Tenqri
Ana Sayfa
Dünya

39 yıllık ömrü asra sığmayan bir besteci

Bazen bir şarkıyı defalarca dinleriz, sözlerini ezberleriz, melodisini mırıldanırız ama yazarının kim olduğunu hiç düşünmeyiz. Ancak o şarkı, insanın kalbinde yıllar boyu olgunlaşıp, hayatın sevinçlerinden, üzüntülerinden, hasretlerinden süzülüp bir notaya dönüşmüş olabilir Azerbaycan müziğinde bu

0 görüntülememodern.az
39 yıllık ömrü asra sığmayan bir besteci
Paylaş:

Bazen bir şarkıyı defalarca dinleriz, sözlerini ezberleriz, melodisini mırıldanırız ama yazarının kim olduğunu hiç düşünmeyiz. Ancak o şarkı, insanın kalbinde yıllar boyu olgunlaşıp, hayatın sevinçlerinden, üzüntülerinden, hasretlerinden süzülüp bir notaya dönüşmüş olabilir Azerbaycan müziğinde bu tür yazarlardan biri de Zohrab Abdullayev'dir Bestelediği "Olmaz-olmaz", "Vatanım Fuzuli", "Gül neden bana çiçek verdin", "Şamama", "Ay yüzlü bebeğim" gibi şarkılar nesilleri birbirine bağlayan müzikal bir köprü haline geldi. Şarkılar canlı, sesli, seviliyor. Ne yazık ki bu melodilerin yazarı hakkında çok az şey söyleniyor Ancak Zohrab Abdullayev, birçok sanatçının onlarca yıldır yaratamadığı değerli bir mirası 39 yıllık yaşamına sığdırmayı başardı Fuzuli'den başlayan yol 22 Mart 1933'te eski Karabağ'ın müzik beşiği Fuzuli ilçesinde doğan Zohrab Abdullayev, çocukluğundan beri sözlere ve müziğe meraklıydı Okul yıllarında hayatında iki büyük aşk oluştu; edebiyat ve müzik 1951 yılında liseden mezun olduktan sonra Azerbaycan Devlet Üniversitesi Gazetecilik Fakültesine girmesi tesadüf değildi. Kelimelerin gücüne inanıyordu. Ama kader öyle bir şey yaptı ki, daha sonra hayatı boyunca müziği kelimelerle birleştirecekti Üniversiteyi dereceyle bitirdikten sonra memleketi Fuzuli'ye dönerek Araz gazetesinde sorumlu sekreter olarak çalışmaya başladı. Gazetecilik onun düşünce biçimini şekillendirdi, insanları daha iyi tanımasına yardımcı oldu. Ama kalbinde başka bir dünya yaşıyordu O dünyanın adı müzikti Müzik nefesi babadan oğula geçti Zohrab Abdullayev'in müzik anlayışı tesadüfen ortaya çıkmadı Babası Agabala Abdullayev muğamı seven ve güzel çalan bir sanatçıydı. Evde sıklıkla çalınan muğamlar ve halk ezgileri, küçük Zohrab'ın hafızasında silinmez bir iz bıraktı Daha sonra bu anılarını şöyle yaşattı: Önce babasının söylediği muğamları dinledi, sonra o ezgilerin etkisiyle kendi kendine mırıldanıp yeni müzikler yarattı Bu nedenle Zohrab Abdullayev'in bestelerinde halk müziğinin ruhu açıkça hissedilmektedir. Onun melodileri ne yapay ne de taklittir. Sanki halktan doğan şarkılar bunlar Şöhret bir şarkıyla başladı Bu tarih Azerbaycan müziği açısından önemli yıllardan biriydi Gasim Gasimzade'nin yazdığı "Olmaz-olmaz" şarkısı ilk kez Fatma Mehraliyeva tarafından Ahmet Bakıhanov Halk Çalgı Topluluğu eşliğinde seslendirildi Şarkı ilk günden itibaren dinleyicinin kalbine ulaştı Melodisi basitti ama sadeliğinde