NATO'nun 70 milyar avroluk Ukrayna desteği ne anlama geliyor? Prof. Dr. Sezai Özçelik QHA'ya değerlendirdi - QHA - Kırım Haber Ajansı
Ankara'nın ev sahipliğinde küresel dengeleri yeniden şekillendiren 36. NATO Liderler Zirvesi'nin ardından yayımlanan tarihi deklarasyon, uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından derinlemesine analiz edilmeye devam ediyor. Çankırı Karatekin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi

Ankara'nın ev sahipliğinde küresel dengeleri yeniden şekillendiren 36. NATO Liderler Zirvesi'nin ardından yayımlanan tarihi deklarasyon, uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından derinlemesine analiz edilmeye devam ediyor. Çankırı Karatekin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai Özçelik, zirvenin şifrelerini, perde arkasında konuşulan stratejileri ve alınan kararların sahaya etkilerini Kırım Haber Ajansına (QHA) yorumladı 7 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen MSC ve SETA ortaklığındaki “Navigating the US-EU-Ukraine Triangle” ile DGAP'ın “Forged or Fragile?” başlıklı oturumlarına bizzat katılan Prof. Dr. Özçelik, İttifak içindeki güç dengesinin radikal biçimde değiştiğine dikkat çekti Prof. Dr. Özçelik, NATO müttefiklerinin 2026 yılı için Ukrayna'ya toplam 70 milyar avroluk askerî ekipman, yardım ve eğitim desteği taahhüdünde bulunmasının yalnızca mali bir destek olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek bunun Avrupa güvenlik mimarisinde yaşanan yapısal dönüşümün önemli göstergelerinden biri olduğunu söyledi AVRUPA VE KANADA ARTIK DAHA FAZLA SORUMLULUK ÜSTLENİYOR Savaşın ilk döneminde ABD ile Avrupa'nın Ukrayna'ya desteğinin daha dengeli ilerlediğini ifade eden Özçelik, son dönemde Avrupa ülkeleri ile Kanada'nın güvenlik desteğinin ana finansörü hâline geldiğine dikkat çekti NATO Ankara Zirvesi Bildirgesi'nde de Avrupa müttefikleri ve Kanada'nın Ukrayna'ya yönelik güvenlik yardımının büyük bölümünü finanse ettiğinin açık biçimde vurgulandığını belirten Özçelik, bu değişimin NATO'nun savunma anlayışındaki yeni dönemi yansıttığını dile getirdi Ankara'da düzenlenen uluslararası güvenlik toplantılarında da benzer değerlendirmelerin öne çıktığını aktaran Özçelik, Ukrayna'nın artık yalnızca destek alan bir ülke değil, Avrupa'nın gelecekteki güvenlik mimarisinin temel unsurlarından biri olarak görüldüğünü söyledi Özçelik'e göre 70 milyar avroluk destek, yalnızca Ukrayna'nın savaş kapasitesini korumaya yönelik değil, aynı zamanda NATO'nun kendi güvenliğine yaptığı stratejik bir yatırım niteliği taşıyor KARAR SAVAŞIN KISA SÜREDE BİTMEYECEĞİ BEKLENTİSİNİ GÖSTERİYOR Prof. Dr. Özçelik, alınan kararın savaşın kısa vadede sona ereceğine yönelik iyimser bir beklentiyi yansıtmadığını belirtti. Bunun "NATO savaşı uzatıyor" şeklinde yorumlanmasının doğru olmayacağını vurgulayan Özçelik, Batılı ülkelerde hâkim görüşün güçlü güvenlik garantileri olmadan sağlanacak bir ateşkesin kalıcı barış getirmeyeceği yönünde olduğunu ifade etti Rusya'nın 2014 yılında Kırım'ı işgal etmesi ve ardından 2022'de geniş çaplı işgal girişiminde bulunmasının Ukrayna açısından önemli güvenlik kaygıları oluşturduğunu belirten Özçelik, bu nedenle tartışmanın savaşın ne zaman biteceğinden çok barışın hangi güvenlik temelleri üzerine kurulacağına odaklandığını söyledi Savunma sanayisinin üretim kapasitesi, mühimmat tedariki, hava savunması, siber güvenlik ve insansız