Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

Beylikdüzü'nde bakımevinde şüpheli ölüm: Acılı anne isyan etti: "Çocuğumun yüzüne bastırmışlar!"

Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, altı tutuksuz sanık, Uğur Yıldırım'ın annesi Dilek Barut ve taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklardan biri celseye Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlanırken, bir sanığın duruşmaya katılmadığı kayıtlara geç

0 görüntülemeulusal.com.tr
Beylikdüzü'nde bakımevinde şüpheli ölüm: Acılı anne isyan etti: "Çocuğumun yüzüne bastırmışlar!"
Paylaş:

Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, altı tutuksuz sanık, Uğur Yıldırım'ın annesi Dilek Barut ve taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklardan biri celseye Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlanırken, bir sanığın duruşmaya katılmadığı kayıtlara geçti. Müşteki avukatları söz alarak sanıkların tutuklu yargılanmasını talep etti. Savunma makamı ise dosyada yer alan eksikliklerin giderilmesini istedi Önceki duruşmada sanıkların tutuklanması yönünde talepte bulunan cumhuriyet savcısı, bu celsede görüşünü değiştirdi. Savcı mütalaasında, sanıkların mevcut adli kontrol tedbirlerinin devam etmesi ve dosyadaki eksik hususların tamamlanması yönünde karar verilmesini isteyerek müşteki tarafın tutuklama taleplerinin reddedilmesini talep etti Kararını açıklayan mahkeme heyeti savcılığın görüşüne uydu. Müşteki avukatlarının tutuklama talebini reddeden heyet, sanıkların adli kontrol şartlarının ayrı ayrı devamına hükmederek eksik hususların giderilmesi için davayı erteledi Oturumda söz alan Uğur Yıldırım'ın annesi Dilek Barut, sanıkların yalan beyanda bulunduğunu belirterek tutuklanmalarını istedi. Oğlunun kriz geçirmediğini ifade eden anne Barut, "Kamera kayıtlarında her şey mevcuttur. Oğlumun krizde olduğu söylendi ama kamera kayıtlarında krizde olmadığı görülmektedir. Sanıkların tutuklanmalarını talep ediyorum. Yalan beyanda bulunuyorlar. Uğur, ne kadar ilaç verilirse onu içerdi, az verilirse az, çok verilirse çok içerdi. Çocuğumun yüzüne bastırmışlar, başında iki kişi vardı" ifadelerini kullandı Duruşmada olay gününü anlatan tutuksuz sanık Ç.K. ise kurum içinde ilaç dağıtımının son derece disiplinli yapıldığını ileri sürdü. Ç.K. savunmasında şu ifadeleri kullandı: "Kat görevlisi Y.E.E. ile hastayı odadan çıkardık. Ara ara Uğur'u kontrol etmek için odaya geliyorduk. Y.E.E., başka bir hastanın sevki için kurumdan ayrıldı. Geri geldiğinde yemek saati olduğu için Uğur'un odasına gittik. Uğur'un boncuk boncuk terlediğini gördük. Üzerinde 4-5 pantolon, 7-8 kazak ve birkaç mont vardı. Kurumun sağlıkçısına haber verdik. Kıyafetlerini çıkardık, S.T. isimli sağlıkçımız Uğur'a müdahalede bulundu. Bu aşamada sağlıkçımızın, Uğur'a ilaç verdiğini düşünmüyorum. İlaçların saati ve miktarı ciddi şekilde takip ediliyordu. Saati gelen ilaçlar S.T. tarafından hastalara verilirdi. Ne şekilde Uğur'a olması gerekenden fazla ilaç verildi anlamıyorum çünkü kurum bu konuda disiplinliydi. İlaçları kendi ile içmek dışında bizim içirmemize izi vermezdi Uğur. Bu yüzden biz ilacı onun eline verirdik. Uğur'un fazla ilaç almasının imkanı yoktur. Hastalar her gün birbirine zarar verirlerdi" Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, 22 Ekim 2024 tarihinde yaşanan ölümün teknik detaylarını ortaya koyuyor. İddianamede, kurum hemşiresi S.T.'nin, sakinleşmesi amacıyla Uğur Yıldırım'a üst sınırı 400 miligram olan ilaçtan tam 11 bin 958 miligram verdiği ve bu miktarın alınması gereken dozun yaklaşık 30 katı olduğu vurgulanıyor Savcılık, hemşire S.T. hakkında "olası kastla beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiyi olası kastla öldürme" suçundan müebbet hapis cezası istiyor. Dosyada yer alan diğer sanıklar A.L., Y.E.E. ve M.Ö. hakkında "beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiyi kasten yaralama" suçlamasıyla 2 yıl 6 aydan 3 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor Ayrıca sanık Ç.K. hakkında suçu bildirmeme ve kasten yaralama suçlarından toplam 4 yıl 6 aydan 7 yıl 6 aya kadar; sanıklar A.İ. ve B.G. için suçu bildirmeme suçundan 1'er yıla kadar; T.Ö. ve Y.E. için ise yine suçu bildirmeme suçundan 1'er yıl 6'şar aya kadar hapis cezası isteniyor Kaynak: İhlas Haber Ajansı

Diğer Haberler

Beylikdüzü'nde bakımevinde şüpheli ölüm: Acılı anne isyan etti: "Çocuğumun yüzüne bastırmışlar!" | Tenqri