İran Ukrayna'ya, ABD ve İsrail Rusya'ya dönüştü
21. yüzyılın üçüncü on yılı, küresel ölçekte yeni jeopolitik çatışmaların yaşandığı bir dönem olarak tarihe geçiyor. Modern uluslararası ilişkiler sistemi istikrardan uzaklaşarak yeni güç dengelerinin oluştuğu aşamaya girmiştir. Bu sürecin en önemli halkalarından biri Rusya ile Ukrayna arasında yaşa
21. yüzyılın üçüncü on yılı, küresel ölçekte yeni jeopolitik çatışmaların yaşandığı bir dönem olarak tarihe geçiyor. Modern uluslararası ilişkiler sistemi istikrardan uzaklaşarak yeni güç dengelerinin oluştuğu aşamaya girmiştir. Bu sürecin en önemli halkalarından biri Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan geniş çaplı savaştır. Bu savaşın uzun süredir iki devlet arasındaki askeri çatışma olarak adlandırıldığı tüm dünya tarafından bilinmektedir. Aslında küresel güçlerin stratejik çıkarlarının çatıştığı büyük bir jeopolitik savaş alanıdır 24 Şubat 2022'de Rusya ile Ukrayna arasında geniş çaplı bir savaş başladı. Aynı gün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin televizyonda ulusa seslendi ve "özel askeri operasyon" duyurusunu yaptı. Bunun hemen ardından Rus ordusu Ukrayna topraklarına geniş çaplı bir saldırı başlattı. Saldırı aynı anda birkaç yönden gerçekleştirildi. Kuzeyden Belarus toprakları üzerinden Kiev'e doğru ilerleme başladı. Doğudan Donbas bölgesindeki çatışmalar genişletildi. Güneyden Kırım yarımadası yönünden saldırdılar. Yaşananlar, operasyonun önceden hazırlanmış ayrıntılı bir askeri planın sonucu olduğunu gösterdi Savaşın ilk darbesini vuran taraf Rusya oldu. Moskova bu operasyonun kısa sürede tamamlanacağını düşünüyordu. Rus liderliği Ukrayna'nın yakında teslim olacağını iddia etti. Çeşitli analitik verilere göre Kremlin, Kiev'in birkaç gün içinde ele geçirileceğini hesapladı. Hatta bazı planlarda Ukrayna hükümetinin bir hafta içinde devrileceği varsayılmıştı. Ancak olayların gidişatı bu hesaplamaların tamamen yanlış olduğunu gösterdi Ukrayna beklenenden çok daha fazla direndi. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ülkeyi terk etmeyip başkent Kiev'de kalarak direnişe öncülük etti. Bu karar Ukrayna toplumunda büyük motivasyon yarattı. Ukrayna ordusu ve nüfusu hızla seferber edildi. Batılı ülkeler derhal Ukrayna'ya siyasi ve askeri destek sağlamaya başladı. ABD, Ukrayna'ya milyarlarca dolarlık askeri yardım ayırdı. Avrupa Birliği, Rusya'ya karşı kapsamlı ekonomik yaptırımlar uyguladı. NATO ülkeleri Ukrayna ordusuna çeşitli silah sistemleri göndermeye başladı Böylece aslında Ukrayna cephesinde iki büyük jeopolitik blok karşı karşıya geldi. Rusya bir tarafta duruyordu. Diğer tarafta ise Ukrayna'nın yanı sıra ABD ve Avrupa ülkeleri vardı. Her ne kadar NATO resmen savaşa doğrudan katılmasa da sürece önemli bir etkisi oldu. Savaş, büyük güçlerin stratejik mücadelesinin bir parçası haline geldi Çatışma uzadıkça her iki taraf da ağır kayıplar verdi. Ukrayna'nın birçok şehri yıkıldı. Enerji altyapısı zarar gördü. Milyonlarca insan evlerini terk etmek zorunda kaldı. Yüzbinlerce Ukraynalı ve Rus askeri öldü. Aslında bu savaşın en büyük mağduru Ukrayna halkıdır. Çünkü yıkılan şehirler Ukrayna topraklarında bulunuyor. Çöken ekonomi Ukrayna ekonomisidir. Ölenlerin çoğu Ukrayna vatandaşı. Öte yandan Rus askerleri de bu savaşın mağdurlarıdır Bu savaşın kesinlikle kazananı yoktur. Rusya planladığı hızlı zafere ulaşamadı. Ukrayna ağır yıkım ve kayıplarla karşı karşıya kaldı. Birçok analist Rusya'nın Ukrayna bataklığına düştüğünü söylüyor. Moskova bu bataklıktan çıkamıyor. Rusya ekonomik yaptırımlar altında. Ukrayna ciddi anlamda Batı yardımına bağımlı hale geldi Bu savaşın sonucu küresel jeopolitik denge açısından büyük önem taşıyor. Ukrayna kaybederse bu, ABD ve Avrupa için ciddi bir siyasi yenilgi olacak. Çünkü Batı, Ukrayna'ya birçok siyasi ve askeri kaynak yatırdı Öte yandan eğer Rusya kaybederse bu Moskova'nın tek yenilgisi olmayacak. Bu aynı zamanda Rusya'nın jeopolitik ortaklarına da ciddi bir darbe olacaktır. Bu ortaklar arasında Çin de yer alıyor. İran da bu jeopolitik bloğun önemli bir üyesi. Kuzey Kore de Rusya'ya destek veren ülkelerden biri. Hindistan her ne kadar dengeli bir politika izlese de Rusya'nın zayıflamasının Asya siyasetini etkileyebileceğinin farkında Ukrayna savaşı sona ermeden dünya yeni ve daha tehlikeli bir çatışmayla karşı karşıyaydı. Ortadoğu yeniden küresel siyasetin ana merkezlerinden biri haline geldi. ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilim hızla tırmanmaya başladı Bu çatışmanın kökleri onlarca yıl öncesine dayanıyor. 1979 yılında İran'da İslam devrimi gerçekleşti. Bu devrimden sonra İran, İsrail'i düşman devlet olarak kabul etti. İsrail, İran'ın nükleer programını kendi güvenliğine yönelik ciddi bir risk olarak görüyordu. Bu çatışma uzun yıllar dolaylı savaşlar şeklinde devam etti Son yaşananlar durumu daha da gergin hale getirdi. ABD ile İsrail ve İran arasında açık bir askeri çatışma başladı. Bu savaş şu anda sekizinci gününde. Gerçek şu ki bölge açık askeri çatışma aşamasına girmiştir İran ciddi bir şekilde direniyor. Bu direnç birçok analist tarafından Ukrayna'nın direnişiyle karşılaştırılıyor. İran da tek başına savaşmıyor. İran'ın arkasında büyük jeopolitik güçler var. Bu güçlerin başında Çin ve Rusya geliyor İran, enerji ve ticaret açısından Çin için hayati bir ortaktır. İran aynı zamanda Çin'in "Tek Kuşak, Tek Yol" projesinin de önemli bir parçası. Dolayısıyla İran'ın zayıflaması Pekin için ciddi bir stratejik sorun yaratacaktır. Rusya'nın İran'la da askeri ve ekonomik işbirliği var. Bu nedenle İran'ın tamamen yenilgiye uğratılması bu blok için arzu edilen bir durum değildir Öte yandan ABD ve İsrail, İran'ın bölgesel nüfuzunu zayıflatmaya çalışıyor. Bu savaşın ana hedeflerinden biri İran'ın jeopolitik yeteneklerini sınırlamaktır. Böylece bölge büyük güçlerin çatışma alanına dönüşüyor Bu savaşın en büyük mağdurları sıradan insanlar olacak. İran halkı savaşın ağır sonuçlarını yaşayacaktır. Molla rejimi siyasi seyrini sürdürüyor İlk resim ilginç bir jeopolitik paralellik yaratıyor. Ukrayna'da Rusya bataklıkta mücadele ediyor. İran'da da ABD ve İsrail benzer bir riskle karşı karşıya kalabilir. Sanki jeopolitik sahnede roller değişiyor. Bu resimde İran bir bakıma Ukrayna'nın rolüne benziyor. ABD ve İsrail, Rusya gibi uzun vadeli bir savaşın kaderini yaşamak zorunda kalacak Rusya Ukrayna'da kazanırsa bu Batı için ciddi bir stratejik darbe olacaktır. İran'da ABD ve İsrail kazanırsa bu, Çin ve Rusya için ciddi bir jeopolitik yenilgi olacak. Dolayısıyla tarafların çekilmesi kolay görünmüyor. Rakip güçler kaybetmemek için tüm imkanlarını seferber ediyor Çünkü bu savaşlarda yenilgi çok ciddi bir kayıp anlamına geliyor. Büyük güçler için böyle bir yenilgi kabul edilemez. Bu durum tırmanma riskini artırıyor. Uzmanlar böyle bir durumun nükleer tehdidi artırdığına inanıyor. Çünkü stratejik yenilgi, büyük güçleri radikal adımlar atmaya sevk ediyor Bu görüş, dünyaya yeni ve tehlikeli bir jeopolitik bakış açısıdır. Büyük güçler için insanın kaderinin hiçbir önemi yoktur. ABD için bu süreç küresel liderlik mücadelesi anlamına geliyor. İsrail için bu savaş bir bölgesel güvenlik meselesidir. Çin için bu çatışma, enerji ve ticaret yollarında önemli bir bağlantıdır. Rusya için bu olaylar Batı ile devam eden jeopolitik mücadelenin bir parçası Bütün bu hesaplamaların arka planında değişmeyen bir gerçek kalıyor. Her türlü savaş insanlığın düşmanıdır ve arzu edilmez Tarih, en kötü barışın savaştan daha iyi olduğunu defalarca göstermiştir. Bugün dünya bu gerçeği bir kez daha hatırlamak zorunda kalıyor. Çünkü savaşların uzaması insanlık için daha büyük tehlikeler vaat ediyor Hem Ukrayna savaşı hem de Ortadoğu'daki çatışmalar dünyanın yeni ve belirsiz bir jeopolitik aşamaya girdiğini gösteriyor. Bu aşamada kazanan kavramı göreceli hale gelir. Savaşların sonunda kaybeden tüm insanlık olur, kazanan ise çok az kişidir