yabancı isimlerin kullanımına kısıtlamalar getirilmektedir. Bunun nedeni nedir? Genel olarak isim verirken hangi nüanslar dikkate alınır? İsimler halkın ulusal kimliğidir. Modern zamanlarda Türkçe kökenli isimlerin verilmesi tüm sözlüklere yansımış olup, nüfus müdürlüklerinde verilen isimlerin önemli bir kısmı Türkçe kökenli isimlerdir. Mesela dilimize daha yeni giren Bariş, Deniz, Damla, Yağmur isimlerinin çoğu Türkçe kökenlidir. Modern zamanlarda yeni doğan çocuklara daha çok Türkçe kökenli isimler verilmektedir. Soyadları tarihsel olarak verilmiştir ve halen verilmektedir. Bu çoğunlukla dünyada ünlü olmuş kişilerin isimleriyle ilgilidir - şarkıcılar, aktörler, belirli bir alanda özel faaliyetleri olan kişiler. İsim verilirken ismin kökeni ve anlamı belirlenirken Azerbaycan dili ve ses sistemine uyumu dikkate alınır. Kelimelerin kökeni ve anlamları düzenlenerek çocuklara verilmektedir. Dilimizde Arapça ve Farsça kökenli pek çok isim bulunmaktadır. Çocuklara Kur'an'dan isimler verildi. Bu gelenek uzun süredir devam ettiğinden modern zamanlarda bile bu isimler nesilden nesile aktarılmaktadır. Ancak günümüzde daha çok Türk kökenli isimler verilmektedir 1.700'e yakın isim yasaklandı Bayan Sayali, yasaklı isimler listeniz var mı? 2014 yılında Terminoloji Komisyonu'nun yasakladığı bazı isimler vardı. O günlerde isim değişikliği konusunda nüfus müdürlüklerine çok sayıda başvuru yapılıyordu. Bu isimler çoğunlukla SSCB dönemine ait alışılmadık isimlerdi. Örneğin Sovyet, Kolhoz, Sovkhoz, Traktor, Ensemble, Shura gibi isimlerin değiştirilmesi yönünde çok sayıda talep vardı. Bu nedenle 1700'e yakın isim nüfus dairelerinden toplanarak yasaklandı. Bu isimlerin hiçbiri modern zamanlarda verilmemektedir. Ebeveynler daha çok kısa, sesi güzel, anlamı güzel olan isimlerle ilgileniyorlar. Bu farkındalık temelinde yapıldı Dini isimlerin verilmesi konusunda son yıllarda durum nedir? Günümüzde, anıtlarda olduğu gibi, "Dade Korkut" destanından türkçe kökenli isimlere daha çok yer verilmektedir. Beyrak, Gantural, Selcan, Tural, Arslan, Alpaslan, Alpar gibi isimler çoğaldı. Zehra, Fatıma, Hatice gibi belli dini isimler var. Tarihte verilmişti, şimdi de veriliyor. Azerbaycan dilinde basit, doğru ve birleşik isimler bulunmaktadır. Geçmişte ikili adlara başvurmak daha yaygındı. Örneğin Ekber İmran, Hacer Zehra vb. bu tür ayrı ayrı yazılan isimlere hitap edilmiştir. Bunlar önlendi. İsimler tarihsel olarak verildiği için yazım kuralları edebî dilin normlarına göre belirlenmekte ve isimler buna göre yazılmaktadır Çift isimlerden bahsetmişken, Azerbaycan'da eski çağlardan beri çift isim geleneği vardır. Mesela Abdulgadir, Abdulhusein, Mohammadali vb. Bu gelenek giderek tavsiye edilmiyor. Bu da eski geleneklerin kaybolmasına neden oluyor Abdülgadir, Abdulhuseyn, Muhammedali gibi karmaşık isimler hâlâ geleneksel tarzda verilmektedir. Bu isimler soy isimleri, büyükanne ve büyükbaba isimleridir. Bu gelenek modern zamanlarda