Kaza mı cinayet mi? ATSO Başkanı Ali Bahar davasında eşinden ''denize itildi'' iddiası!
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya müştekiler, taraf avukatları ve tutuksuz sanık M.S.Ç. salonda hazır bulunurken, diğer tutuksuz sanık Y.C.Ç. celseye SEGBİS aracılığıyla katılım sağladı Taraf avukatlarının taleplerinin dinlendiği esnada söz alan Şebnem Bahar, olayın sanıkların an

Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya müştekiler, taraf avukatları ve tutuksuz sanık M.S.Ç. salonda hazır bulunurken, diğer tutuksuz sanık Y.C.Ç. celseye SEGBİS aracılığıyla katılım sağladı Taraf avukatlarının taleplerinin dinlendiği esnada söz alan Şebnem Bahar, olayın sanıkların anlattığı kurguda gerçekleşmediğini savundu. Eşinin teknede çıkan bir arbede sonucunda denize düştüğünü iddia eden Bahar, "Benim şahsi kanaatim, Ali Bahar'ın tartışma sırasında yaşanan itiş kakış sonucu denize düştüğü yönündedir. Olayın sanıkların anlattığı şekilde gerçekleştiğine inanmıyorum. Bir denizci kızı olarak, tartışma neticesinde eşimin denize itildiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı Sanık Y.C.Ç. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılması talebine de itiraz eden Bahar, sanığın kaçma şüphesi bulunduğunu ve madde kullanımı iddialarının araştırılması gerektiğini belirterek mahkemeye şu beyanda bulundu: "Y.C.Ç. adlı şahsın adli kontrol talebinin kaldırılmasını istemiyorum, yurt dışına kaçacağını düşünüyorum. Şahıs, bu olay yaşandıktan sonra Bodrum'a gitti. Sağlık işlemlerinin hangi hastanede gerçekleştirildiğini öğrenmek istiyoruz. Genelde Antalya'da olduğunu, şahsi ve kişisel işlerini burada yaptırdığını biliyoruz. Ayrıca sanığın teknede madde kullandığını öğrendik. Madde kullanımının ardından taşkın hareketler sergilenebileceğini düşünüyoruz" Soruşturma süreci Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen olayda, sanıklar M.S.Ç. ve Y.C.Ç. hakkında ilk etapta "taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 6'şar yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Yargılama süreci Kemer 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde başladı. Ancak mahkeme, dosyadaki mevcut deliller ışığında olayda "kasten öldürme" ihtimalinin bulunabileceğini değerlendirerek görevsizlik kararı verdi ve dosyayı Antalya Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk etti Dosyaya yansıyan ifadelerde sanıklar olayın tamamen bir kaza olduğunu savundu. İddianamede yer alan ifadesinde tekneyi olay anında kendisinin kullanmadığını ve manevra sırasında kazanın yaşandığını anlatan şüpheli M.S.Ç. "Tekneyi Ali Bahar kullandı. Phaselis koyuna demirledik. Birlikte yemek yedik, alkol aldık ve denize girdik. Sabah Kemer'e doğru hareket ettik. Marinaya yaklaşırken armut minderlerden birinin denize düştüğünü söyledi. Mindere yaklaşmak için manevra yaptım. Tornistan yapmamı istedi. Tornistan hareket ettikten birkaç saniye sonra Ali'yi göremedim. Motoru durdurup arkaya koştum. Ali'yi kanlar içerisinde suda gördüm." ifadelerini kullandı Olay sırasında teknede bulunan diğer sanık Y.C.Ç. ise herhangi bir gerginlik veya fiziksel müdahale yaşanmadığını vurgulayarak kendini savundu: "Olay günü herhangi bir tartışmamız olmadı. Olay anında hiçbir temasım olmadı. Ne o bana temas etti ne de ben onu ittim. Üçümüz de birbirimize olay anında fiziksel olarak yakın değildik. Teknede hiçbir şekilde ve hiç kimse arasında yakınlık olmadı. Bizim aramızdaki yakınlığın olay anı ve sonucu ile de bir bağı yoktur. Olay anında sevgi amaçlı veya şakalaşma amaçlı dahi olsa herhangi bir temasım olmadı." Şebnem Bahar’ın Cumhuriyet Başsavcılığı aşamasında alınan ve dosyaya giren yazılı beyanı ise kazanın oluş şekline dair teknik itirazlar barındırıyor. Sahil Güvenlik ekiplerine olay günü verdiği ilk ifadede çevresinin baskısıyla şikayetçi olmadığını, ancak sonrasında edindiği bilgilerle gerçeğin farklı olduğunu anladığını belirten Bahar'ın ifadesi şu şekilde yer aldı: "Ali Bahar benim 1992 yılında resmi nikah ile evlendiğim eşimdir. Kendisi uzun yıllardır denizci lisansına sahiptir. Sık sık denize açılır. Tecrübeli bir denizcidir. Olayı öğrendiğim gün yaşadığım şok nedeniyle tansiyonum yükseldi ve alelacele alınan ifadede Sahil Güvenlik personeline şikayetçi olmadığımı söyledim. Ancak o sırada çevremdeki insanların baskı kurması sebebiyle böyle bir ifade vermem gerektiği söylendi. Bu olay neticesinde çeşitli sağlık problemleri yaşadım ve hayati nitelikte bir ameliyat oldum. Olay anına ilişkin bana verilen bilgiler ile dosyadaki bilgiler arasında ciddi farklılıklar olduğunu öğrendim. Tekne kaptanımız Fatih beyden aldığım bilgi doğrultusunda teknemiz karaya vites tornistanda, kontak kapatılmış vaziyette sahil güvenliğe teslim edilmiştir. Tarafımın da uzun yıllardır denizcilik tecrübesi bulunması sebebiyle bu hususun tekneyi o an kullanan M.S.Ç.'nin kusurlu hareketi olduğu kanaatindeyim. Bu hususun incelenmesini talep ediyorum. Olay günü teknede bulunan M.S.Ç. ve Y.C.Ç. isimli şahıslardan ve daha sonra tespit edilecek diğer şahıs veya şahıslardan davacı ve şikayetçiyim." Antalya Organize Sanayi Bölgesi ve ATSO Başkanı olan Ali Bahar, 18 Temmuz 2024 akşamı "Alber" isimli şahsi teknesiyle M.S.Ç. ve Y.C.Ç. ile birlikte denize açıldı. Geceyi teknede geçiren grup, ertesi sabah Kemer marinasına dönmek üzere yola çıktı. İddialara göre, "armut koltuk" olarak tabir edilen minderin suya düşmesi üzerine Bahar minderi almak için denize atladı. Bu esnada tekneyi kullanan M.S.Ç.'nin yaptığı manevra sonucu Bahar motor pervanelerine kapılarak ağır yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarın ardından Sahil Güvenlik ekiplerince sudan çıkarılan Bahar, ambulansla Kemer'de bulunan özel bir hastaneye sevk edildi. Yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen hayatını kaybeden Bahar, ATSO binasında düzenlenen resmi törenin ardından Uncalı Mezarlığı'nda defnedildi Kritik iddiaların dile getirildiği ikinci duruşmanın sonunda mahkeme heyeti, olay anına ait dosyada bulunan ses kayıtlarının çözümlenerek dava dosyasına eklenmesine ve ilgili bilirkişi atama sürecinin beklenmesine hükmetti. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi Kaynak: İhlas Haber Ajansı


