Milletvekilleri hangi programları izliyor? - ilginç itiraflar
Televizyon karşısında geçirdiğimiz dakikalar aslında toplum olarak ilgi alanlarımızın, zevklerimizin ve entelektüel taleplerimizin bir yansımasıdır. Son dönemde yerel yayın alanında gerçekleştirilen reformlar, bazı skandal ve sosyal projelerin kapatılması teleuzayın işlevine ilişkin tartışmaları yen

Televizyon karşısında geçirdiğimiz dakikalar aslında toplum olarak ilgi alanlarımızın, zevklerimizin ve entelektüel taleplerimizin bir yansımasıdır. Son dönemde yerel yayın alanında gerçekleştirilen reformlar, bazı skandal ve sosyal projelerin kapatılması teleuzayın işlevine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Acaba toplumun sorunlarını tartışan, kanun öneren milletvekillerimiz kumandayı ellerine aldıklarında hangi programları seçiyorlar? Yayında toplumun gerçek resmini görebilecekler mi? Modern.az olarak milletvekilleri arasında anket yaparak hangi programları izlediklerini ve yerel televizyonun mevcut durumunu nasıl değerlendirdiklerini sorduk. Milletvekillerinin eğlenceli ve gösterişli içeriklerden uzak durmaya çalıştıkları, daha çok haber, analiz ve entelektüel projeleri tercih ettikleri ortaya çıktı Örneğin milletvekili Razi Nurullayev, televizyona ayırdığı zamanın oldukça kısıtlı olduğunu ve skandal programları hiç izlemediğini söylüyor. Tercihi çoğunlukla kırsal yaşam, bölgelerin günlük bakımları, tarım ve doğa ile ilgili programlar oluyor. R. Nurullayev, bu tür projelerin ülkenin gerçek potansiyelini gösterdiğine, ekranlarda yapay gösteriler değil, köylünün emeğini yansıtan samimi içeriklerin sayısının arttırılması gerektiğine inanıyor. Meslektaşı Nagif Hamzayev ise televizyonda neredeyse sadece haber ve siyasi programları izlediğini vurguluyor: "Sanatsal içerik olarak aile bireylerimle birlikte ITV'de yayınlanan 'Ben, Lala ve Sherlock Holmes' dizisini izliyorum. Umarım çocuklarımız için daha çok yeni film ve programlar hazırlanır." Aydınlanma konusuna da değinen Fazıl Mustafa, bilimsel bilginin ve entelektüel programların desteklenmesini tercih ettiğini de belirtiyor. Ona göre ITV'nin "Sabaha'yı Beklemeyelim", "Öten Günler" ve Musallim Hasanov'un hazırladığı projeler bu anlamda oldukça başarılı. Mizah türünde yetenekli oyuncu kadrosu nedeniyle "Komedikhana"yı beğenen milletvekili aynı zamanda AzTV, Kültür TV ve spor programlarını da izliyor. F. Mustafa, sosyal programların kapatılması taraftarı olmadığını, sırf reyting uğruna standardı aşan içeriklerin eğitici yönde değiştirilmesi gerektiğini düşünüyor Televizyonların genel gelişimini olumlu değerlendiren Aydın Hüseynov, ekranların giderek geliştiğini ve toplumu ilgilendiren süreçleri daha iyi analiz ettiğini söylüyor. Kişisel tercihi ise diğer meslektaşları gibi yoğun bilgi yükü ve analitik analiz içeren programları dinlemekte ve gelecekte bu tür geniş kapsamlı programların sayısını artırmak istemektedir Televizyonu milletvekili olarak değil vatandaş olarak izlediğini söyleyen Aydın Mirzazade, ağırlıklı olarak haber, kültür ve tarih projelerini izliyor. Tamamen farklı ve modern bir program politikası öneriyor: "Televizyonun başında olsaydım, programların süresini 20 dakikayla sınırlardım, arada da yeni müzisyenlerin çalışmalarını bedava sunardım. Suçlu ve karamsar haberleri tamamen yayından kaldırırdım. Bunun yerine bölgelere, üniversitelere, anne-çocuk sağlığına, psikolojiye dair kısa, 5 dakikalık faydalı programlar yayınlardım. Bu devlet tarafından desteklenir ve büyük şirketlerin reklam ilgisini çekerdi." Bu noktada televizyonların formatında ciddi bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu düşünen Arzukhan Alizadeh, milli ve manevi değerlere saldıran, gençlerin damak zevkini bozan bazı eğlence programlarının kapatılmasını olumlu bir adım olarak değerlendiriyor. Daha ciddi haber programlarını izlediğini söyleyen A. Alizadeh, yerli çocuk filmi ve dizilerinin azlığından yakınıyor. Yurt dışından gelen saldırgan içeriklerin okullarda zorbalığı artırdığını, bu nedenle çocuklara şefkat aşılayan, tarihi kahramanlarımızı tanıyan yeni yerel ekran çalışmalarının yapılması gerektiğini vurguluyor Son olarak modern iletişim çağında alternatiflerin çokluğuna dikkat çeken Zahid Oruj, televizyonların yayın politikasında mutlaka değişen devlet ve ulusal gündemimizi yansıtması gerektiğini belirtiyor: "Karabağ'ın zaferini ve kendi topraklarına dönen insanların hikayelerini günümüzün yapay zeka teknolojilerini kullanarak kolaylıkla ekrana getirmek oldukça uygun ve mümkün. Bunun için büyük miktarda paralara gerek yok vb. Ayrıca çocukları sosyal ağ bağımlılığından, teknolojik, uzay Azerbaycan'ından ve hedeflerinden korumak için kaliteli çizgi filmlerin oluşturulması oldukça uygun ve mümkün. barış gündemi yayında Z. Oruj, Seyrek nüfuslu ücra köylerdeki yaşamı ilgi çekici bir şekilde gösteren programların geniş bir izleyici kitlesi çekeceğini söyleyerek, Görsel-İşitsel Konseyin araştırmalarına atıfta bulunarak, gençlerin ve çocukların yayındaki içeriklerinin yalnızca yüzde 1-5 arasında olduğunu hatırlattı. Toplumun ahlaki gelişimi için bu içeriğin arttırılması gerektiğine dikkat çekti