da sürdürülmektedir. Bu isimler şekil ve seslerine göre değil geleneklere göre verilmektedir. Dilimizde Alihasan, Aliyusif gibi karmaşık isimler vardır. Bu isimler Azerbaycan dili sisteminin bir parçasıdır. Ancak her iki ismin ayrı ayrı büyük harfle yazılması geleneği yoktur. Bebeklere anlamlı isimler verilmeli. Bu yüzden Daha özlü, modern isimler vermek için eğitim çalışmaları yapılıyor. Mesela Ucal, Uğur, Barış, Aysun isimleri daha çok veriliyor. Bunlar 2025'te en yaygın isimler İsim değişikliği konusunda en çok talep Ad-soyad değişikliği yönünde bir trend var. İnsanlar astrologlara, numerologlara vb. danışırlar, başvururlar, ad ve soyadlarının başarılı olup olmadığını kontrol ederler. Başarılı olamamaları halinde özel bir hesaplama ile ad ve soyadlarını değiştirirler. Son zamanlarda ad ve soyad değişikliklerinde artış var mı? Bu eğilimi nasıl değerlendiriyorsunuz? İsmin yükseltilmesi her kişinin faaliyetiyle ilgilidir. Ebeveynin verdiği ama çocuğun düzeltmediği isimler var. Ancak kapsamı eskisinden daha geniş olan isimler de var. İsim uyumlu ise, kulağa hoş geliyorsa konur. Bu nedenle bir astroloğa veya numerologa başvurmanın bir anlamı yok. İsimle ilgili teşhisleri uydurmadır. İsmini yükselten kişi o. Bir isim seçme sürecinde uyruğu, anlamı ve kökeni dikkate alınmalıdır. İsmin seçiminde kimin rol oynadığına bakılmaksızın, asıl sorumluluk anne ve babaya aittir. Bu nedenle isim seçimi ebeveynlerin sorumluluğunu artırmaktadır. Çünkü ebeveynlerin hiç düşünmeden verdikleri isimler, çocuklarının daha sonra bu isimleri değiştirmesine yol açmaktadır. Bunun olumsuz sonucu çocuk yetişkinliğe ulaştıktan sonra daha çok dikkat çeker. İsim seçimi konusunun ihmal edilmesi çocukların hayatlarını olumsuz etkilemektedir. Ne yazık ki bir takım anne babalar kutsal görev ve görevlerini unutarak çocuklarına şu isimleri verirler: Cam, Cam, Hapishane, Suçlu, Semaver, Hizmetçi, Kütük, Dilenci, Rüzgar, Bilgi, Meyhoş, Kaçmaz, Butov, Razil, Şikayat. Her yaygın kelime bir isme dönüştürülemez. Açık bir anlamı ve güzel sesi olan kelimeler isim haline gelebilir. İsim değişikliği konusunda en çok talep geldi. İsimlerin anlamı ve telaffuzu doğru olmadığı için çok sayıda itiraz oldu Tüm terimler eşitlenmiştir ve bu süreç devam etmektedir Azerbaycan dilinde yeni terimlerin oluşturulması süreci nasıl yürütülüyor? Bu süreçte hangi kriterler kullanılıyor? Toplumsal ve siyasal hayatta meydana gelen olaylara bağlı olarak yeni terimlerin oluşması çok hızlıdır. Terimler oluşturulurken öncelikle dilin iç imkanları esas alınır, dilde karşılığı yoksa ödünç kelimeler kullanılır. Ödünç alınan kelimelerin karşılıkları Terminoloji Komisyonunda görev yapan uzmanlar tarafından belirlenmektedir. Kelimenin karşılığı verilemiyorsa, uluslararası bir terim ise sözlükte olduğu gibi yer alır. Terminoloji konularının derlenmesinde dile yeni giren terimlerin bir listesi verilmektedir. Her koleksiyon 25 terim içerir. Bu koleksiyon yılda