Merdiveni duvara yaslamak
Tanınmış Amerikalı yazar ve düşünür Stephen R. Covey, "Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı" adlı ünlü kitabında (Eng. Stephen R. Covey, Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı, 1989) basit ama şok edici bir metafor kullanır: "Merdivenleri sık sık çıkıyorsunuz ama yukarı çıktığınızda merdivenlerin yanlış duvara

Tanınmış Amerikalı yazar ve düşünür Stephen R. Covey, "Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı" adlı ünlü kitabında (Eng. Stephen R. Covey, Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı, 1989) basit ama şok edici bir metafor kullanır: "Merdivenleri sık sık çıkıyorsunuz ama yukarı çıktığınızda merdivenlerin yanlış duvara dayandığını görüyorsunuz" Yani insan hayatta ne kadar çalışırsa çalışsın hedefi yanlışsa bütün çabaları boşa gider İlk bakışta bu cümle kişisel gelişim kitaplarındaki klasik tavsiyelerden biri gibi görünebilir. Ama aslında burada daha sert ve daha rahatsız edici bir gerçek gizlidir: Hayattaki en büyük trajedi yavaş gitmek değil, yanlış yöne hızla gitmektir Çoğu zaman üretkenliği başarı ile karıştırırız. Daha çok çalışmak, daha hızlı hareket etmek, daha fazla sonuç almak... Bunların hepsi görünüşte ilerleme gibi görünüyor. Ancak yön yanlışsa hız yalnızca hatayı derinleştirir. Eylemin kendisinin hedefe dönüştüğü ancak amacın unutulduğu bir durumdur Verimlilik ve üretkenlik arasındaki farkın devreye girdiği yer burasıdır. Verimlilik merdivenini ne kadar hızlı tırmandığımızdır. Etkililik merdivenin dayandığı duvardır Bu farklılık yalnızca bireysel yaşamın değil, bir bütün olarak insan faaliyetinin merkezinde yer alır. Yönetim ile liderlik arasındaki fark da burada devreye giriyor. Yöneticiler sistemin daha verimli çalışmasını sağlamaya çalışıyor: Merdivenden nasıl daha hızlı inilir? Ve liderler daha temel bir soruyu soruyorlar: Bu merdiven doğru duvarda mı? Avusturya doğumlu Amerikalı bilim insanı, ekonomist ve 20. yüzyılın en etkili yönetim teorisyenlerinden biri olan Peter Drucker'ın şu sözlerini hatırlayalım: "Verimliliği yüksek bir iş yapmaktan daha anlamsız bir şey yoktur." Gündelik yaşam bu metaforun sayısız somut örneğiyle doludur. İnsan yıllarca kariyer basamaklarını tırmanır ve bir gün durur ve kendine şunu sorar: Gerçekten olmak istediğim yerde miyim? Bir işletme mükemmel bir ürün yaratır ancak pazarın buna ihtiyacı olmadığını çok geç fark eder. Bazıları maddi refahın zirvesine ulaştıklarında, bu yolda kaybettiklerinin daha değerli olduğunun farkına varırlar Tüm bu durumların ortak bir yanılgısı var: "duvar kontrolünü" unutmak Covey bunun için basit ama zorlayıcı bir prensip önerdi: sona odaklanarak başlayın. Yani hareket etmeye başlamadan önce yönü netleştirmek. "Bu yol beni nereye götürüyor? Bu zirve benim zirvem mi, yoksa başkasının zirvesi mi?" insan kendine şunu sormalı Ve bazen en zor karar ilerlemek değil durmaktır. Geri dönmek daha da zor. İnsan yükseldikçe ne kadar çaba gösterirse yanlış yöne gitmek o kadar acı verir. Ama gerçek değişmiyor: Merdiven yanlış duvara dayanıyorsa ne kadar yüksek olduğunun bir önemi yok Belki de hayatın en büyük başarısı şudur: Tam zirveye yaklaşırken durmak, aşağı inmek ve merdiveni başka bir duvara yaslamak Çünkü bazen insanı yoran kaybedilen zaman değil yanlış yönelimdir. Ve bazen doğru karar daha hızlı gitmek değil, doğru duvarı bulmaktır. Eğer merdivenin yanlış duvarda olduğunu hissediyorsanız, ne kadar yükseğe çıkarsanız çıkın, aşağı inip merdivenin yerini değiştirmek yapılacak en cesur ve doğru şeydir


