Perdeleri açın, işte geliyor - 153 baharı
Millet, bugünün hangi gün olduğunu biliyor musunuz? 10 Mart 1873'te Hasan Bey Zardabi, Necef Bey Vazirov ve diğer aydınlar kollarını sıvadılar ve "Fısıldamak yeter, biraz daha kültür düşünelim, bir sahne yaratalım, sahneye çıkalım, yazarak anlayamadıklarımızı doğrudan aktaralım" dediler. O zamandan

Millet, bugünün hangi gün olduğunu biliyor musunuz? 10 Mart 1873'te Hasan Bey Zardabi, Necef Bey Vazirov ve diğer aydınlar kollarını sıvadılar ve "Fısıldamak yeter, biraz daha kültür düşünelim, bir sahne yaratalım, sahneye çıkalım, yazarak anlayamadıklarımızı doğrudan aktaralım" dediler. O zamandan beri bize anlatanlar, halkın kültürel geriliğinden endişe duyanlar, sözlerini bir kenara bırakıp büyülü bir dünyanın, bazen güldüren, bazen ağlatan, düşündüren bir tapınağın, Azerbaycan Tiyatrosu'nun temellerini attılar Tiyatro deyince bazılarının aklına sadece o kırmızı kadife koltuklar, bıyıklı, sakallı karakterler geliyor. Ama öyle değil. Tiyatro bizimdir. Mirza Fatali Ahundzade'nin "Lenkeran Han'ın Nazırı" ve "Hacı Kara" adlı oyunları ilk kez sahnelendiğinde belki de 150 yıl sonra bile bu "bakan-avukat" kavgasının hala gündemde olacağını bilmiyorlardı. Sanki o zamandan beri kaderimiz kodlanmış gibi "İnternet geldi, tiyatro öldü" diyorlar. Hey kardeşim, tiyatro öldü mü? Tiyatro, sahneye çıkıp rolü üstlenenlerin boş koltuklara hitap etmesiyle ölür. Tiyatro sahnesine hayat veren oyuncu, bizim için hazırladığı gösterileri kendileri alkışlayınca manevi olarak ölüyor. Tiyatronun alkışa, canlı alkışa ihtiyacı var. Dolu bir eve ihtiyacı var... Yanlış anlamayın, sinemada on kere "duble" yapıp en güzelini seçiyorlar ama tiyatro sahnesinde oyuncunun alnından o ter akıyor - bakın gerçek bu. Senaryo olsa da canlılık var, doğaçlama var, "montaj" yok, "Yine gel!" hayır... Oradaki "canlı" böcek bile monitörün arkasındaki en pahalı efektten daha tatlı Yazık ki son zamanlarda tiyatroya gittiğinizde her yer toz içindeymiş gibi oluyor, çünkü ondan uzaktasınız, o sahneyi, o koltukları, o kutuları terk etmişsiniz... O tozun kendine has bir kokusu var - yalnızlığın kokusu, unutulmuşluğun kokusu. Günümüzün gençliği elinde kamerayla "aksiyon" arıyor ama ben gidip o oyuncuların gözlerinin içine bakın derim. Hiçbir dizide, hatta hayatta bile olmayan o canlılık ve hareketlilik nedir? Bugün tiyatronun bayramı. Son masrafınız bile olsa gidin bir bilet alın, hatta arkadaşınıza yaptırın. Elinizdeki telefonları bir kenara bırakın... Sizi çarpık "dünya"ya sokan, kültürden uzaklaştıran, sizi dış dünyadan soyutlayan o telefon... Bir saatliğine bir kenara koyun. Açılsın o perde, o ışıklar sönsün... Kendimize, acımıza, kahkahalarımıza dışarıdan bakalım. Çünkü hayatın kendisi büyük bir gösteridir, sadece senaryomuz kağıda değil alnımıza yazılır Başkentimize ve ülkemize ihtişam katan tiyatro binaları, perdeniz hiç kapanmasın, ışıklarınız ancak gösteri başladığında sönsün, yönetmenin ve oyuncuların yarattığı ihtişamın sessizliği sizi sarsın! Çok saygıdeğer ve sevgili tiyatro tutkunları, sizlerden iyi performanslar, alkışlar bizden! Mutlu tatiller! İsrail büyükelçiliğimiz ölen Azerbaycanlılarla ilgili bilgi yayınladı Azerbaycan'da üç köyün adı değişebilir - Teklif hazırlandı "Karabağ" oyuncusu bu ülkenin milli takımına davet edildi Turan Tovuz'un evinde oynayacağı maçlarla ilgili karar çıktı Kedileri besledi ve 40.000 manat kazandı WC-2027'de Azerbaycan milli takımına liderlik edecek Azerbaycan'da üç köyün adı değişebilir - Teklif hazırlandı Konul Hamzayeva aranıyordu Hakan Fidan Aragçi'yi uyardı Dolar hızla yükseldi - Ne oluyor? Bakan Hankendi'de matematik dersi verdi - Video İtalya bu kadın hakemi konuşuyor: Taraftarlar bunu istiyor... - FOTOĞRAFLAR Bakü garanti verdi: Bu ülkede Azerbaycan'ın işlettiği liman yaptırımlardan kurtuldu İnsani yardım taşıyan kamyonlar sınırı geçti - FOTOĞRAF/VİDEO