Hatimoğulları'ndan çözüm süreci açıklaması: Silahlar geri dönüşsüz bir biçimde yakıldı fakat bu bir yıl yeterince değerlendirilmedi | T24
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Terörsüz Türkiye" sürecinde yaşanan gelişmelere ilişkin olarak; "Silahlar geri dönüşsüz bir biçimde yakıldı. Fakat aynı açıklıkla şunu söylemeliyiz ki bu bir yıl yeterince değerlendirilmedi. Bugün çok daha iyi bir noktada olunabilirdi. Hukuki çerçeve

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Terörsüz Türkiye" sürecinde yaşanan gelişmelere ilişkin olarak; "Silahlar geri dönüşsüz bir biçimde yakıldı. Fakat aynı açıklıkla şunu söylemeliyiz ki bu bir yıl yeterince değerlendirilmedi. Bugün çok daha iyi bir noktada olunabilirdi. Hukuki çerçeve hazırlanmış, İmralı'da özgür çalışma koşulları oluşturulmuş, kayyum pratiği bitirilmiş, cezaevlerine dair cesur adımlar atılmış, siyasi tutsaklar serbest bırakılmış olabilirdi" dedi DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Balgat'taki Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Hatimoğulları, konuşmasına yaşamını yitiren yazar ve şair Ahmet Telli'yi anarak başladı. Hatimoğulları, "Onu hep güler yüzüyle hatırlatayacağız. Kendisini saygıyla, minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı Hatimoğlu, 11 Temmuz'un "PKK'nin silah yakma töreninin yıl dönümü olduğunu" belirterek, bugünkü açıklamalarını bu gündem çerçevesinde yapacağını söyledi 11 Temmuz 2025'te Süleymaniye'de gerçekleştirilen silah yakma töreninin "tarihi bir dönüm noktası" olduğunu ifade eden Hatimoğulları, "O gün Süleymaniye'de Barış Anneleri'yle, kadınlarla, gençlerle, farklı ülkelerden siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve dünyanın birçok ülkesinden gelen basın mensuplarıyla birlikte bu tarihi ana tanıklık ettik. Oradan büyük bir umut ve büyük bir inançla döndük. Ateş yakıldı ve silahlar ateşe atıldı. O ateş ölümü, çatışmayı ve şiddeti tarihe havale eden, yaşamı kutsayan, barışı çağıran bir ateşti. O gün gördüğümüz şey açık ve netti, silahlı bir dönem yerini demokratik siyaset dönemine bırakıyordu" diye konuştu Silah yakma töreninin yalnızca sembolik bir adım olmadığını dile getiren Hatimoğulları, "O gün yanan yalnızca silahlar değildi. Yıllardır barışı ve onurlu çözümü engellemek için öne sürülen mazeretler de yandı. Kürt sorunu artık bir güvenlik duvarına hapsedilemez. Silahlar yanıyorsa hukuk ertelenemez, demokratik siyaset kriminalize edilemez. Bundan sonra hiçbir anne evladını kaybetmesin, hiçbir genç çatışmayla, ölümle, cezaeviyle ya da sürgünle karşı karşıya kalmasın. Hiçbir çocuk kendi adını, dilini ve kimliğini saklamak ya da unutmak zorunda bırakılmasın" değerlendirmesini yaptı Hatimoğulları, PKK'nin attığı adımların ardından devlet ve siyaset kurumunun da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek, "Sayın Abdullah Öcalan'ın çağrısı bir kapı açtı. Silahı yakan PKK'lılar bir yıldır bu kapıdan girmeyi bekliyorlar. Şimdi görev Meclis'te, iktidarda, siyaset kurumlarında ve devlettedir. Hepimizin görevi, zemini hukuk, çatısı demokrasi olan ortak bir yaşamı kurmaktır" dedi PKK'nın silahları yakmasının ardından geçen bir yıllık süreci değerlendiren Hatimoğulları, barış sürecinin hukuki ve demokratik düzenlemelerle desteklenmediğini savundu. Hatimoğulları, şunları kaydetti: "Dünyada çatışma ve çözüm deneyimleri içinde eşine az rastlanan bir adım atıldı. Bu büyük bir iyi niyet