Rusya Kırım’daki savaş karşıtı sesleri sistematik baskılarla susturuyor - QHA - Kırım Haber Ajansı
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekun işgal girişimi başlattığı ilk günden bu yana, 12 yıldır işgal altında olan Kırım Yarımadası’nda savaş karşıtı protestolar ve Ukrayna yanlısı duruş kesintisiz şekilde devam ediyor. Yarımada sakinleri; sokaklara "Savaşa Hayır" yazıları yazarak, giysilerinde Ukrayn

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik topyekun işgal girişimi başlattığı ilk günden bu yana, 12 yıldır işgal altında olan Kırım Yarımadası’nda savaş karşıtı protestolar ve Ukrayna yanlısı duruş kesintisiz şekilde devam ediyor. Yarımada sakinleri; sokaklara "Savaşa Hayır" yazıları yazarak, giysilerinde Ukrayna bayrağının sarı-mavi renklerini tercih ederek, Ukrayna şarkıları söyleyerek, Vladimir Putin’i açıkça eleştirerek ve Rus askerlerine hizmet vermeyi reddederek tepkilerini ortaya koyuyor. Krım.Realii haber ajansına konuşan Ukraynalı insan hakları savunucularına göre Kremlin, bu sivil direnişe karşı yargı ve kolluk kuvvetlerini tek bir potada eriten devasa bir baskı mekanizmasıyla yanıt veriyor Ukrayna merkezli Bölgesel İnsan Hakları Merkezi hukukçuları, işgal yönetiminin en güçlü susturma aracı olan ve kamuoyunda "Rus ordusunun itibarını zedeleme yasası" adıyla bilinen Rusya İdari Ceza Kanunu’nun 20.3.3 maddesini mercek altına aldı Kırım’daki sözde Rus mahkemelerinin yılları arasında bu madde kapsamında verdiği bin 500'den fazla kararı analiz eden hak savunucuları, ortaya çıkan tablonun bireysel vakalardan ibaret olmadığını; ifade özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkını tamamen ortadan kaldıran sistematik bir devlet politikası olduğunu gözler önüne serdi İNSANLAR SUÇSUZ YERE YARGILANIYOR Temmuz 2026'da Kıyiv'de sunulan "Zoraki Sadakat" başlıklı analitik rapora göre, Rus mevzuatının muğlak yapısı, işgalci makamların her türlü muhalif duruşu "orduyu karalama" potasında eritmesine olanak tanıyor. İzleme verileri, savaşa karşı çıkan Kırımlıları en çok cezalandıran mahkemelerin Kremlin kontrolündeki sözde Armanpazarı (Armyansk) Şehir Mahkemesi, Akmescit’teki (Simferopol) sözde Kiyevskiy Bölge Mahkemesi ve sözde Canköy Şehir Mahkemesi olduğunu gösteriyor Armanpazarı’ndaki sözde mahkeme bu süreçte adeta bir rekor kırarak incelenen tüm davaların üçte birini (yaklaşık 500 karar) tek başına karara bağladı. Bölgesel İnsan Hakları Merkezi Kıdemli Hukukçusu Kseniya Korniyenko, bu mahkemedeki vakaların yüzde 98'inin doğrudan Rus güvenlik güçlerinin ihbarları ve kurgularıyla açıldığına dikkat çekerek şu ifadelerini kullandı: "Bu veriler, sözde 'ihlal' tespitlerinin tesadüfi olmadığını, bizzat Rus devleti tarafından organize edildiğini kanıtlıyor. Bunlar münferit vakalar değil, Rusya’nın ifade özgürlüğünü ve temel insan haklarını bastırma ve topluma baskı uygulama politikasıdır." Rapora göre, mahkemeler sanıklara genellikle 30 bin ila 50 bin ruble (yaklaşık 350 - 600 Dolar) arasında değişen asgari para cezaları kesiyor. İlk dönemlerde sanık sandalyesinde çoğunlukla erkekler otururken, zamanla kadınların bu madde kapsamında yargılanma oranı iki katına çıktı Bölgesel İnsan Hakları Merkezi Kıdemli Hukukçusu Volodımır Vyazovtsev ise yargı sürecindeki usulsüzlüklerin altını çizdi. Davaların kamuoyu denetimine kapalı olduğunu, kararlarda suç teşkil eden fiilin gizlendiğini veya soyut ifadelerle geçiştirildiğini belirten Vyazovtsev, "Duruşmalar bazen sadece birkaç dakika sürüyor. Mahkemeler genel olarak, 'Rus ordusunu itibarsızlaştırma' davasındaki sanığın tam olarak neyle itham edildiğini gizliyor. Bu davadaki bilgiler kamuoyuna kapatılıyor ya da mahkemeler son derece soyut ve genel ifadelerle yetiniyor. Bu şartlar altında, insanların kelimenin tam anlamıyla 'hiç yoktan' cezalandırılma riski çok