Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Kıbrıs'ta çerçeve dayatması ve müzakerenin özden gelen zemini - Kıbrıs Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son Dakika ve Gündem Haberleri

Bugünkü köşe yazımı, Beşparmak Düşünce Grubu Yönetim Kurulu üyesi olarak, grubumuzun Kıbrıs meselesinde yaşanan son gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmeye ayırmak istiyorum. Bilindiği üzere Beşparmak Düşünce Grubu, KKTC bürokrasisi içerisinde süreç boyunca çok önemli görevlerde bulunmuş müsteşa

0 görüntülemekibrisgazetesi.com
Kıbrıs'ta çerçeve dayatması ve müzakerenin özden gelen zemini - Kıbrıs Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son Dakika ve Gündem Haberleri
Paylaş:

Bugünkü köşe yazımı, Beşparmak Düşünce Grubu Yönetim Kurulu üyesi olarak, grubumuzun Kıbrıs meselesinde yaşanan son gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmeye ayırmak istiyorum. Bilindiği üzere Beşparmak Düşünce Grubu, KKTC bürokrasisi içerisinde süreç boyunca çok önemli görevlerde bulunmuş müsteşar, diplomat, bürokrat, gazeteci ve medya çalışanlarından; ayrıca müzakerecilik ve görüşmecilik tecrübesine sahip isimlerden oluşmaktadır. Dolayısıyla grubun ortaya koyduğu tespitler, yalnızca güncel bir diplomatik gelişmeye verilen tepkiden ibaret değildir; aynı zamanda Kıbrıs müzakere tarihinin defalarca kanıtladığı bir yapısal gerçeğe, bu sürecin içinde bizzat yer almış kişilerin birikimiyle işaret etmektedir. Bu değerlendirmenin önemini vurgulamak adına, grubumuzun yaptığı açıklamanın en can alıcı kısımlarını dikkatlerinize getirmek istiyorum. Şahsen de bütünüyle katıldığım bu değerlendirmenin işaret ettiği ilk gerçek şudur: İçinde bulunduğumuz noktada Kıbrıs meselesinde taraflar arasında üzerinde mutabık kalınmış bir ortak zemin bulunmamaktadır ve bu husus, bizzat Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından da teyit edilmiştir. Tarafların temel arayış ve hedefleri arasındaki uçurum ortadadır. Bütün çabalara rağmen, Rum tarafının değişmeyen hâkimiyetçi zihniyeti nedeniyle anlamlı hiçbir güven yaratıcı önlem konusunda dahi ilerleme kaydedilememiş olması, bu uçurumun en açık göstergesidir; ve ben de tam bu noktada grubumuzun tespitini sonuna kadar yerinde buluyorum. İkinci olarak, açıklamada haklı biçimde altı çizildiği üzere, tarafların içine sinecek, özden gelen hak ve çıkarlarına saygılı ortak bir zemin ve ilkeler oluşmadan; dıştan gelen zorlayıcı baskılar veya telkinlerle sözde bir anlaşma dayatılmasının başarı şansı bulunmadığı, uluslararası düzeyde defaten kanıtlanmıştır. Bu, benim de yıllardır savunduğum ve Kıbrıs müzakere tarihinin her aşamasında doğrulanmış gördüğüm bir ilkedir. Böylesi bir tabloda, Sayın Cumhurbaşkanı Erhürman’ın görüşme sürecinin yeniden başlayabilmesi için gerekli gördüğü dört temel unsur dahi henüz karşılanmamışken, BM Genel Sekreteri António Guterres’in görev süresi sona ermeden önce yeni bir çözüm çerçevesi hazırlamaya yönelmesinin son derece zorlayıcı bir girişim olacağı yönündeki değerlendirmeye katılıyorum. Zira önkoşulları oluşmamış bir sürece takvim baskısıyla çerçeve giydirmek, çözümü değil çözümsüzlüğü besler. Nihayet, mevcut koşullarda sürdürülebilir bir uzlaşının yolu bellidir: Taraflar arasında egemen eşitlik ve eşit statü dâhil olmak üzere siyasi ve ekonomik denkliğin sağlanması, iş birliği mekanizmalarının ve olanaklarının geliştirilmesi, özden gelen eşit hak ve statülere saygının pekiştirilmesi. Bu adımlar atılmadan taraflara dolaylı yoldan bir çerçeve anlaşma dayatma girişiminin, BM Genel Sekreteri’nin iyi niyet misyonunun sınırlarını aşması yanında Kıbrıs’ta kolaya kaçma anlamına geleceği yönündeki değerlendirmeyi, bu satırların yazarı olarak ben de tasdik ediyorum. Grubumuzun bu değerlendirmesi, bir reddiyeden çok, bir hatırlatmadır. Kıbrıs Türk tarafı, çözümsüzlüğü amaç edinen değil; özden gelen hakları temelinde, egemen eşitliğe dayalı, kalıcı ve onurlu bir çözümü hedefleyen bir iradeye sahiptir. Bu iradenin gereği, çözümün niteliğinden ödün vermeden masaya hazırlıklı oturmaktır. Takvim baskısıyla, görev süresi mülahazalarıyla veya dış konjonktürün zorlamasıyla şekillendirilen bir çerçeve, ne kadar iyi niyetle hazırlanmış olursa olsun, sahada karşılığını bulamayacaktır. Diplomasi tarihi bize, dayatılan çözümlerin ömrünün kısa; sahiplenilen çözümlerin ömrünün ise kalıcı olduğunu öğretmiştir. Kıbrıs’ta yapılması gereken, sıkışan takvimlere uygun aceleci çerçeveler üretmek değil; tarafların eşit statüsünü teslim eden, güveni adım adım inşa eden ve özden gelen hakları zemine yerleştiren sabırlı bir sürece geri dönmektir. Bu kapsamda Beşparmak Düşünce Grubu olarak bu ilkeli duruşu bir kez daha kamuoyunun ve ilgili tüm muhatapların dikkatine sunmayı, sorumluluğumuzun bir gereği sayıyoruz

Diğer Haberler

Kıbrıs'ta çerçeve dayatması ve müzakerenin özden gelen zemini - Kıbrıs Gazetesi - Kıbrıs Haber, KKTC Son Dakika ve Gündem Haberleri | Tenqri