Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

93 Harbi sonrası Erzurum’a Kırım ve Kafkasya muhacirleri: Göç, iskân ve kimlik mücadelesi (1878–1914) - Semih İpek - QHA - Kırım Haber Ajansı

Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında, Kafkasya ve Kırım’dan Anadolu’ya yönelen göç hareketlerinde Erzurum, coğrafi konumu nedeniyle Rusya’dan gelen muhacirlerin ilk adım attığı ve kucaklandığı kilit merkez olmuştur. Bu dönemde Rusya’nın genişleme politikasına paralel olarak yürüttüğü baskılar, b

0 görüntülemeqha.com.tr
93 Harbi sonrası Erzurum’a Kırım ve Kafkasya muhacirleri: Göç, iskân ve kimlik mücadelesi (1878–1914) - Semih İpek - QHA - Kırım Haber Ajansı
Paylaş:

Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonrasında, Kafkasya ve Kırım’dan Anadolu’ya yönelen göç hareketlerinde Erzurum, coğrafi konumu nedeniyle Rusya’dan gelen muhacirlerin ilk adım attığı ve kucaklandığı kilit merkez olmuştur. Bu dönemde Rusya’nın genişleme politikasına paralel olarak yürüttüğü baskılar, bölgenin Türk ve Müslüman nüfusunun demografik yapısını kökten değiştirmiştir. Kırım Tatar Göçleri ve Asimilasyon Politikaları Kırım sahasından yapılan göçler, Kafkasya’daki gibi anlık kitlelerden ziyade, süreklilik arz eden ve önceki göçlerin devamı niteliğindeki hareketlerdir. Muhacirleri vatanlarından koparan en büyük etken ise, Çarlık Rusyası’nın yürüttüğü sistemli Ruslaştırma ve Hristiyanlaştırma politikalarıdır Nitekim Çarlık hükûmeti, mekteplerde Tatar dili ile tahsil imkânını tamamen kaldırmış, Türkçe eğitimi yasaklayarak halkı ya Rus okullarına gitmeye ya da cahil kalmaya zorlamıştır. Kırım’daki bu asimilasyon faaliyetlerine karşı en büyük direniş ise İsmail Bey Gaspıralı tarafından sergilenmiştir Bununla birlikte, Müslümanlar arasındaki birleştirici gücü kırmak amacıyla camilere karşı mücadele edilmiş; Kırım’daki cami sayısı 1805’te 1556 iken, 1914’te 729’a kadar düşmüştür Ayrıca ekonomik ve sosyal baskılar sonucunda Müslüman nüfus hızla azalmıştır. 1897 sayımına göre Tavrida vilayetinde Rusların oranı yüzde 70’e çıkarken, Kırım Tatarlarının oranı yüzde 13’e inmiştir. 1902 yılında sadece Akmescit, Yalta ve Gözleve gibi bölgelerden 150 binden fazla Kırım Tatarı, bir daha dönmemek üzere Osmanlı topraklarına geçmek için pasaport talebinde bulunmuştur Kafkasya’dan Erzurum’a gelen Çerkes, Çeçen, Dağıstanlı (Lezgi) ve Gürcü muhacirler, özellikle 93 Harbi sırasında Osmanlı Devleti'nin yanında yer aldıkları için Rusya tarafından ağır şekilde cezalandırılmışlardır Savaş sonrasında Rus ordusu ve Hristiyan çeteler Müslüman köylerini yağmalamış, kadınlara tecavüz edilmiş ve erkekler Sibirya’nın buzlu bölgelerine sürülmüştür. Dağıstan’dan firar ederek Erzurum’a sığınan ve aralarında Şeyh Şamil’e mensup ailelerin de bulunduğu gruplar, jandarma eşliğinde iç bölgelere sevk edilmiştir Ayrıca Rusya, özellikle Müslümanların Rus ordusuna alınarak Osmanlı’ya karşı savaştırılacağı şayiasını yayarak halkı karamsarlığa ve göçe itmiştir Birleşik Krallık, Trabzon-Erzurum yolunun güvenliğini sağlamak için muhacirlerin bu güzergâha yerleştirilmesini savunurken; Rusya, sınırda bir "güvenlik duvarı" oluşmasını engellemek için muhacirlerin Erzurum yerine daha iç bölgelere (Diyarbakır, Erzincan) gönderilmesi için baskı yapmıştır. Erzurum’a ulaşan muhacirler ise, devlet tarafından belirlenen mevat (boş) arazilere veya Rusya’ya giden Ermenilerden boşalan mahlul yerlere yerleştirilmiştir Ayrıca Kuban’dan gelen Tatarlar ve Kabartay muhacirleri Erzurum, Van ve Hakkâri’ye sevk edilmiştir. Tercan’da 13, Pasinler’de ise 7 yeni muhacir köyü kurulmuş; bu köylere Hamidiye, Sultaniye, Feyziye gibi isimler verilmiştir Öte yandan Osmanlı Devleti, mali iflas eşiğinde olmasına rağmen muhacirlerin hayvanlarından gümrük vergisi almamış, muhtaç olanlara "kıyye" hesabı ile günlük ekmek yardımı yapmış ve işsiz muhacirlere belediye çavuşluğu gibi görevler vermiştir Sonuç olarak yılları arasındaki bu büyük göç hareketi, Erzurum’un sadece nüfusunu artırmakla kalmamış, aynı zamanda Kafkasya ve Kırım’dan gelen bu toplulukların bölgenin Müslüman kimliğini pekiştirmesini sağlamıştır. Kendi vatanlarında mülksüzleştirilen ve asimile edilmeye çalışılan Kırım Tatarları ve Kafkas halkları, Erzurum üzerinden Anadolu’ya sığınarak gelecekte kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin asli unsurları olmuşlardır

Kaynak: qha.com.tr

Diğer Haberler

93 Harbi sonrası Erzurum’a Kırım ve Kafkasya muhacirleri: Göç, iskân ve kimlik mücadelesi (1878–1914) - Semih İpek - QHA - Kırım Haber Ajansı | Tenqri