Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Feyzi Ersoy: Ortak dil ve yazı mirası Türk dünyasını birbirine bağlayan ana köprüdür

AZERTAC, Türk halklarının folkloruna, geleneklerine ve kültürel mirasına adanmış röportaj serisine devam ediyor Türk dünyası sadece ortak bir tarihi geçmiş değil, aynı zamanda tek bir kültürel mekândır. Bu alanda dil, gelenekler, destansı miras ve değer simgeleri, devlet sınırlarına ve coğrafi mes

0 görüntülemeazertag.az
Feyzi Ersoy: Ortak dil ve yazı mirası Türk dünyasını birbirine bağlayan ana köprüdür
Paylaş:

AZERTAC, Türk halklarının folkloruna, geleneklerine ve kültürel mirasına adanmış röportaj serisine devam ediyor Türk dünyası sadece ortak bir tarihi geçmiş değil, aynı zamanda tek bir kültürel mekândır. Bu alanda dil, gelenekler, destansı miras ve değer simgeleri, devlet sınırlarına ve coğrafi mesafelere rağmen halkları birleştirmeye devam ediyor. Küreselleşme koşullarında tarihsel hafızanın, kültürel kodun ve geleneklerin sürekliliği konuları özel bir önem taşımaktadır. Dil ve destan, yalnızca iletişim aracı veya edebi anıt değil, aynı zamanda toplumun kimliğinin ve ahlaki istikrarının da temelini oluşturur AZERTAC, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Fen Bilimleri Doktoru Profesör Feyzi Ersoy ile sohbetine devam ediyor Feyzi Ersoy Oğuz grubuyla yapılan söyleşide Türk dillerinin temel özellikleri, eski Türk yazısının düzeni ve gelişimi ayrıntılı olarak ele alınırken, Türk dünyasının birliğini güçlendirmeye yönelik ortak bilimsel ve kültürel projelerin önemi vurgulandı Oğuz grubu içindeki ortaklığı belirleyen temel dil özellikleri nelerdir? Oğuz grubunun yazı dilleri, Türk dillerinin ayrı bir dalını oluşturur; fonetik, morfolojik ve sözcüksel özellikleri bakımından Kıpçak ve Karluk gruplarından farklılık gösterir. Bu özellikler Türkologların önerdiği bilimsel sınıflandırmaların temelini oluşturur Oğuz grubunun temel özelliklerinden biri de kelime başlarındaki ünsüzlerin değişmesidir: Eski Türkçe kelimelerde k sesi g'ye, t sesi d'ye dönüşür. Mesela Oğuz dillerinde koz ve kel kelimeleri göz ve jel şeklini alırken, türt ve teniz ise dört ve deniz şeklini almıştır Ayrıca Oğuz grubu içerisinde bazı ek ve kelimelerin kullanımında da benzerlikler bulunmaktadır. Bu gramer özelliklerinin çoğu Kaşgarlı Mahmud'un zamanından beri bilinmektedir ve onun eserlerinde ayrıntılı olarak anlatılmıştır Türklerin genel tarihinde ilk kabul edilen alfabeler hangileridir? “İlk” derken hangi kriterlere dikkat edilmelidir? Türklerin bilinen en eski yazılı eserleri Göytürk (Eski Türk) alfabesiyle yazılmış Orhun yazıtlarıdır. Daha sonraki dönemlerde Uygur Türkleri Uygur alfabesini kullanmış, Karahanlılar döneminden itibaren ise Arap alfabesi yaygınlaşmıştır "İlk alfabe" kavramı, keşfedilen en eski yazılı kaynaklara dayanılarak tanımlanmaktadır. Orhon yazıları bilinen en eski örnekler olduğundan grafik sistemleri ilk Türk alfabesi olarak kabul edilir. Ancak bu tanım şarta bağlıdır: Daha eski metinlerin keşfedilmesi durumunda bu durum revize edilebilir "Sonsuz taşlar" (Bengü taş) içinde kullanılan Goytürk alfabesi, İskandinav rünlerine dışsal benzerliği nedeniyle Batı biliminde "runik" alfabe olarak bilinmektedir. Türk geleneğinde bu yazıya "Goytürk yazısı" adı verilmektedir Alfabe 38 işaretten oluşur: 31 ünsüz, 4 sesli harf ve 3 bileşik (iki harfli) grafik. Yazıt sağdan sola doğru yazılırken, taş steller üzerindeki yazılar yukarıdan aşağıya doğru okunmaktadır. Kelimeler ve bazen ifadeler iki nokta üst üste ile ayrılır Bu alfabenin kökeni hakkında farklı görüşler vardır. Bazı araştırmacılar bunu yabancı etkilerle ilişkilendirse de bazıları bu yazı sisteminin Türkler tarafından oluşturulduğunu düşünüyor. Her halükarda onun oluşumunda ve gelişmesinde Türklerin rolü yadsınamaz Türk kökenini destekleyen argümanlardan biri de bazı işaretlerin şekilleri ile ifade ettikleri sesler arasındaki ilişkidir. Örneğin, ok şeklindeki işaret ok/uk, ev şeklindeki işaret eb, yay şeklindeki işaret ya ve kase şeklindeki işaret nt'dir Göytürk yazısı, Göytürk döneminde Avrupa'dan Çin'e kadar geniş bir alanda, özellikle taş yazıtlarda kullanılmıştır Bu döneme ait hiçbir kağıt örneği günümüze ulaşamamış olsa da Türklerin bu yazıyı günlük yaşamda ve diplomatik yazışmalarda kullanmış olmaları muhtemeldir Ortak sözlük, ortak metin bankası, ortak edebiyat antolojisi gibi projeler öncelikli mi olmalı? Neden? Türk dünyasında son yıllarda bu yönde önemli girişimler hayata geçiriliyor. 1991 yılından sonra Türkiye'de Türk Dil Kurumu, Kültür Bakanlığı ve diğer kurumlar tarafından sözlükler, gramerler ve edebiyat antolojileri yayımlandı Bu tür projeler Türk halklarının yakınlaşmasına katkıda bulunmakta ve ortak dil ve kültür unsurlarının daha net tanımlanmasına olanak sağlamaktadır Ancak bu bilimsel çalışmaların sonuçlarının sadece uzmanlara değil, daha geniş kitlelere ulaşması önemli. Bu süreç okul eğitim sisteminden başlamalı Medya ve dijital platformlar Türk dünyası ortaklığından daha iyi anlamaya yönelik içerikler oluşturarak bu yönde önemli bir rol oynayabilir 2026 © AZERTAC. Telif hakkı saklıdır. Bilgilerin kullanımına hiper bağlantıyla atıfta bulunulmalıdır

Kaynak: azertag.az

Diğer Haberler

Feyzi Ərsoy: Ortaq dil və yazılı irs Türk dünyasını birləşdirən əsas körpüdür | Tenqri