Cevdet Yılmaz: Türkiye ve Azerbaycan'ın Ermenistan ile sınırlarının açılması barışın somut sonuçlarından biri olacaktır - RÖPORTAJ
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın APA'ya röportajı Türk Devletleri Teşkilatı'na üye ülke başbakanlarının Bakü toplantısının gündeminde hangi konular var? Azerbaycan Başbakanı sevgili kardeşim Ali Asadov'un ev sahipliği yapacağı toplantıda, bölgesel ve küresel zorluklar karşısında Türk devl

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın APA'ya röportajı Türk Devletleri Teşkilatı'na üye ülke başbakanlarının Bakü toplantısının gündeminde hangi konular var? Azerbaycan Başbakanı sevgili kardeşim Ali Asadov'un ev sahipliği yapacağı toplantıda, bölgesel ve küresel zorluklar karşısında Türk devletleri arasındaki çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesi ele alınacak. Bu kapsamda, ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra ulaştırma altyapısının iyileştirilmesi, özellikle Trans-Hazar Orta Koridoru'nun dijital entegrasyonu ve bağlanabilirliğin artırılmasına yönelik somut adımlar temel öncelikli konular arasında yer alıyor. Ayrıca enerji güvenliğinin güçlendirilmesi, yeşil enerji alanında işbirliğinin genişletilmesi ve TDT Zirvesi'nde verilen görevlerin daha etkin bir şekilde uygulanmasına yönelik öneriler de değerlendirilecek. Toplantıda güncel konular görüşülecek ve ortak bildiri yayınlanacak TDT, istikrarı destekleyen güvenilir ve etkili bir işbirliği modeli olarak konumunu güçlendiriyor TDT günün zorluklarına ve ortaya çıkan riskleri önlemeye hazır mı? Yoğun istişare ve koordinasyon mekanizmaları sayesinde TDT, günümüzün çok yönlü risklerine karşı hem siyasi irade hem de kurumsal kapasite açısından daha hazırlıklı bir kurum haline geliyor. Zirveler ve bakanlar arası toplantılar hızlı ve etkili karar alma süreçlerini desteklemektedir. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da yapılan Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısı da bu ortak hareket iradesini somut olarak ortaya koydu. Liderlerimizin ortaya koyduğu güçlü vizyon ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesiyle TDT artık bir istişare platformunun ötesinde, bölgesel-küresel düzeyde somut sonuçlar üretebilen ve gündem belirleyebilen bir aktör haline geliyor. Bu çerçevede TDT, istikrarı destekleyen güvenilir ve etkili bir işbirliği modeli olarak konumunu güçlendiriyor. Özellikle bölgesel düzeyde kurum ve düzenlemelerin zayıfladığı bir ortamda, TDT gibi bölgesel kuruluşlar giderek daha fazla risk ve belirsizliklere maruz kalıyor Bu çatışma sadece Ortadoğu ile sınırlı olmayıp, Türk dünyası açısından da çok yönlü etkiler yaratmaktadır Türkiye'nin dört bir yanında çok sayıda "barut fıçısı" olduğu biliniyor. Bir yanda Rusya-Ukrayna savaşı, diğer yanda ABD-İsrail ve İran çatışması. Türkiye bu çatışmaları ortadan kaldırmak için Ukrayna, Rusya ve İran ile ne tür çalışmalar yapıyor? ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş Türk dünyası için ne gibi riskler yaratıyor? ABD-İsrail-İran çatışmasının uzaması yıkımı artırıyor, olumsuz etkileri de derinleşiyor. İnsani kayıpların yanı sıra ekonomik ve çevresel maliyetler de artıyor. Türkiye olarak bu risklerin bir an önce önlenmesi için ateşkesin sağlanması, istikrarın sağlanması ve kalıcı barışın tesisi için diplomasi ve müzakere odaklı yoğun temaslarımızı sürdürüyoruz. Bu doğrultuda tüm taraflarla temas halindeyiz Bu çatışma sadece Ortadoğu ile sınırlı olmayıp, Türk dünyası açısından da çok yönlü etkiler yaratmaktadır. Mevcut çatışmalar enerji güvenliğinden ticaret yollarına, güvenlikten göç akışlarına kadar çeşitli riskler taşıyor. Bölgesel istikrarsızlık terör örgütleri için de fırsatlar yaratabilir, nükleer riskler ve lojistik sorunlar ise küresel sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle temel önceliğimiz gerilimin tırmanmasını önlemek ve diplomasiye dönüşü sağlamaktır İran'da oluşabilecek istikrarsız ortam, PKK/PJAK gibi terör örgütlerine fırsat yaratarak yeni sınır güvenliği riskleri oluşturabilir Bu savaş "Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşmayı