İki halkı birbirine bağlayan kader (+video)
"Halk Diplomasisi" adlı yeni projemizin ilk sayısında, kamu diplomasisi alanında önde gelen tarihçi bilim insanı Otabek Alimardonov, Almanya ile Özbekistan arasındaki ilişkiler ve iki halkı birbirine bağlayan tarihi ve kültürel bağlar hakkında şunları anlattı: Tarihi kaynaklara göre Almanlar ile

"Halk Diplomasisi" adlı yeni projemizin ilk sayısında, kamu diplomasisi alanında önde gelen tarihçi bilim insanı Otabek Alimardonov, Almanya ile Özbekistan arasındaki ilişkiler ve iki halkı birbirine bağlayan tarihi ve kültürel bağlar hakkında şunları anlattı: Tarihi kaynaklara göre Almanlar ile Özbekler arasındaki ilişkilerin birkaç yüzyıllık bir geçmişi vardır. 19. yüzyılın sonlarında ilk Alman diasporası ülkemize girdi. Yerel halkla birlikte yaşadılar, çalıştılar ve kültürel diyalog kurdular. Özbek halkı, İkinci Dünya Savaşı sırasında sınır dışı edilen Alman nüfusunu hoşgörüyle kabul etti. Böylece iki milletin tarihi iç içe geçmiş oldu Dolayısıyla bu ilişkilerde herhangi bir çatışma yaşanmamakta, tam tersine bilim, tarım, eğitim, kültür ve sanat alanlarında işbirliği ortamı oluşmuştur. Bugün, Alman Ulusal Kültür Merkezi 1992'den beri Özbekistan'da faaliyet gösteriyor. Alman uyruklu temsilciler Özbekistan'ı anavatanları olarak görüyor Şu anda Almanya'da 15-20 bin civarında Özbek yaşıyor. Burada yaklaşık 20 Özbek topluluğu faaliyet gösteriyor: "Humo", "Uzbegim", "Nihol", "Davra". Özbek gelenek ve değerlerini koruyorlar ve Alman toplumuyla uyum içinde yaşıyorlar Almanya'da yaşayan yurttaşlarımız sağlık, eğitim, tarım ve bilim alanlarında etkin bir şekilde çalışıyorlar. Pek çok bilim insanı prestijli Alman üniversitelerinde profesör ve araştırmacı olarak çalışıyor. Bunlar aracılığıyla iki ülke arasındaki olumlu ilişkiler güçleniyor Şu anda Özbekistan'da Alman uyruklu yaklaşık 5.000 temsilci yaşıyor. Alman diasporaları Semerkant, Buhara ve Fergana gibi bölgelerde faaliyet göstermektedir. Ulusal değerlerini koruyarak yerel toplumla bütünleşmişlerdir Konu bu olunca Buhara'da yaşayan yaşlı bir Alman kadının şu sözleri semboliktir: "Mahallede bana 'Alman hanımı' diyorlar. Çok hoşuma gidiyor" diyor Bu tabir sadece bir kişiye verilen bir isim değil, aynı zamanda halklar arasındaki dostane ilişkilerin, hoşgörünün ve karşılıklı saygının da sembolüdür. Alman büyükanne, mahalledeki Özbek büyükanneleri gibi çocukları seviyor ve komşuluk ilişkilerini koruyor Halk diplomasisi bu tür kişiler arası ilişkiler yoluyla oluşur. Almanya ile Özbekistan arasındaki ilişkiler sadece resmi anlaşmalarla değil, sıradan insanlar, diasporalar ve kültürel etkinliklerle de güçlendiriliyor Kısacası "Alman hanımı" imajı kamu diplomasisinin en canlı ve etkileyici biçimidir. Bu milletler arasında güvenin, saygının ve dostluğun nasıl oluşabileceğinin gerçek bir örneğidir Nigora Rahmonova, Daniyor Yakubov (video), Ulug'bek Tokhtaev (düzenleme), UzA