büyük ustalık vardı Daha sonra Azerbaycan'ın onlarca tanınmış şarkıcısı bu şarkıyı seslendirdi. Ancak Halk Sanatçısı Gadir Rustamov'un performansı "Olmaz-olmaz"a yeni bir hayat verdi. Sanki bestecinin ruhu ve şarkıcının sesi bir araya gelerek zamana meydan okuyan bir sanat eseri yaratmış gibi Neredeyse yetmiş yıldır bu şarkı eskimiyor Çünkü gerçek sanatın yaşı yoktur Bir millet şarkılarıyla yaşar Zohrab Abdullayev hiçbir zaman moda müziğin peşinden koşmadı Halkın duygularını yazdı Vatan sevgisini yazdı "Vatanım Fuzuli" şarkısını dinlerken memleketin kokusu hissediliyor Halk şarkısı "Şamama" yaşıyor "Ay yüzlü bebeğim" bir annenin okşaması kadar saf duygular uyandırıyor "Bana neden çiçek verdin" klasik Azerbaycan aşk romanlarının zarafetini taşıyor Bu şarkılar yapay pathoslardan uzak Kalpten doğdukları için kalbe ulaşırlar Bestecinin aşık olmasını sağlayan sanatçılar Bir bestecinin büyüklüğü onun eserlerine gönderme yapan sanatçılar tarafından da gösterilmektedir Bu sanatçıların her biri Zohrab Abdullayev'in şarkılarında kendine özgü performans tonları yaratsa da eserlerin ruhunu değiştirmediler Çünkü bu ruh zaten yazar tarafından müziğe emilmişti Bir bestecinin kalbinde yaşayan bir şair Zohrab Abdullayev'in de şiir yazdığını çok az kişi biliyor "Neylasin" adlı şiiri, hayat felsefesini sade halk bilgeliğiyle ifade eden şiirsel örneklerden biridir Kader getirmezse insan ne yapsın, Ağaç meyve vermiyorsa bahçıvan ne yapsın? Acı çekmezsen, gülün güzelliğini görmezsen, Hicran seni yakarsa ilaç ona ne yapar? Zayıfsan hayat seni hep sürükler, namusunu korumazsan vicdan ne yapar Zohrab, hayat bir çiçektir, çabuk açılır, çabuk solar Bu ayetlerde kadere teslim olmak değil, hayatın acı gerçeklerini kabul etmek, vicdanına karşı sorumluluğu korumak düşüncesi vardır Şiirin son dörtlüğü yazarın kaderini haber veriyor gibiydi: "Hayat bir çiçektir, çabuk açar, çabuk solar..." Bunu kim biliyordu Kelimeleri yazan kişi çok çabuk kaybolacak 39 yıllık yaşamın sonsuzluğu 8 Ağustos 1972 Azerbaycan müziği yetenekli bestecilerinden birini kaybetti Zohrab Abdullayev 39 yaşında hayatını kaybetti Bu yaş bir insan ömrü için çok kısa Ama bazen sanat için yeterlidir Eğer zamanın hafızasında kalabilseydin Eğer senden sonra melodini söylerlerse Yeni nesiller senin şarkınla büyüyorsa Yani gerçekten hiç ölmedin Bugün Azerbaycan müziğinin tarihine bakıldığında Zohrab Abdullayev gibi sanatçıların adını daha çok anmak gerekiyor Çünkü halkın müzik hafızası sadece büyük sahnelere çıkan sanatçılarla değil, sessizce yaratıp melodilerini halka emanet eden bestecilerle de yaşıyor Zohrab Abdullayev bu sanatçılardan biriydi Hayatı kısa kesildi Ama şarkıları bitmedi Çünkü gerçek sanat zamanda değil, insanların hafızasında yaşar Azerbaycan Gazeteciler Birliği üyesi Elmin İdrisli

Kaynak: modern.az

Diğer Haberler

39 ilə sığan ömür, əsrə sığmayan bəstəkar | Tenqri