zorlaştırabilir mi? İran'da oluşabilecek istikrarsız ortam, PKK/PJAK gibi terör örgütleri için fırsatlar yaratabilecek ve yeni sınır güvenliği riskleri yaratabilecektir. Bölücülük ve bölünme senaryolarının yeniden gündeme getirilmesine karşıyız, bölgede kalıcı düşmanlık yaratacak, herkese zarar verecek süreçlere kesinlikle izin vermeyeceğiz. Türkiye, uzun vadeli, tutarlı ve kararlı stratejisiyle terörle mücadelede önemli başarılar elde etti. Bugün "Terörsüz Türkiye" hedefiyle milli birlik, kardeşlik ve ortak gelecek vizyonumuzu daha da güçlendiriyoruz. Emperyalist planlara karşı iç cephemizi güçlendiriyor, demokrasi ve kalkınma yolunda ilerliyoruz Azerbaycan-Türkiye İlişkilerin şu andaki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Şuşa Deklarasyonu ile ittifak düzeyine yükselen Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, "Tek millet, iki devlet" anlayışı çerçevesinde her alanda karşılıklı güven, samimiyet ve ortak vizyon temelinde gelişiyor. Liderlerimiz arasındaki yakın ilişki bu süreci güçlendiriyor. Dostumuz ve kardeşimiz Azerbaycan'la ilişkilerimizi siyasi, ekonomik, askeri ve kültürel alanların yanı sıra enerji, ulaştırma ve savunma projelerindeki işbirlikleriyle destekliyoruz. Uluslararası platformlarda gösterilen dayanışma, bu ilişkileri daha sürdürülebilir ve stratejik bir düzeye taşıyor. Küresel ve bölgesel konularda birbirinin hak ve çıkarlarını kararlılıkla savunan Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, sadece kardeşlik ve dostluk temeline değil, aynı zamanda derin stratejik ortaklık ve sarsılmaz ittifaka da dayanmakta olup, bölgesel istikrar ve işbirliği açısından önemli bir model teşkil etmektedir Azerbaycan ziyaretiniz sırasında imzalanan 110 maddelik yeni Eylem Planı hangi alanlarda yenilik ve gelişmeye yol açacak? Türkiye-Azerbaycan Karma Ekonomik Komisyonu'nun 12. toplantısında imzalanan 110 maddelik Eylem Planı, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geleceğini belirleyen, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkileri somut hedefler ve ölçülebilir adımlarla yeni bir düzeye çıkaran geniş çaplı bir yol haritasıdır. Eylem Planı, iki ülkenin kurumları arasında eğitim, sağlık, tarım, ulaştırma ve altyapı gibi geniş bir yelpazedeki koordinasyonun güçlendirilmesini amaçlıyor. Bu bağlamda Eylem Planı, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin gelişiminin desteklenmesi, üçüncü ülkelerde yatırım ve hizmet ticareti alanında işbirliğinin sağlanması, Azerbaycan'ın Yeni Bilgisayarlı Transit Sistemine entegrasyonu için Ortak Çalışma Grubu kurulması, ortak sanayi eğitim merkezlerinin kurulması gibi somut adımları içeriyor. Söz konusu Eylem Planının temel amacı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in belirlediği 15 milyar dolarlık ticaret cirosu hedefine ulaşmaktır. Bu stratejik uyum, her iki ülkenin (Azerbaycan ve Türkiye) bölgesel üretim ve çekim merkezlerine dönüşmesini sağlayacaktır Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ticareti kolaylaştırmak için hangi adımlar planlanıyor? İki ülke arasındaki ticareti kolaylaştırmak amacıyla gümrük süreçleri ve lojistik alanındaki konular çeşitli platformlarda tartışılıyor. Kolaylaştırılmış Gümrük Hattı bu çabaların önemli bir örneğidir. Ayrıca Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun iletim kapasitesinin artırılması ve ticaretin çeşitli alanlarda çeşitlendirilmesi planlanıyor. Forumlar ve dijital platformlar aracılığıyla özellikle tarım-gıda, tekstil, inşaat malzemeleri ve makine gibi sektörlerde ticaretin yaygınlaştırılması hedefleniyor Zengezur Koridoru'nun faaliyete geçmesi, bölgesel ticaret ve yatırım akışlarının hızlanıp çeşitlenmesine ve ülkemizin bölge ülkeleriyle ticaret hacmi hedeflerine ulaşmasında güçlü etki yaratacaktır Türkiye-Azerbaycan-Orta Asya hattındaki Zengezur Koridorunun açılması ticaret ve lojistik açısından ne gibi faydalar sağlayacak? Zengezur Koridoru ile Nahçıvan ile Azerbaycan arasında doğrudan kara bağlantısı sağlanacak, böylece Türkiye ile Azerbaycan arasında kesintisiz ulaşım bağlantısı mümkün olacak. Bu çerçevede ülkemiz