İYİ Parti'nin TRÇ rahatsızlığına MHP'den yanıt: "Dervişoğlu, efendilerinin sesiyle konuşuyor"
Küresel güç dengelerinin Asya eksenine kaydığı bir konjonktürde, Türkiye’nin dış politika tercihlerine dair Ankara merkezli milli akıl ile Atlantikçi statüko arasındaki ayrışma derinleşiyor. İYİ Parti lideri Dervişoğlu’nun, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle kurmaya çalıştığı TRÇ (Türkiye-Rusya-Çin) iş b

Küresel güç dengelerinin Asya eksenine kaydığı bir konjonktürde, Türkiye’nin dış politika tercihlerine dair Ankara merkezli milli akıl ile Atlantikçi statüko arasındaki ayrışma derinleşiyor. İYİ Parti lideri Dervişoğlu’nun, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle kurmaya çalıştığı TRÇ (Türkiye-Rusya-Çin) iş birliği modelini hedef alan çıkışı, MHP kanadında "geçmişin köhne ezberlerine sığınma" olarak karşılık buldu MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Dervişoğlu’nun açıklamalarını, Türkiye’nin bölgesel liderlik vizyonuna karşı "emperyalist bir blokaj" çabası olarak nitelendirdi. Büyükataman, ABD ve İsrail’in başını çektiği şer odaklarının bölgeye kaos ve istikrarsızlık pompaladığı bir dönemde; Moskova, Pekin ve Tahran ile kurulacak stratejik iş birliğinin bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu belirtti. Ankara’nın dış politikasının artık Washington’dan dikte edilen "manda" sınırlarını aştığını vurgulayan Büyükataman, TRÇİ formülünün çok kutuplu dünyanın en somut ve rasyonel güvenlik mimarisi olduğunu kaydetti Büyükataman şu ifadeleri kullandı: "Dünyaya meydan okuyan coğrafyalara kan ve savaş ithal eden, uluslararası hukuku ve diplomasiyi hiçe sayan ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı akla, diplomasiye, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun seçenek “TRÇ” ittifakının inşa ve ihya edilmesidir Bu seçenekten rahatsız olan Dervişoğlu efendilerinin sesiyle konuşmakta" MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İlyas Topsakal, Türk devlet geleneğinin tarihsel kodlarına atıfta bulunarak, Türkiye’nin jeopolitik rotasının "Selçuklu kartalı" misali hem Doğu’yu hem Batı’yı kapsayan ancak köklerini Avrasya topraklarından alan bir denge üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Topsakal, Dervişoğlu’nun "Atlantik merkezli" vizyonunun Türk tarihinin derinlikleriyle çeliştiğini belirterek; Türkiye, Rusya, Çin ve İran arasındaki tamamlayıcı ilişkinin bölge barışının yegâne teminatı olduğunu savundu. MHP’nin bu duruşunun, Batı hegemonyasına karşı "yeni bir medeniyet ve yeni bir dünya" kurma iradesinin yansıması olduğunun altı çizildi MHP yönetimi, dış politikadaki "Ankara merkezli" duruşun, Türkiye’yi küresel güç mücadelesinde figüran olmaktan çıkarıp oyun kurucu pozisyonuna taşıdığını bildirdi. Dervişoğlu’nun hezeyanlarının "jeopolitik bir körlük" olduğunu savunan kurmaylar; Türkiye’nin Avrasya’nın kalbinde, komşularıyla birlikte inşa edeceği TRÇİ ittifakının, Batı’nın dayattığı tek kutuplu düzeni sarsacak en güçlü hamle olduğunu vurguladı. Bu stratejik yönelimin, Türk Milleti’nin bağımsızlık karakterine ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna en uygun yol olduğu tespiti yapıldı MHP’nin bu çıkışıyla birlikte, Ankara’nın dış politikadaki "Avrasya Derinliği" ve "Stratejik Özerklik" hamlelerinin, Atlantikçi kanadın tüm itirazlarına rağmen kararlılıkla sürdürüleceği bir kez daha deklare edildi


