Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Profesör Farrukh Rustamov: Duvarlara yazılan karalamalar aslında ebeveynlerin sorumsuzluğunun sonucudur

Cumhuriyetin önemli bir tarihi-mimari eseri olan Nizami Sinema Merkezi, Bakü'nün kültürel sembollerinden biri olmakla birlikte, aynı zamanda şehrin kültürel belleğinin de ayrılmaz bir parçasıdır. Tarihi mimarisi, şık cepheleri, ferah ve aydınlık salonları, estetik detayları ve çevre peyzajıyla dikka

yaklaşık 4 saat önce0 görüntülemeazertag.az
Profesör Farrukh Rustamov: Duvarlara yazılan karalamalar aslında ebeveynlerin sorumsuzluğunun sonucudur
Paylaş:

Cumhuriyetin önemli bir tarihi-mimari eseri olan Nizami Sinema Merkezi, Bakü'nün kültürel sembollerinden biri olmakla birlikte, aynı zamanda şehrin kültürel belleğinin de ayrılmaz bir parçasıdır. Tarihi mimarisi, şık cepheleri, ferah ve aydınlık salonları, estetik detayları ve çevre peyzajıyla dikkat çeken binanın inşaatı hem işlevsel hem de ince işçilik örneği. Kültürel açıdan böylesine önemli bir tarihi binanın duvarlarına yazılan grafitiler sadece bir vandalizm eylemi değil, aynı zamanda şehrin kültürüne yönelik tavrın da açık bir göstergesidir Bu karalamalar, onları çizen gençlerin ahlaki düzeyinin, ahlaki eğitiminin zayıflığının, milli ve manevi miras ve değerlerine karşı ilgisizliğin ve sosyal sorumluluk bilincinin eksikliğinin açık bir örneğidir. Aynı zamanda ebeveynlerin sorumluluk düzeyinin de bir göstergesidir ADPU Pedagoji Bölüm Başkanı Pedagoji Bilimleri Doktoru Profesör Farrukh Rustamov AZERTAC'a yaptığı açıklamada bu konuda bilgi verdi. Tarihi yapıların duvarlarının karartılması ve görüntülere müdahale edilmesinin, Doğu kent kültürünün derin katmanlarını taşıyan Bakü'nün itibarına ciddi bir darbe indirildiğini söyledi. Yabancı bir kültürün etkisiyle yapay bir gündem oluşturmaya çalışan bu gençlerin davranışları, ailede ve eğitim kurumlarında oluşturulan eğitim modelinde de aksaklıkların olduğunu ortaya koyuyor. Her genç ve genç, kültürel mirası korumanın sadece bir görev değil, aynı zamanda ahlaki bir görev olduğunu anlamalıdır. Tarihi anıtlar ve kültürel semboller kimliğimizin, kültürümüzün ve geçmişimizin yansımasıdır. Bunlara saygı göstermemek sadece kendimiz için değil, gelecek nesiller için de sorumsuzluk ve ahlaksızlıktır Profesör Farrukh Rustamov, olayın faillerinden birinin üniversite öğrencisi, diğerlerinin ise özel bir ortaokul son sınıf öğrencileri olduğunu kaydetti. Bunlar yeterli eğitim almış çocuklar, muhtemelen eğitimde bir miktar başarı elde etmişler ama ahlak ve maneviyatlarında ciddi bir boşluk var. Son yıllarda gençlerin entelektüel gelişimlerine daha fazla önem verilmekte ancak eğitimlerine yeterince önem verilmemektedir. Bu olay eğitim kurumlarında ciddi şekilde tartışılmalı, yanlış davranışın sonuçları açıklanmalı, vandalizm eylemi şiddetle kınanmalıdır. Burada sadece cezanın uygulanmasıyla yetinmek yetmez, eğitim sorumluluğu mekanizmasının da uygulanması gerekir. Bu gençler, ebeveynleriyle birlikte, zarar gören duvarların onarılmasında görev almalı, kültürel mirasa karşı yaptıkları sorumsuz ve saygısız eylemlerin sonuçlarını bizzat kendileri ortadan kaldırmalıdır. Temizlenmesi, boyanması ve o bölgenin eski haline getirilmesi hem sorumluluk duygusunu geliştirebilir hem de diğer gençlere gerçek bir ders olabilir. Her genç bu dersi unutmamalı, kamu ve devlet malına karşı daha sorumlu davranmalıdır "Bu olay her şeyden önce ebeveyn sorumluluğunu gündeme getiriyor. Çünkü sokakta gördüğümüz her davranış, ailede yetişmenin bir sonucudur. Çocuk sokakta sadece kendisini değil, anne ve babasını da temsil eder. Eğer bir genç tarihi ve kültürel bir eserin duvarına yazı yazmayı normal buluyorsa, o zaman ona kamu malına saygı, kent kültürü ve vatandaşlık sorumluluğu öğretilmemiştir. Ne yazık ki bazı ebeveynler çocuğun giyimine, telefonuna, eğitim başarılarına dikkat ediyor ama ahlaki davranışına, nasıl davrandığına yeterince dikkat etmiyor. halka açık yerlerde Bu olay her ebeveyne çocuk yetiştirmenin sadece kişisel bir mesele değil aynı zamanda sosyal bir sorumluluk olduğu konusunda ciddi bir uyarı olmalıdır Duvarı tahrip eden ve estetiğine büyük zarar veren gençler, yarın şehrin kaderini belirleyecek kişiler arasında olacak. Dolayısıyla konuyu sadece hukuk ihlali olarak değil, bir eğitim, değer ve sosyal sorumluluk sorunu olarak değerlendirmek gerekiyor. Şehrin geleceği duvarlara yazılan karalamalarla değil, düşünceli fikirlerle, yaratıcı faaliyetlerle ve kültürel davranışlarla inşa edilecek. Tarihi ve kültürel mirasa saygısızlık, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ahlaki bir boşluk yaratıyor." diye konuştu 2026 © AZERTAC. Telif hakkı saklıdır. Bilgilerin kullanımına hiper bağlantıyla atıfta bulunulmalıdır

Kaynak: azertag.az

Diğer Haberler