sistemlerin Avrupa açısından kritik öneme ulaştığını ifade eden Özçelik, NATO'nun Ankara Zirvesi'nde savunma üretimi ve teknolojik kapasiteyi artırmaya yönelik kararlarının da bu yaklaşımı desteklediğini kaydetti UKRAYNA'NIN NATO ÜYELİĞİNE YER VERİLMEMESİ BİLİNÇLİ TERCİH Sonuç bildirgesinde Ukrayna'nın NATO üyeliğine doğrudan atıf yapılmamasını da değerlendiren Özçelik, bunun NATO içerisindeki oy birliği mekanizması nedeniyle bilinçli bir diplomatik tercih olduğunu söyledi ABD ve Almanya başta olmak üzere bazı müttefiklerin üyelik konusunda temkinli yaklaştığını belirten Özçelik, buna karşın Ukrayna'nın fiilen NATO güvenlik ekosistemine entegre olmaya başladığını ifade etti NATO bildirgesinde Ukrayna'nın transatlantik güvenliğe katkı sunduğunun açık şekilde yer almasının dikkat çekici olduğunu belirten Özçelik, Ukrayna'nın savaş sırasında geliştirdiği hava savunması, insansız hava araçları, elektronik harp ve siber güvenlik alanındaki tecrübelerinin NATO açısından önemli kazanımlar oluşturduğunu dile getirdi Prof. Dr. Sezai Özçelik şöyle devam etti: Benim NATO 3.0” çerçevesinde savunduğum nokta da budur. Ukrayna artık NATO’nun dışında duran pasif bir ortak değildir. Rus ordusuna karşı savaşmış, NATO ülkelerinin yıllarca teorik olarak hazırlandığı tehditle doğrudan yüzleşmiş, drone teknolojileri, hava savunması, elektronik harp, siber direnç ve cephe inovasyonu konusunda çok ciddi tecrübe üretmiş bir ülkedir. Zelenskıy’nin de vurguladığı gibi, Ukrayna’nın askerî kapasitesi NATO’nun kolektif güvenliğini güçlendirecek niteliktedir Bu noktada “Türkiye mi, Ukrayna mı?” gibi bir karşıtlık yerine “Türkiye ve Ukrayna birlikte” yaklaşımının daha doğru olacağını vurgulayan uzman, "Türkiye NATO’nun Karadeniz, doğu ve güney kanatlarında vazgeçilmez bir ülkedir. Ukrayna ise Rus saldırganlığına karşı Avrupa’nın ileri savunma hattı haline gelmiştir. Türkiye ile Ukrayna’nın savunma sanayii, Karadeniz güvenliği, drone teknolojileri, deniz güvenliği ve bölgesel caydırıcılık alanlarında birlikte hareket etmesi NATO’nun tamamını güçlendirir." değerlendirmesinde bulundu Dolayısıyla bildirgede üyelik ifadesinin olmaması Ukrayna’nın öneminin azaldığı anlamına gelmez. Aksine, Ukrayna’nın NATO güvenlik mimarisine fiilen yerleştiğini gösterir. Bu, hukuki üyelikten önce gelen stratejik entegrasyon aşamasıdır "KARARLAR SAVAŞIN SONUCUNDAN ÇOK BARIŞIN NİTELİĞİNİ ETKİLEYECEK" Özçelik, Ankara Zirvesi'nde alınan kararların savaşın seyrini tek başına kısa sürede değiştirmeyeceğini ancak orta ve uzun vadede önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi 70 milyar avroluk destek, 2027 yılı için benzer yardım taahhüdü, savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve hava savunma kapasitesinin artırılmasının Ukrayna'nın savunma kabiliyetini önemli ölçüde destekleyeceğini belirten Özçelik, özellikle Patriot hava savunma sistemlerinin sivillerin ve kritik altyapının korunması açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti Özçelik, son olarak şu değerlendirmede bulundu En önemli nokta şudur: Bu kararlar savaşın sonundan çok barışın niteliğini belirleyecektir. Kırılgan bir ateşkes mi olacak, yoksa Rusya’nın yeniden saldırmasını engelleyecek gerçek bir güvenlik düzeni mi kurulacak? NATO’nun Ankara’da verdiği mesaj, ikinci seçeneğe daha yakın durmaktadır. Kalıcı barış, ancak güçlü Ukrayna ve caydırıcı Avrupa güvenlik mimarisiyle mümkündür


