Karabağ ve Doğu Zengezur'da Nevruz sevinci
Nevruz bayramı, Azerbaycan halkının bin yıllara dayanan milli ve manevi mirasının ayrılmaz bir parçası olup, devletliğin, toplumsal dayanışmanın ve milli kimliğin oluşmasında önemli rol oynayan bir değerler sistemidir Doğanın uyanışını, yaşamın yenilenmesini ve devamlılığını bünyesinde barındıran

Nevruz bayramı, Azerbaycan halkının bin yıllara dayanan milli ve manevi mirasının ayrılmaz bir parçası olup, devletliğin, toplumsal dayanışmanın ve milli kimliğin oluşmasında önemli rol oynayan bir değerler sistemidir Doğanın uyanışını, yaşamın yenilenmesini ve devamlılığını bünyesinde barındıran bu bayram, halkımızın hafızasında yüzyıllardır korunarak, çeşitli tarihi aşamalardan geçerek günümüze kadar gelmiştir. Azerbaycan halkı Nevruz geleneklerini sadece hane düzeyinde değil, milli ideolojinin önemli bir unsuru olarak da yaşatmıştır Ateş yakmak, ateş yakmak, bayram sofrası açmak, insanlar arasında nezaket ve barış ortamı yaratmak gibi âdetler toplumun sosyal birliğinin güçlendirilmesinde önemli araçlar olmuştur Bu gelenekler, milli değerlerin taşıyıcısı olarak nesilden nesile aktarılmış ve halkımızın manevi bütünlüğünü sağlamıştır. Sovyet döneminde Nevruz başta olmak üzere milli bayramlara uygulanan yasaklar bu değerleri ortadan kaldırmayı amaçlasa da Azerbaycan halkı tarihi hafızasına sadık kalarak bu bayramı korumuştur Nevruz, resmi kısıtlamalara rağmen aile ve toplum içinde kutlandı, temel özellikleri yaşatılarak gelecek nesillere aktarıldı. Bu durum halkımızın milli kimliğine bağlılığının ve ahlaki direnişinin açık bir örneği olarak değerlendirilmelidir Günümüzün küreselleşme, dijitalleşme ve yapay zeka teknolojilerinin hızla geliştiği koşullarda, milli ve manevi değerlerin korunması konusu daha da acil hale gelmektedir. Teknolojik yenilikler yaşam biçimini değiştirse de bu değişimler ulusal geleneklerin unutulmasına neden olmamalıdır. Tam tersine, Nevruz geleneklerinin modern imkanlarla yaygınlaştırılarak genç nesillere doğru ve sistemli bir şekilde ulaştırılması sağlanmalıdır. Bu sadece kültürel bir mesele değil, aynı zamanda milli güvenlik ve ideolojik devamlılık açısından da önemlidir. Topraklarımızın uzun yıllar işgal altında kalması, halkımızın Nevruz'u tam anlamıyla kutlamasına imkan vermedi Yerinden edilmiş insanların hayatını yaşayan yurttaşlarımız için bu bayram, yalnızca anılarda yaşayan bir sevinç olduğu kadar, kaybedilen bir vatana duyulan özlemin de ifadesiydi. Bu nedenle Nevruz ateşleri bazen sevinçten ziyade akrabalığın sembolü haline gelmiştir. 2020 yılında elde edilen tarihi Zafer, Azerbaycan halkının hayatında yeni bir aşama açtı. Toprak bütünlüğümüzün restorasyonu ile birlikte milli ve manevi değerlerimizin de ana topraklarımıza geri dönüşü sağlanmıştır Bugün Karabağ ve Doğu Zengezur'da Nevruz ateşleri gurur ve sevinçle yakılıyor. Bu ateşler sadece baharın gelişini değil, aynı zamanda tarihi adaletin yeniden tesis edilmesini, milli ruhun zaferini ve devlet egemenliğimizin güçlenmesini de simgelemektedir. Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve eşi Mehriban Aliyeva'nın kurtarılmış bölgelere düzenli ziyaretleri ve Nevruz bayramı günlerinde bu topraklarda ateş yakılmasına katılmaları özel bir siyasi ve ahlaki anlam taşımaktadır. Bu durum, devlet başkanının ulusal değerlere verdiği önemin, kurtarılan toprakların restorasyonu ile birlikte kültürel ve manevi yaşamının yeniden canlandırılmasının da öncelikli olduğunu göstermektedir. Bu adımlar aynı zamanda halkta büyük bir heyecan yaratmakta ve milli dayanışmayı güçlendirmektedir Nevruz bayramı sadece kadim bir gelenek değil, modern zamanlarda da milli kimliğin korunması, toplumsal birliğin güçlendirilmesi ve devletçilik ideolojisinin yaygınlaştırılması açısından önemli bir öneme sahiptir. Bu bayramın Özgür Karabağ ve Doğu Zengezur'da kutlanması ona yeni bir anlam kazandırarak Nevruz'u zaferin ve dirilişin sembolü haline getiriyor. Azerbaycan halkı bu değerleri koruduğu ve gelecek nesillere aktardığı sürece milli-manevi mirasımız daha da zenginleşecek ve sürekli gelişecektir Parlamento Üyesi