ile Türk cumhuriyetleri arasında doğrudan karayolu bağlantısı kurulacaktır. Tüm bunların arka planında Zengezur Koridorunun faaliyete geçmesi, bölgesel ticaret ve yatırım akışlarının hızlanması ve çeşitlenmesine, ülkemizin bölge ülkeleriyle ticaret hacmi hedeflerine ulaşmasında güçlü bir etki yaratacaktır. Öte yandan Zengezur Koridorunun açılması, Türk dünyasının dünya ile ticaretine olumlu etki yapmasının yanı sıra, öncelikle ülkemiz ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci de dahil olmak üzere Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin sağlıklı ilerlemesine, ticaretin birleştirici gücü sayesinde bölgesel ekonomik iş birliği ve entegrasyonun derinleşmesine olumlu etki yapacaktır. Bu, orta ve uzun vadede Güney Kafkasya bölgesinde ekonomik kalkınmayı ve istikrarın güçlendirilmesini teşvik edecektir İki ülke arasında yenilenebilir enerji kaynakları (yeşil enerji, rüzgar ve güneş enerjisi) alanında ortak projeler var mı? Türkiye ile Azerbaycan'ın yenilenebilir enerji alanında işbirliği somut projelerle daha ileri bir aşamaya girdi. Yeşil enerji koridorunun oluşturulması, elektrik ticaretinin geliştirilmesi, altyapının güçlendirilmesi gibi ara bağlantı proje ve girişimleri, enerji arz güvenliğini güçlendirecek stratejik adımlar olarak öne çıkıyor Bölgesel elektrik ticareti projeleri ve ortak çalışma grupları aracılığıyla teknik işbirliği, yatırım hazırlıkları ve bilgi alışverişi devam ediyor. Bu süreç, yalnızca iki ülkenin enerji dönüşümü hedeflerine hizmet etmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgesel enerji güvenliği ve ekonomik iş birliğini daha güçlü bir temele oturtuyor Türkiye ve Azerbaycan birlikte bölge için "ortak bir ekonomik model" oluşturabilir mi? "Tek millet, iki devlet" vizyonu bu aşamada doğal bir süreç olarak tam entegre bir "ortak ekonomik model" olma potansiyeline sahiptir. İki ülke, karşılıklı ticaret ortağı olmanın ötesine geçerek, üretim standartlarını ve gümrük süreçlerini uyumlu hale getirerek tek bir ekonomik alan olarak faaliyet gösterme ve ortak yatırım projeleriyle stratejik sektörleri finanse etme yönünde güçlü bir irade ortaya koyuyor. Türkiye'nin üretim kapasitesi, geniş pazar erişimi ve teknolojik altyapısı, Azerbaycan'ın enerji kaynakları ve stratejik yatırım fırsatlarıyla birleştiğinde, küresel şoklara dayanıklı, kendi kendine yetebilen, dış pazarlara birlikte ürün sunabilen bir ekonomik güç ortaya çıkacaktır. Bu model bölge ülkeleri için kapsamlı ve teşvik edici bir örnek olacak Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci karşılıklı güven temelinde adım adım ilerliyor Bu çerçevede Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine yönelik başka hangi adımların atılması planlanıyor? Türkiye-Ermenistan normalleşme süreci karşılıklı güven temelinde adım adım ilerlemektedir. Bu süreçte demiryolu, e-vize uygulaması, uçuşların arttırılması gibi somut adımlar atıldı. Ayrıca Ani Köprüsü'nün restorasyonu gibi projelerde de ilerleme kaydedildi, Azerbaycan-Ermenistan sürecindeki ilerleme de bu normalleşmeye olumlu katkı sağlıyor Ermenistan sınırının açılması ne zaman mümkün olacak? Hem Türkiye-Ermenistan hem de Azerbaycan-Ermenistan kara sınırlarının açılması, bölgedeki barış ve normalleşme süreçlerinin en somut sonuçlarından biri olacaktır. Bu doğrultuda teknik hazırlıklara devam edilmekte ve gerekli altyapı oluşturulmaktadır. Azerbaycan ile Ermenistan arasında da benzer uygulamaların yapıldığını görmek memnuniyet verici. Azerbaycan ile Ermenistan arasında son dönemde atılan somut adımlarla iki ülke arasındaki normalleşme sürecinin hızlandığını gözlemliyoruz. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkiler güçlendikçe ülkemizin Ermenistan ile normalleşme süreci daha hızlı ilerleyecektir Fotoğraf - İlkin Nabiyev ©️ APA GROUP
Diğer Haberler

Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı: Avrupa'da enerji tedariğinde ciddi sıkıntılar yaşanırken Sırbistan Azerbaycan'a güvendi
yaklaşık 2 saat önce
Azerbaycan Savunma Bakanı, BDT Savunma Bakanları Konseyi'nin olağan toplantısına katıldı (FOTOĞRAF)
yaklaşık 2 saat önce