göstergesiydi. Silahlar geri dönüşsüz biçimde yakıldı. Fakat bu bir yıl yeterince değerlendirilmedi. Bugün çok daha iyi bir noktada olunabilirdi. Hukuki çerçeve hazırlanmış, İmralı'da özgür çalışma koşulları oluşturulmuş, kayyum pratiği bitirilmiş, cezaevlerine dair cesur adımlar atılmış, siyasi tutsaklar serbest bırakılmış olabilirdi. Bunlar olsaydı bu bir yılı çok daha başarılı, umut verici ve olumlu bir biçimde geçirmiş olacaktık. Bunların hiçbiri lütuf değildir. Barışa inanılıyorsa adım atılır, çözüme inanılıyorsa hukuk kurulur, demokratik siyasete inanılıyorsa seçilmişlerin iradesi tanınır." Orta Doğu'da yaşanan gelişmelere de değinen Hatimoğulları, Türkiye'nin iç barışını güçlendirmesinin bölgesel gelişmeler karşısında stratejik önem taşıdığını vurguladı. Hatimoğulları, "Türkiye'nin kendi iç barışını oluşturması ve bunu devlet politikası haline getirmesi bugün her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Bu süreç dar manada bir siyasi partinin çıkarlarına kurban edilemez. Bu sürecin muhalefetin dövüldüğü bir atmosferde güçlendirilmesi ve toplumsallaşması ile ilgili ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bu süreçte Kürt halkının ve dostlarının barış ve demokrasi mücadelesini zayıflatma aracına dönüştürme taktiğiyle ilerlenemez. Kürt sorunu terör ve güvenlik parantezinde tutulamaz. Güçlü bir iç barış, Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünü açacaktır" dedi Sürecin başlangıcından bu yana "Kürt tarafının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini" savunan Hatimoğulları, devletin aynı doğrultuda adım atmadığını ileri sürdü. Hatimoğulları, "Sayın Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'taki çağrısına Kürt tarafı gerekli karşılığı verdi ve yükümlülüklerini yerine getirmeye çalıştı. Ama özel yasa hala çıkmadı. İmralı'daki koşullar sürecin ruhuna ters ilerliyor. Kayyumlar yerinde duruyor. Siyasi tutukluluklar devam ediyor. AİHM kararları uygulanmıyor. Osman Kavala, Can Atalay, Gezi tutukluları, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve Kobani davası tutukluları hala cezaevinde. Seçilmiş belediye başkanları ya cezaevinde ya da yerlerine kayyum atanmış durumda. Yargı kılıcı muhalefetin üstünde sallanıyor. Oysa bu dönemde kılıçlar kınına girmeliydi ve saban olmalıydı" ifadelerini kullandı Hatimoğulları, Abdullah Öcalan'ın süreci yürütebileceği koşulların oluşturulması gerektiğini kaydederek, "Sayın Öcalan'ın çalışma, görüşme, iletişim kurma ve süreci yönetebileceği özgür çalışma koşullarının oluşması şarttır. Baş müzakereci özgürce konuşamıyorsa iktidar ve devlet bu süreci nasıl ilerletmeyi düşünebilir?" diye sordu Temmuz ayında çıkarılması beklenen yasal düzenlemeye ilişkin de çağrıda bulunan Hatimoğulları, "Bu ay çıkması beklenen çerçeve yasa daha fazla geciktirilmemeli ve müzakere edildiği şekilde çıkmalıdır. Kategorik ayrımlar ya da pişmanlık dayatmalarıyla değil, kapsayıcı, barış ve çözüm odaklı bir yasa hazırlanmalıdır. Bütün Türkiye şunu bilmeli: PKK'nin attığı bütün adımları, Sayın Abdullah Öcalan bu zemini sağlamıştır. Geçen sene bugün silahlar yakıldıysa, bunu Sayın Abdullah Öcalan'ın onurlu barış perspektifi sağlamıştır" şeklinde konuştu Hatimoğulları, konuşmasının sonunda Türkiye'nin tarihi bir fırsatla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Bugün silahların sustuğu ve artık konuşmayacağının ilan edildiği bir dönemde Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi Türkiye toplumunun tamamını rahatlatacaktır. Bu süreç yalnızca Kürt halkının değil, demokrasiden, barıştan ve insan haklarından yana olan herkesin sahip çıkması gereken bir süreçtir. Buradan bir çağrımız da iktidara ve devlete, temmuz ayını en doğru şekilde değerlendirelim. Beklenen kök yasa, çerçeve yasanın bir an önce beklentiye olumlu yanıt verecek şekilde çıkmasını sağlayalım. Bu engelleri ortadan kaldıralım ve yolumuzda daha iyi bir şekilde ilerleyelim." dedi. (ANKA) Çerezler, bir web sitesinden gönderilen ve kullanıcının web tarayıcısı tarafından kullanıcının bilgisayarında, kullanıcı gezinirken saklanan küçük veri parçalarıdır. Tarayıcınız her mesajı çerez adı verilen küçük bir dosyada saklar. Sunucudan başka bir sayfa talep ettiğinizde, tarayıcınız çerezi sunucuya geri gönderir. Çerezler, web sitelerinin bilgileri hatırlaması veya kullanıcının tarama etkinliğini kaydetmesi için güvenilir bir mekanizma olacak şekilde tasarlanmıştır Bu tanımlama bilgileri, web sitesinin çalışması için gereklidir ve sistemlerimizde kapatılamaz. Bunlar genellikle yalnızca sizin işlemlerinizi gerçekleştirmek için ayarlanmıştır. Bu işlemler, gizlilik tercihlerinizi belirlemek, oturum açmak veya form doldurmak gibi hizmet taleplerinizi içerir. Tarayıcınızı, bu tanımlama bilgilerini engelleyecek veya bunlar hakkında sizi uyaracak şekilde ayarlayabilirsiniz ancak bu durumda sitenin bazı bölümleri çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizin performansını ölçebilmemiz ve iyileştirebilmemiz için sitenin ziyaret edilme sayısını ve trafik kaynaklarını sayabilmemizi sağlar. Hangi sayfaların en fazla ve en az ziyaret edildiğini ve ziyaretçilerin sitede nasıl gezindiklerini öğrenmemize yardımcı olurlar. Bu tanımlama bilgilerinin topladığı tüm bilgiler derlenir ve bu nedenle anonimdir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz sitemizi ne zaman ziyaret ettiğinizi bilemeyiz Bu tanımlama bilgileri, videolar ile canlı sohbet gibi gelişmiş işlevler ve kişiselleştirme olanağı sunabilmemizi sağlar. Bunlar, bizim tarafımızdan veya sayfalarımızda hizmetlerinden faydalandığımız üçüncü taraf sağlayıcılarca ayarlanabilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu işlevlerden tümü veya bazıları doğru şekilde çalışmayabilir Bu tanımlama bilgileri, sitemizde reklam ortaklarımız tarafından ayarlanır. Bunlar, ilgili şirketler tarafından ilgi alanları profilinizi oluşturmak ve diğer sitelerde alakalı reklamlar göstermek için kullanılabilir. Benzersiz olarak tarayıcınızı ve cihazınızı belirleyerek çalışırlar. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz farklı sitelerde size özel reklam deneyimi sunamayız Not: Reklamlar çerez politikasından bağımsız olarak gösterilir Bu tanımlama bilgileri, içeriğimizi arkadaşlarınız ve ağınızla paylaşabilmenizi sağlamak için sitemize eklenen çeşitli sosyal medya hizmetleri tarafından ayarlanır. Diğer siteleri kullanırken de tarayıcınızı izleyip ilgi alanı profilinizi oluşturabilirler. Bu durum, ziyaret ettiğiniz diğer sitelerde gördüğünüz içerikleri ve mesajları etkileyebilir. Bu tanımlama bilgilerine izin vermezseniz bu paylaşım araçlarını kullanamayabilir veya göremeyebilirsiniz
Diğer Haberler

BIG İcra Direktörü medyanın sömürgecilikten kurtulma üzerindeki etkisini vurguladı

BIG ve Burkina Faso Dışişleri Bakanlığı Enstitüsü arasında mutabakat anlaşması imzalandı (FOTOĞRAF)