yüksek." dedi SOSYAL MEDYA TERÖRÜ VE “ZORAKİ NEDAMET” VİDEOSU SEKTÖRÜ Kırım’da savaş karşıtı görüşleri cezalandırmanın en karanlık ayaklarından birini ise işgalci gizli servislerle (FSB) koordineli çalışan propaganda kanalları oluşturuyor. Kırım İnsan Hakları Grubu Başkanı Olga Skrıpnık, Kefe (Feodosiya) merkezli Rus yanlısı blog yazarı Aleksandr Talipov’un yönettiği "Kırım Smerş" adlı Telegram kanalının bir infaz aparatına dönüştüğünü vurguluyor Bu kanalda, savaş karşıtı Kırımlıların kişisel bilgileri, adresleri ifşa ediliyor; ardından Rus özel timlerinin evlere düzenlediği barbarca baskınların ve ters kelepçe görüntülerinin yer aldığı operasyon videoları yayımlanıyor. Sürecin son halkası ise bu kişilerin kamera karşısına çıkartılarak zorla özür diletildiği "pişmanlık" videoları oluyor Olga Skrıpnık, bu videoların arkasındaki psikolojik ve fiziki şiddeti şu sözlerle açıklıyor: "Buradaki baskı ve zorlama gün gibi ortada. Bu özür beyanlarının büyük bir kısmı, Rusya'ya muhalif olan kişileri açıkça hedef alıp sindirmeyi amaçlayan platformlarda yayımlanmaktadır. Bu tür videoların bahsedilen mecralarda yer alması, söz konusu şahsa 'baskı uygulandığının' açık bir göstergesidir. Bu süreç, kural olarak, kişinin kendisine ve ailesine yönelik tehditler vasıtasıyla yürütülmektedir. Bu nedenle, bahse konu özürlerin rızaya dayalı olduğundan söz edilemez; bu, kesin bir dayatmadır." Kırım Tatar insan hakları girişimi Irade’nin propaganda medyasında yayımlanan yüzlerce videoyu inceleyerek hazırladığı rapora göre, Ukrayna yanlısı duruşu nedeniyle zorla özür diletilen her dört Kırımlıdan biri, çekimler sırasında ek aşağılamalara ve hakaretlere maruz kalıyor Hakkında Ukrayna Başsavcılığı tarafından "işgalci devlete yardım ve yataklık" suçlamasıyla 12 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan iş birlikçi Talipov ise Kremlin kontrolündeki Kırım televizyonlarında yaptığı açıklamalarda Rus rejimiyle ortaklığını şu sözlerle teyit ediyor: "Yakalanan 'bekleyenleri' (Ukrayna ordusunun Kırım'a gelmesini umut edenleri) İçişleri Bakanlığı ile fişliyoruz. Finansal kısıtlamalar getiriliyor. Bence eğer bu faaliyetleri tekrarlarlarsa, vatandaşlıktan çıkarılıp sınır dışı edilmeliler. Ben olsam onları Grafskaya İskelesi'nden yüzdürerek gönderirdim." 12 YILLIK İŞGALE DİRENEN HAFIZA İşgalci yönetimin "Kırım halkı Putin'i yüzde 100 destekliyor" yönündeki propagandasına tezat olarak, bizzat Rusya Soruşturma Komitesi sözde Kırım Başkanı Vladimir Terentyev, Ocak ayında devlete ait propaganda RT (Russia Today) kanalına verdiği röportajda sivil itaatsizliğin boyutunu itiraf etmek zorunda kaldı. Terentyev, Kırım sakinlerinin sosyal ağlarda kitleler halinde Rus ordusuna "hakaret ettiğini" ve savaş karşıtı suçların had safhada olduğunu doğruladı Olga Skrıpnık, baskıların Kırım'daki sivil direnişi kıramadığını, aksine Ukrayna aidiyetini bilediğini belirterek şunları kaydetti: "Kırım’da insanların 'Rusya Federasyonu ordusunu itibarsızlaştırma' gerekçesiyle zulme uğraması, 12 yıllık işgale rağmen direnişin hâlâ devam ettiğini gösteriyor. Bu yasa, Rusya'nın yarımadada istenmediğini fark etmesi üzerine bir panik reaksiyonu olarak ortaya çıktı. İnsanlarımız cezalandırılma pahasına Ukrayna'yı desteklemeye devam ediyor. Bir Ukrayna şarkısı söylemek, gizlice 'Yaşasın Ukrayna' demek veya saygı duruşunda ayağa kalkmak... Bunlar Kırım'daki günlük Ukrayna direnişinin kılcal damarlarıdır." Hak savunucularına göre, gizlenen veriler nedeniyle net sayı bilinmese de 2022'den bu yana en az bin 500 Kırım sakini bu yasa kapsamında cezalandırıldı. İnsan hakları örgütleri, Kırım halkının maruz kaldığı bu sistematik etnik ve siyasi temelli baskıların, uluslararası hukuk ve Roma Statüsü kapsamında "insanlığa karşı işlenen suçlar" kategorisinde yargılanması gerektiğinin altını çiziyor