iki kez yayınlanıyor. Ayrıca Azerbaycan diline kazandırılan yeni terimlerin 3 ciltlik açıklayıcı sözlüğü hazırlanmıştır. Birinci ciltte 2800 terim, ikinci ciltte 1750 terim, üçüncü ciltte ise 2200 terim bulunmaktadır. Şu anda terimlerin toplanması süreci devam ediyor. Bu sözlükler site aracılığıyla her uzmana ulaştırılmaktadır Bazı uzmanlar Azerbaycan dilinin bilimsel açıdan hâlâ zayıf olduğunu söylüyor. Bu fikre katılıyor musunuz? Hayır. Tüm uzmanlar en karmaşık fikirleri Azerbaycan dilinde ifade etmektedir. Tüm terimlerin eşdeğerleri oluşturuluyor ve bu süreç sürekli devam ediyor Terminolojinin geliştirilmesinde yapay zeka kullanılmalı Yapay zeka ve dijital teknolojilerin gelişmesi Azerbaycan dilinin terminolojisini nasıl etkiliyor? Bilimin her alanında olduğu gibi terminolojinin geliştirilmesinde de yapay zekadan yararlanılıyor. Öncelikle dilimizde yer alan ve dilimizde oluşturulan tüm bilim alanlarıyla ilgili sözlüklerin elektronik veri tabanları oluşturulmalıdır. Bu elektronik veritabanlarının yapay zeka aracılığıyla tüm uzmanlara ulaştırılması gerekiyor. Elektronik veri tabanlarının oluşturulması sadece Cumhuriyet içerisinde değil aynı zamanda Türk dili konuşan ülkelerin Terminoloji Komisyonları arasındaki ilişkilerin kurulmasını da etkilemektedir. Komisyonlar arası ilişkilerin genişletilmesi ve terminolojik temellerin oluşturulması, ortak terminoloji sözlüklerinin oluşturulmasına yönelik bir yöndür. Şu anda Kazakistan'daki Türk Akademisi ve Terminoloji Komisyonlarının önerisi üzerine dilsel, tıbbi, ekonomik ve askeri terimler sözlüğü hazırlanıyor. Bu sözlükler terminolojiyi paylaşıyor sözlükler oluşturmanın temelidir. Bu sözlükler Türk devletleri arasında terminolojik temelin güçlenmesine ve bilim dilinin hızla gelişmesine katkıda bulunmaktadır Gelecekte Azerbaycan dilindeki terminoloji tabanının tamamen dijitalleştirilmesi planlanıyor mu? Evet Akademi Başkanı, Terminoloji Komisyonu Başkanı akademisyen İsa Habibbayli, bu alandaki çalışmaların uygulanmasıyla ilgili önemli görevler verdi. Bu veri tabanında bilim ve teknolojinin çeşitli alanlarıyla ilgili Azerbaycan dilinde derlenmiş terminoloji sözlükleri yer alacaktır. Bu sözlüklerin her birinin dijital terminolojik veri tabanına dahil edilmesine karar verildi Sizce bugün Azerbaycan dilinin en büyük sorunu nedir? Terminoloji eksikliği mi, dilin yanlış kullanımı mı yoksa küreselleşmenin etkisi mi? Modern çağımızda küreselleşme tüm dilleri etkilemektedir. Küreselleşme koşullarında diller arasındaki ilişkilerin artması, dillerin söz varlığı ve terminolojik temelleri üzerinde olumlu etki yapmakla birlikte, bazı olumsuz etkileri de beraberinde getirmektedir. Bu kazanımların önüne geçmek dil gelişimini hedef olarak belirler. Dilin korunması ve geliştirilmesi için dilin doğru kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle küreselleşme koşullarında terimlerin çağın gereklerine göre oluşturulması ve kullanılması gerekmektedir


